SIKINTI ÇOK, ÜMİTSİZLİK YOK

Evet, gerçekten sıkıntı çok ve çok büyük. Ülkemiz adeta sıkıntı içerisine yuvarlanmış durumda. Biliyorum elbette, aslında bütün dünya, bütün insanlık çok ciddi bir sıkıntının içerisine itilmiş durumda. İtilmiş diyorum, çünkü vahşi kapitalizmin baş aktörleri böyle yapmak istiyorlar, onun için öyle oluyor. Biz insanlığı konuşalım ama önce kendi ülkemizi konuşacağız elbette. Bizim Ülkemiz, bizim insanımız daha fazla bir sıkıntı ile karşı karşıya. Dünya egemen güçlerinin bugün elde ettikleri gücün arka planında İstanbul ile birlikte Anadolu coğrafyasını Türklerden tamamen arındıramamanın sıkıntısını, kinini ve dolayısıyla intikamını görüyoruz. Boğazlar konusunu halledememiş, yani Türklerden alamamış bir batı gücü, elbette saldırısını artıracaktır. Mondros ve Sevr ile 20 asırlık bir konuyu hallettik diye bakan bugünün egemen güçleri, bu anlaşmaların Milli Mücadele ve sonunda Lozan ile çöpe atılmasını kendileri açısından ciddi bir mağlubiyet olarak görmektedirler. Milli Mücadele, onun lideri büyük ATATÜRK ve Lozan ile uğraşılmasının asıl ve temel nedeni budur. İçeriden ve dışarıdan yapılan saldırıların bitmeyeceğinin bilinmesi gerektiğini böyle anlamak ve görmek şarttır. Durum böyle olunca, yaşananları böyle değerlendirince kızmanın, ümitsizliğe kapılmanın, üzülmenin değil aksine akıllıca direnmenin gerekliliği daha iyi anlaşılmaktadır. Bu tespitler doğru değil ise, 100 yıllık Lozan ile neden uğraşılır? Gerçekler böyle değil ise, vefat etmiş bir insanla, yani büyük başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK ile neden bu kadar uğraşılır? Dünyada sürekli bu kadar uğraşılan vefat etmiş kaç lider var acaba? Peki, içeriden, dışarıdan bu kadar uğraşıldığı halde dimdik ayakta kalmış kaç lider var acaba? Lenin'in bile heykelleri yerlerde sürüklendiği bu dünyada onun çağdaşı olan büyük ATATÜRK hâlâ Anıtkabir'den düşmana korku, dosta ümit salmaktadır. Geçen hafta 19 Mayıs'ta(2025) Anıtkabir'de idim. Türk Milleti'nin akın akın gelişini görmek bu anlattıklarımın somut göstergesi olması açısından son derece önemlidir. Lozan ile Mondros ve Sevr'i karşılaştırıp sonucunu görmeyenlere, görmek istemeyenlere diyecek ne var? Lozan'ın hangi büyük mücadeleler ile imzalatıldığını anlamayanlara, anlamak istemeyenlere diyecek ne var?

Bu durumda şu soru sorulabilir. Milli Mücadele yapıp Lozan'ı zorla imzalattıranlar bugün var mı? Bu doğru, onlar bugün yok. Ama onları anlayan, ne yaptıklarını bilen ve onlara bağlı milyonlar var. O nedenle sıkıntı çok büyük biliyoruz, ama ümitsizlik yok. Çünkü gerektiğinde bir Milli Mücadele daha veririz.