Arabistan çöllerinin tercih edildiği yıllar... Paranın kazanıldığı, yüreklerin ferah, gönüllerin mutlu, yüzlerin güldüğü "güzel seneler."
........
Diyarbakırlı Ali Haydar da gitmeyi kafasına koymuştu, dönüşü yoktu... O çöllere gidecek, para kazanacak, ahırdan bozma baba evini kendine göre İNŞA edecek, çocukları ve çok sevdiği eşiyle müreffeh bir hayat sürecekti...
"Gurbanın olur Ali Haydar'ın sana anaaam" diye boynuna sarıldığı, kokusunu kokladığı, kucağına uzandığı anasını da yanlarına alacaktı elbet...
Buydu bütün hayalî Ali Haydar'ın.
........
Zaman su misali aktı... Onu Arap çöllerine götürecek ve ona orada her bakımdan KEFİL olacak kişi geldi, YOL'a revan oldular.
........
Durup, dinlenmeden, bıkmadan, usanmadan çalışıyordu Ali Haydar... Çok çalıştığı için, işten kaytarmayı HUY edinen arkadaşları kızıyordu ona... Öğlen yemeği için verilen arada, sohbet derinleşmişti... Bitlisli Hıdır, sordu Ali Haydar'a;
-"Arabam vardı" deyip duruyorsun Ali Haydar. Arabası olanın parası da var demektir...
Parası olan kişi bedevi çöllerinde deve kılı yolmaya gelirmi yahuuu..!
Şaşırdı ve yutkundu Ali Haydar... Birşey demedi, di-ye-me-di...
Bitlisli Hıdır, sorusunu inatla sürdürüp, cevap isteyince;
"Atıma çarptılar... Arabam paramparça oldu, atım öldü" dedi ve çekti gitti oradan...
Belli ki; Ali Haydar'ın arabasını "kara şimşek" bellemiş çokbilmiş(!) Bitlisli Hıdır.
........
Metropol Gazetesi'nin KAPTANLIK koltuğunda oturan, tepeden tırnağa "adam ve gazeteci" olan kardeşim Mustafa Özke'nin, herkesin mutlaka bulup, okumasını, istediğim muhteşem bir dille kaleme aldığı "BOZUK PARALAR" yazısı hatırlattı Ali Haydar'ı bana...
Onu saygıyla andım, onun için yazdım...
........
Dün olduğu gibi, bugünde, yarında Mustafa Özke'nin yazdığı, yazacağı her satıra kefilim, altına da imzamı atarım...
"BİRİ HARİÇ."
O da, yazısını "adamlığımdan utanarak" diye bitirdiği söz...
Mustafa'm, dostum, sırdaşım, "kaleminden başka sığınacak limanı olmayan" aslan yürekli kardeşim;
-Adamlığından utanacak TIRLAR DOLUSU "adam artıkları" varken;
Bırakta onlar söylesin o sözü...
SEN DEĞİL!