"Ha babam, de anam emeklileri yazıyorsun başka konu mu yok Canbolat?" diyen güruh var..
Bu "ucube soruyu" soranların milyonların gözünde nasıl yorumlandıkları ve nasıl konumlandıkları belli..
Belli olan bir gerçek daha var;
"Sahici olmamaları, samimi bakmamaları."
Biline ki;
-Tuzu kurular taifesini temsil eden, Allah'tan korkmayan, kuldan utanmayan bu müptezeller benim gözümde kocaman bir "HİÇ'tir.
Daha kesin, daha keskin ifade ile belirteyim;
"Bu goygoycular güruh değil, RUH'tur RUH."
......
Hükümet, 2026 yılında emeklilere ZAM yaptı..
-Ne kadar yaptı?
"2 bin 37 lira."
Benim güzel ülkemde 16,5 milyon emekli var..
-Başımıza bela edilen, nerede, nasıl, hangi şartlarda yaşadıkları belli olmayan, o-la-ma-yan mülteci sayımız ne kadar?"
Her kafa (!) farklı rakam verdiği için belli değil.
Pekiiiii;
-Mültecilere harcadığımız rakam belli mi?
"Belli" kelamı AZ gelir..
"Belli oğlu belli."
Onlara harcanan rakamı söylüyorum;
"43 milyon dolar."
Al o parayı, koy cebine.. Sülalenle birlikte Kainatı 3 milyon 333 bin kez dolaşırsın.
.......
Tekrar emekli meselesine dönelim..
-Hükümetin ZAM diye ceplerine so-kuş-tur-du-ğu sözkonusu paraya, nereden bakarsanız bakın "devasa bir konum" arzettiğini görürsünüz..
Tamahtar olmayan biziz aslında..
ZAM 2 bin 37 lira yahuuuu..
Harca harca bitmez..
-2,5 kilo camuz kaymağı al,
-3,5 kilo et al,
-7,5 kilo balık al,
-4,5 kilo kıyma al,
-Keçi kes,
-5,5 kilo tereyağı al,
-7,5 kilo peynir al,
-8 kavanoz bal al,
-Evdeki tek tüpü 9'a çıkar,
-Eşine, çocuklarına, torunlarına, ceddine dağıt..
-Sen bitersin sana ZAM diye verilen para bitmez..
-Sen dağılırsın paran dağılmaz..
-Sen IK edersin paran etmez..
-Ortada böylesi somut bir gerçek varken;
"Nankörlük etmenin, doyumsuz duruş sergilemenin, yüksünmenin, ses yükseltmenin, şükürsüz olmanın, dangalaklaşmanın, dana gibi durmanın alemi yok değil mi?