Seyit Onbaşı'ya savaştan sonra ne oldu? Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızdan Koca Seyit'i hepimiz biliriz. Ama hiç bu kadar detaya inmiş miydiniz? Atatürk ile nasıl tanıştı? Savaştan sonra başına neler geldi? Nasıl öldü? Ne iş yaptı? Anıları ve daha birçok

Birleşik Krallık'a ait Ocean Zırhlısı'nı dümeninden vurarak kontrolden çıkmasına ve bir mayına çarpıp batmasına sebep olur. Ocean Gemisi daha sonra sürüklenir ve mayınların birine çarparak batar. Bu başarısından ötürü onbaşı rütbesine yükseltilmiş, bir de ödül olarak çift tahıl verilmiştir. O da bir hafta sonra kursağından geçmeyince istememiş.\n\n*** \nSeyit Ali 1909’da gittiği askerden, 1918’de onbaşı olarak döner. 1915’deki zaferden sonra 3 yıl daha Çanakkale’de askerliğine devam eder, 1918’de terhis olur. Koca Seyit harpten döndükten sonra köyünde savaşla ilgili kimseye bir şey anlatmaz. 9 yılda yaşadıklarını kendine saklar. 1929’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk bir açılış için Havran’a gelir. Açılıştan sonra Havran Nahiye Müdürüne derki;\n“Burada bir Seyit Onbaşı olacaktı, onu görmem lazım.”\nAncak Havran Nahiye Müdürü Seyit Onbaşı’nın hangi köyde olduğunu bilmez. \n“Buluruz tabii Paşam” deyip Edremit Askerlik Şubesi’nden Seyit’i sordurur. Manastır Köyünde bulunur. Şubeden iki jandarma görevlendirilir. Sabah çıkan jandarmalar akşamüstü köye ulaşır. Koca Seyit, dağa kömüre gitmiştir. Jandarmalar evinin önünde akşama kadar bekler. Akşam geç saatte evine gelen Seyit, jandarmayı görünce kaçak kömür için geldiklerini zanneder, ama bozuntuya vermez. \nAskerlere; “Suçum ne ki?” diye sorar. \n

Askerler; “Hayır suçun yok. Biz seni bekliyoruz, seni Paşa çağırıyor.” Seyit sevinir…

“BİZ VATAN İÇİN GÖREV YAPTIK, MAAŞ İÇİN DEĞİL PAŞAM”

Gece yarısı vardıklarında Nahiye Müdürü Seyit’i perişan vaziyette görünce önce onu bir güzel yıkatır, berberde saç-sakal tıraşı yaptırır, sabahta elbisesini verir. Atatürk’ün yanına çıktığında biraz sohbetten sonra Paşa;

“Ne istersen iste, sen büyük kahramanlık yaptın” der. Maaş bağlatılmasını teklif eder. Seyit Ali;“Hayır Paşam.”, “Biz vatan için görevimizi yaptık, maaş için değil.” der. Seyit Onbaşı’nın tek bir istediği olur Atatürk’ten,“Ben dağda kaçak odunla kömür imal ediyorum. Senin emrinle o dağdaki ormancılar baltamı almazsa, rahat çalışsam. Maaş istemem” der.

Atatürk nahiye müdürüne talimat verir, Seyit’e dokunulmasın diye. Ancak iki yıl sonra yeni atanan nahiye müdürü bu emri uygulamaz, Seyit’e pek rahat verilmez.

Seyit Ali Onbaşı bir süre daha dağda odun kömür imal eder, yaşlanmaya başlayınca zorlanır. Havran’da bir fabrikada hamallığa başlar.

***

Seyit Ali Çabuk 1939’da 50 yaşındayken zatürreye yakalanır ve yaşamını yitirir. Köyündeki mezara gömülür. Koca Seyit’in öyküsü bir yerde Türkiye’nin tüm kahramanlarının öyküsüdür. Ruhları şad, mekânları cennet olsun…

KAYNAK: www.instagram.com/bilgiotagiyoutube