Sanat’ın siyasetle buluşmasından sakıncası olmadığını düşünenlerdenim bunu belirtmeliyim. Siyaseti de bir sanat gibi gördüğümüzü varsayalım ve doğrululuğuna da inanalım. Şunu unutmamamız gerekir ki siyaset sanatsa bile sadece politika sanatıdır. Bunun içindir ki ikisini birbirlerinden ayırt etmek kaçınılmazdır. Şimdi bu söylediğime muhalefet yapanlardan olabilir tabi ki konuşulup tartışılabilir.
Siyasetin de sanatta olduğu gibi yaratıcı olabilirsiniz ancak eleştiri oklarını da üzerinizde yoğunlaştığını görebilirsiniz. Bu açıdan ince çizgiye dikkat edilmesi gerekir. Söylediklerim asla bir siyasetçiyi hedef almak ya da sübliminal mesaj vermek değil ve biliyorum ki kentimizde gerekliliği kadar yada çok az eksiğiyle sanata sanatçıya kıymet veren siyasilerimiz var onların adlarını vermeyeceğim. Çünkü kendilerini biliyorlar. Hatta siz okurlar bile biliyorsunuz. Buradan sanata sanatçıya destek veren siyasilere selam olsun. Veremeyen bazen de ihmal eden siyasilerinde canları sağ olsun. Onların da sanata sanatçıya değer verdiklerinden eminim Belki yoğun programlarından dolayı sanatı sanatçıyı unutmuş olabilirler. Ancak şunu belirtmeliyim ki kıymetli siyasetçilerimizi programlarımıza sanatı da dahil etmeliyiz. Yaptığımız yapacağınız siyasi çalışmalarınıza renk katacaktır. Yön vereceğimiz şüphesiz ben önümüzde yaklaşan yerel seçimlerde siyasilerimize seçim programları sanatta sanatçıyla yapacakları politikalarla ilgili gerekir se danışmanlarla iş birliği yaparak programlarına dahil etmeleri naçizane önerimdir. Sevgiyle barışla ve sanatla kalın kısa bir not düşerek son sözlerimde de kentimizde yeni gelen sayın valimiz “Yavuz Selim Köşker” Beyefendi ye hoş geldiniz diyor kendisine ve Adana mıza hayırlı olsun diyor dileklerimi sunuyorum…