SİHİRLİ KELİMELER

Ülkemizde birileri tarafından kullanıla, kullanıla sihirli duruma getirilmiş kelimeler var. Yani, o kelimeler öyle sihirli ki, kullandığın zaman o kelimenin üstüne artık hiç bir söz söyleyemezsin. O kelime ortaya konduğu anda artık son noktadır ve her iş bitmiştir. O kelimeler her işin, her konunun anahtarıdır.

Nedir bu sihirli kelimeler?

Barış, Demokrasi, Özgürlük, İnsan Hakları, Eşitlik, Adalet.

Bu kelimeler sihirli değil de, yani ucuz propaganda amacı ile değil de gerçekten, şeffaf ve normal anlamı ile kullanılsa bundan kimse rahatsız olmaz ve kimse karşı çıkmaz. Çünkü İnsan olmanın önemli ölçülerinden biri, bu kelimelerin günlük hayatımızda sihirlenmiş biçimiyle değil de, kendi yalın biçimiyle kullanılmasıdır. Bu kelimelerin sihirlenmiş biçimiyle kullanımına özellikle son zamanlarda çok sık tanık olmaktayız. Hatta her günümüz ve belki de her saatimiz o sihirlenmiş biçimiyle önümüzdedir. Bunlardan birini bugün inceleyeceğiz. Hangisi o? Barış! Terör örgütünü güzelleyebilirsin, terör örgütünün başının ünvanını değiştirip sevimli duruma getirebilirsin? Peki, bunu ne için yapıyorsun diye sorsan alacağın cevaptan mahcup duruma düşersin? Neden? Çünkü "Barış için elbette" diyecekler ve devam ederek "yoksa sen barıştan yana değil misin" diye de ezecekler(!).

Peki, 40 yıldır bu terör örgütünün verdiği zararlar ne olacak diye soracak olursan aynı durumla karşılaşırsın. Şehit ve Gazi hakları ve onlara karşı durumumuz, bundan sonra Şehit Ve Gaziliğin önemi ne olacak demeye kalksan yine aynı durum. Peki, Türk Milleti ve Türk Devleti için kan tükürüp kızılcık şerbeti içtik diyelim de bu terör örgütüne ne vereceğiz diye sormak da aynı biçimde sonuçlanır. Peki, şartsız teslim olacaklarsa Suriye'nin kuzeyindeki toplantıda ne oldu diye de soramazsın. Sorarsan sihirli barış kelimesi ile suratına tokadı yersin. Peki, şartsız teslim olacaklarsa bu cenaze konusu neden bu kadar köpürtüldü diye zaten soramazsın. Cenazenin canlı iken söylediği ATATÜRK kendisini ALLAH yerine koydu demek sihirli barış için şart mıydı meğer? Yukarıdaki sihirli kelimeleri ama özellikle barış kelimesini sihirinden, büyüsünden kurtararak kullanıma koyduğumuzda, kullanmaya başladığımızda ne kadar yararlı olduğunu görürüz. Peki, neden böyle oluyor? Çünkü sihir ve büyü ortadan kalktığı zaman muhakeme yapmak ortaya çıkıyor. Yani, bu kelimeleri sihirlenmemiş biçimiyle kullanırken sorular sormaya başlarsın.

Örneğin, kim kimle barışıyor, barışın karşılığı nedir ve neye karşılık barış, kim kimle küs, neden küs vesaire gibi sorular sorulmaya başlar. Bu soruları sorduğun zaman da sihirli barışın sonucu değil, yalın barışın sonucu aklı doldurur. Bu nedenle gelin her kelimeyi sihirinden, büyüsünden sıyırarak kullanalım. Göreceksiniz hem siz ve hem de çevre ilişkileriniz daha da rahat edecektir. Belki de ülkemiz daha rahatlayacaktır.