SİLAH BIRAKMA GÖSTERİSİ VE TÜRK OCAKLARI

"Suriye PKK'sının silah bırakmadığı bir ortamda bütün tehditlerin ortadan kalkmasından ve "Terörsüz Türkiye" projesinin gerçekleşeceğinden bahsetmek yanlıştır. Eli kanlı teröristlerin sahneledikleri "silah bırakma" töreni, terör örgütü propagandasına dönüştürülmüştür. Ağır bedeller ödediklerinden, zulüm ve sömürünün son bulacağından DEM vuran teröristler, silahlarını "demokratik entegrasyon yasalarının çıkarılması temelinde" bıraktıklarını açıklamışlardır.

Adı sonradan "Terörsüz Türkiye" olarak konulan sürecin başlarında pazarlık olmadığı söylenmesine rağmen, Teröristbaşının açıklamasında da geçen "demokratik entegrasyon" ifadesinden, PKK ve uzantılarının önümüzdeki dönemden bir takım beklentileri olduğu anlaşılmaktadır.

On binlerce vatandaşımızın katillerinin adeta zafer kazanmışçasına bir eda ile ve törenle yaptıkları silahları bırakma gösterisi, şehitlerimizi, gazilerimizi ve Türk milletini derinden yaralamıştır.

Sürecin bundan sonraki aşamasında Türk milletinin ve aziz şehitlerimizin kabul etmeyeceği hiçbir adım atılmamalıdır.

Teröristlerin kendilerini barış ve demokrasi havarisi gibi göstermelerine müsaade edilmemeli, terör örgütü, Türk adaletine kayıtsız şartsız teslim olduğunu açıklamalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter milli devlet vasfına halel getirecek adımlara kesinlikle karşı olduğumuzu bir kez daha Büyük Türk milletine arz ve ilan ederiz."

Yukarıdaki yazı Türk Ocakları Genel Merkezi tarafından yayınlanmıştır. Bu tür yazılar Türk Milleti için ümit ve ışıktır. Lütfen devam.

Pkk'nın silah bırakma gösterisinin arkasından gelen açıklama: "AKP-MHP-DEM süreci beraber götüreceğiz." Bu bir rüya mı? Böyle bir cümle ancak rüyada duyulabilir ve hemen de telaşla uyanılır. İnanılmaz bir cümle. Bu cümleden sonra konuşacak, tartışacak bir durum kaldı mı? Aslında baştan beri sürecin bu gösterilere döneceğini elbette görüyor ve anlıyorduk ve onun için de mücadele ediyorduk. Bu aşamadan sonra görmemek ve anlamamak için ne olmak ve nasıl biri olmak gerekir bilmiyorum. Bu son gelişmeler ve açıklamalar üzerine bir teklifim var: Şehit ............ Okulu, Caddesi, Köprüsü gibi özel adların artık kaldırılması gerekir(!). Bu adları bir an önce kaldıralım(!) veya bir pkklı teröristin adı ile değiştirelim(!). Çünkü barış(!) sürecine ters bir hatırlatma olmaktadır. Türk, Arap, Kürt Devleti (!) için bu adların kalması doğru olur mu(!)?

Vah ülkem vah!

Peki, gelelim son söze:

Türk Tarihi bu tür süreçleri çok yaşamış ve hepsini de çözmüş bir tarih olarak önümüzde açık ve seçik olarak durmaktadır. Bu tarihe sahip Türk Milleti, bu tür durumlara karşı son kertede nasıl davranılacağını işte bu tarihten bilir ve alır. Dolayısıyla bugüne kadar birçok defa uyardığım "Türk Meselesi" çıkarmayın noktasına hızla gidiyoruz. Umarım olmaz.