SENİ ÖTELEYENİ "ÖTELEYECEKSİN"

Yerel gazeteler zor durumda.

Bir yandan hükümetin katı uygulamaları, diğer yandan yönettiklerini sanan yöneticilerin "koftirik bakış açıları."

Adana Basını'nın sıkıntıları ortada, hatta ortalıklarda..

Bu kulvarı günlük çıkan gazeteler, televizyonlar, aylık dergiler, gazeteler ve internet siteleri oluşturuyor.!

Kâğıda gelen zamlar yağmur misali... Her yanıyla çok büyük sıkıntıları göğüsleyerek, çıkan günlük gazetelere elini uzatan, destek veren bir Allah kulunu duyan, bilen, gören var mı?

Yok.

Halini-ahvalini soran bir "babayiğit" var mı?

Yok.

Abone olma, ilanlarla destek verme anlayışı ile yaklaşan "duyarlı vatandaş" varmı?

Yok.

Çukurova Gazeteciler Cemiyet Başkanımız sevgili Cafer Esendemir'in bu konudaki serzenişlerini duyan varmı?

O da yok.

Ne var peki?

Kaçak güreşmeyi huy edinen sorumsuzlar var..

"Bizimde borcumuz çok. Bizde nefes alamaz durumdayız" diyerek, salya sümük ağlaşan belediye başkanları var, STK'lar var, "ne kokan, ne bulaşan" iş adamları var, sanayiciler var.!

Ağlaşmakta "bir numara" oldukları kesin... Bu hassas, bir o kadar önemli ve özel konuda bu efendilerin(!) ellerine kimse SU dökemez.!

Esendemir, haklı olarak sesini yükseltiyor, "neredesiniz?" diyor..

Bence bu beylere(!) "nezaket diliyle" yaklaşmak boştur ve dahi, bomboştur.

"Kısasa kısas" yapacaksın, bunlarla anlayacakları dille konuşacaksın arkadaş.!

Seni iplemeyeni, sende iplemeyeceksin arkadaş.!

Sana "öteki bağın koruğu" gözüyle bakma alışkanlığını sürdürmeyi bir OT bilen zottiriğe, sende OT gözüyle bakacaksın arkadaş.!

Haber için yerel basın'a koş. Basın toplantılarını halka duyurmak için yerel basın'a sarıl. Herşeyine yerel basın yetişsin; Sen, utanmadan sıkılmadan, büyük bir pişkinlikle "EN BABA" paraları ulusal gazetelere ve televizyonlara dağıt.!

.........

Bazı belediyelerde kendini bir halt sanan, gelene-gidene HÖT çeken basın danışmanları var.. Bu müptezellere, bu avcarlanmışlara, bu kaşarlanmışlara; "Kendinize gelin, haddinizi bilin" deme gereği hissediyorum.!

Adamların(!) böyle "ÇAPSIZ" basın danışmanları olunca;

Eloğlu, "elin eşeğini" türkü çığırtarak arıyor işte.!