Ülkemizle ilgili olarak en çok üzerinde durduğum konuların başında iblis Karen Fog tarafından 1990'ların başında söylenen bir söz gelmektedir.
O iblisten kısa bir süre sonra başka bir iblis Klodya Rot tarafından da söylenen o söz ne idi?
"Türkiye, Türklere bırakılmayacak kadar önemli ve büyük bir ülkedir."
Sık sık tekrarlasam da olsun, yine de tekrarlamaya devam edeceğim. Bu söz, yaşadığımız sıkıntıların temelinde yatan nedendir.
Bu söz söylendikten sonra dünyada 1990-2000 arasında ülkemizle ilgili o kadar çok aleyhte beyanatlar, yazılar, konuşmalar oldu ki, lütfen inceleyelim.
Burada sorulması gereken iki konu var:
1- Türkiye neden önemlidir.
2- Neden 1990'ların başından itibaren başladı.
Birinci sorunun cevabı zaten çok açık. Ülkemiz, özellikle Boğazlara sahip olması açısından dünyanın en önemli coğrafyasına sahiptir. Artı çok zengin yeraltı, yerüstü varlığı vardır. Avrupalıların Türk Milletine tarihsel olarak bakış açısı da bellidir. O halde, asırlara dayanan Şark Meselesi'nin halledilmesi gerekir. Yani, bu coğrafyanın Türk Milletinden alınması gerektir. Bu konu asırlarca süren Türk-Avrupa mücadelesinin yansıması olan bir konudur. Bu konuda ayrıntılara zaman zaman giriyoruz.
İkinci sorunun cevabı ise elbette birinci soru ile bağlantılıdır. Çünkü, birinci soruya verdiğim cevaptan yola çıkarsak, sadece Anadolu Türklüğü, Batı Türklüğü dediğimiz bu coğrafyanın Türkleri ile uğraşmak zorunda kalanlar, bir de Sovyetler Birliği'nin dağılması ile ortaya çıkan dev bir Türk Dünyası ile nasıl uğraşacaklardır? Sadece Osmanlı Devleti'nin yıkılışının 1774 Küçük Kaynarca Anlaşması'ndan ele alındığında 150 yıl sürdüğü bir dünyada koca bir coğrafyaya ve zenginliğe sahip Türk Dünyası ile nasıl uğraşılacaktır? Bu birliktelik sadece ekonomik olarak gerçekleşse dünyaya egemen olmak isteyen güçler bu birliktelik ile nasıl baş edebileceklerdir?
Bu nedenlerle, Türk Dünyası'nın en büyük devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yukarıda aktardığım söz ile değerlendirilmesi gerektir.
Bu nedenlerle dünyaya egemen olmak isteyen güçler Büyük Ortadoğu Projesi uygulamak için çırpınıyorlar.
Bu nedenlerle ülkemize yok yere milyonlarca sığınmacılar geliyor ve gönderilmiyorlar.
Onun için Türk Milletine saldırılar durmuyor.
Bu nedenlerle, Türk tarihinin en bilinçli Türk Milliyetçilerinin başında gelen Mustafa Kemal ATATÜRK'E saldırı en üst seviyelerde ve durmuyor.
Bu nedenlerle, Anayasa'dan Türk ve ATATÜRK kavramlarının kaldırılması sürekli gündemde tutulmaya çalışılıyor.
Bu anlattıklarım ile seçim ve sonuçları başlığının ne ilgisi var değil mi?
Var!
Seçimin sonucu ne olursa olsun, Anayasa'dan Türk ve ATATÜRK kelimeleri ve kavramlarını kaldırmayı hiç bir parti aklından bile geçirmemelidir. 20 yıldan beri Türk Milleti ve ATATÜRK ile yapılan uğraşmalardan ve bu konuda verdiğimiz mücadelelerin devam etmesinden yana değiliz.
Türk Milleti, son zamanlarda çok açık olarak gözlemlediğimiz gibi iki konuda, ne olursa olsun asla taviz vermez. Birincisi, Türk kimliğinden asla vazgeçmez ki tarih bunu çok açık ve net olarak gösteriyor. İkincisi ise Mustafa Kemal ATATÜRK'TEN asla vazgeçmez.
Herkes hesabını bunun üzerine yapmalıdır.