SİMULARKALAR VE MU KITASI

Fazlaca bilinmez , tanınmaz Simularkalar. Simularkalar , doğal biçimde beliren , çeşitli canlılara – eşyalara benzeyen oluşumlar. Ürgüp – Nevşehir yöresi çok zengin bu yönden.

Gömeç’te , Giresun ‘da , Ardahan’da ve de Yozgat’ta Atatürk’e benzer olanları var.

Ben sadece Ayvalık , Burhaniye arasındaki Gömeç’te olanın biliyorum. Gömeç’in doğusundaki yüksek dağın tepesinde Atatürk ‘ün başını her görüşümde duygulanırım.

Atatürk ‘ün Giresun , Kulak Köyü yolu vadisindeki simularkası bir kaya üzerinde . Ardahan’daki Doma ilçesi Yukarı Güneşli Köyünde, Karadağ sırtlarında. Görüntünün en net ve güzel olduğu zaman 15 Haziran – 15 Temmuz arası, güneşli havalarda 17:55 – 18:10 gibi.

Pasifikteki Mu Kıtasının ve uygarlığının pek bilindiğini sanmıyorum . Aslında, çok önemli bir yer. Çünkü burası, ilk insanın ortaya çıktığı yer. Kuzeyden güneye üçyüz mil , doğudan batıya beşbin mil uzanan, üç kara parçasından oluşan büyük bir kıta ve ileri bir uygarlık.

On dört bin yıl önce yani , MÖ 12. yy’da büyük depremler , volkan patlamaları sonucu sulara gömülüp yok olmuş bu kıta.Terk edip kaçanlar , Çin’e , Hindistan’a bazı Güney Asya ülkelerine hatta Meksika’ya bile göçmüşler.

Bazı tarihçiler, Atalarımız eski Türklerin Mu Kıtasında yaşadıklarını , burayı terk edip Meksika’ ya göçtüklerini söylüyor. Gerekçeleri de, Türklerle Meksikalılar’ın ve Maya uygarlıklarının dilleri dahil, pek çok benzer ve ortak yanları oluşu. Atatürk bu konuya ilgi duymuş ve bazı tarihçileri de, incelesinler diye görevlendirmiş. Sonucu ne bilmiyorum.

Söz Atatürk’e gelmişken onunla ilgili pek duyulmayan , bilinmeyen iki olayı aktarayım.

Kurtuluş Savaşının bitişinden kısa bir süre sonra, 30 Ekim 1922 günü, Atatürk Bursa’ya gelir. Şehir bir bayram havası içindedir, halk çoşkuludur. Bursalı Yahudi kızlar, Atatürk’e çiçekler sunar. Yahudi çocukları da İbranice ilahiler okur. Atatürk duygulanır, beğenir ve kutlar.

28 Kasım 1928 günü Atatürk’ün top arabasına konmuş naaşı, yüksek kaldırımın önünden geçerken, bir şakırtı sesi duyulur. Herkes şaşırır ne oluyor diye. Nedeni, orada bulunan Yahudi yurttaşlarımızın bir saygı ifadesi olarak, giysilerinin tüm düğmeleri koparmalarıymış. Ne denebilir ki.