Yeni göreve başlayan Adana Valisi Mustafa Yavuz, dün Çukurova Kalkınma Ajansı’nda konuştu. Konuştu diyorum ama aslında yıllardır içimize attığımız ne varsa, bürokratların gözünün içine baka baka söyledi.
Ben mi? Takımı 90+3’te gol atmış bir taraftar gibi ayağa fırlayıp “GOOOOOL” diye bağıracak noktaya geldim.
Yıllardır bu şehirde duyduğumuz cümleler belliydi:
“Yazıyı yazdık.”
“Bir üst kata çıktı.”
“Ankara’dan onay bekliyoruz.”
“Bir imza kaldı.”
O imza da her nedense hiç gelmedi.
Vali Yavuz dedi ki:
“Ben makamında oturan bürokrat istemiyorum.”
Yetmedi…
“Eğer iş bakanlıklarda bitiyorsa, gidin o bakanlığın kapısında yatın. Şimdiden bunun iznini veriyorum.”
Bu cümle duyulunca bazı koltukların soğuduğunu, bazı bürokratların ilk kez sırtını sandalyeden ayırmayı düşündüğünü hissettim.
Bir de şu vardı ki… Efsaneydi:
“Bir kattan, diğer kattan onay bekliyorum diyen bürokrat istemiyorum.”
İşte tam burası…
Devlet dairesinde yankı yapan cümle.
Vali Yavuz resmen diyor ki:
“Eyyy DSİ Bölge Müdürü! Makamında oturma. Ceyhan’ın Birken bölgesinde nehir yatağı kalmamış, dere similyum yatağına dönmüş. Fotoğraf çektirme, çözüm üret.”
“Eyyy Milli Eğitim Müdürü!
Tufanbeyli’nin en ücra köşesinde bir okul sorun yaşıyorsa, Google Maps’ten bakma, arabaya bin, git çöz.”
“Eyyy Çevre ve Şehircilik Müdürü!
Evsizler sokakta, TOKİ ortada… ‘Yetkim yok’ deme, çare üret.”
Yıllardır hep aynı cümleyi kuruyorduk:
“Bürokratlar sıcak koltuklarından kalkmıyor.”
Aman Allah’ım…
Demek ki kalkabiliyorlarmış.
Demek ki mesele koltuk değilmiş.
Şimdi biri çıkıp da bana bunun bir rüya olduğunu söylemesin.
Çünkü inanmak istiyorum.
Çünkü bu şehir uzun zamandır ilk kez “devlet böyle olur” hissini yaşadı.
Ve evet…
SONUNDA HİSLERİMİZE TERCUMAN OLAN BİR VALİ GELDİ…