"Utanç veren" olay Mersin'de yaşandı...
Kalp hastası yaşlı adam, eşiyle birlikte halk otobüsü'ne biniyor, otobüste yer bulmak için aranırken, "engelli koltuklarında" oturan iki kişi görüyor...
Orada oturanlar;
"BABA - OĞUL."
Yaşlı adam, "Orası bizim için ayrılmış" diyor, itiraz ediyor...
Senmisin "itiraz eden,"
Senmisin "hak arayan, Senmisin oraya biz oturacağız" diyen,
Senmisin"kükreyen,"
Senmisin "tebelleş" olan...
Kıyamet kopuyor...
Kendini insan sayan, Mersin sokaklarında "adamım" diye dolaşan, Allah korkusu bilmeyen, kuldan utanmayan hayasız, oğluyla birlikte yaşlı adama, eşine ağızlarından salyalar akıtıp, öldüresiye dayak atacak kadar adileşebiliyor...
-Baba, tekmeliyor,
-Oğlu, ısırıyor.
-Baba, yumrukluyor,
-Oğlu, tokatlıyor.
-Baba, böğürüyor,
-Oğlu, yaşlı adamla yaşlı eşini HAŞAT edip,
küfrü basıyor.
.........
-Bunun adı; "ölüme tam teşebbüstür,"
-Bunun adı; "adileşmektir."
-Bunun adı; "kahpeleşmektir,"
-Bunun adı;
"hergeleliktir."
-Bunun adı;
"dangalaklıktır,"
-Bunun adı;
"dallamalıktır."
........
Bana koyan, beni çileden çıkaran gerçek;
-bu "haysiyet fukarasının" bir okulda müdür olması, "eğitmen ve idareci gömleği" giymesi, öğrencilere AYNA tutması.
.........
İnsanlıktan nasibini alamamış
bu "utanmaza" son kelamım şöyle olacak;
-Öğrencilerine tuttuğun aynayı kendine çevir,
o ayna sana,
"iblis yüzünü"
tüm çıplaklığıyla gös-te-re-cek-tir.