Adana'da bazı cadde ve sokakların çok yetersiz olduğunu, trafik sıkışıklığı sebebiyle büyük oranda keşmekeşlikler yaşandığını bilmeyen yoktur sanırım..
Sayısız mahalleyi birbirine bağlayan, şehrin en önemli, en öncelikli caddelerinden biri olan Saydam Caddesi işte böyle bir konumda...
Geçmişteki yöneticiler "yaptırım" adına ağırlık koyup, trafik sorununu rahatlatıcı adımlar atmayınca, cadde diye bildiğimiz güzergah "GEÇ GEÇEBİLİRSEN" konuma geliyor..
5 Ocak Meydanı"ndan, Saydam Caddesi'ne mi gideceksiniz..
Gidemezsiniz..
En az yarım saat lazım.
Geçmek mi istiyorsunuz..
Geçemezsiniz..
En az bir saat lazım.
Nedeni ne?
O caddeye sağlı sollu park eden araçlar..
Çok zaman yanyana park etmiş "üç araç" görmeniz bile mümkün..
Mümkün olanı inatla, ısrarla, bile isteye "mümkünsüz" hale getirmek, birilerinin hoşuna mı gider de, yapması gerekeni yapmaz?
Akkapı'dan şehre dönüş güzergahında da aynı sıkıntı var..
Yine rezalet, yine sorumsuzluk..
Bakan(!) var,
Gören yok.
Anlayan(!)var,
Anlatan yok.
Hal böyleyken, bu caddede yaşanan "ucube görüntü" neden çözüme kavuşturulmaz?
Bu adım neden istenen, arzulanan biçimde atılmaz?
Bu adımı atması gereken zatlar, kendilerine düşen sorumluluğu neden yerine getirmez?
Mesela, sabah ve mesai saati bitiminde bu caddede neden kimse trafik memurları görmez?
Bu beyler sözkonusu saatlerde nerede bulunur?
Bilen var mı?
Yok.
Soran var mı?
Yok.
Sorgulayan var mı?
Yok.
Hesap soran var mı?
O da yok.
Bu iş için var olan, varlığını bunun üzerine inşa eden, TRAFİK diye bildiğimiz adreste konuşlananlar böylesine önemli bir mevzuda MEVZİ almayacakta nerede alacak?
Buraları "adam: etmeyecekte nereyi "adam" edecek?
Araçlarını sorumsuzca, insafsızca ve hadsizce sözkonusu caddeye park eden hayasızlara kim DUR diyecek?
"Caydırıcı, can yakıcı" cezaları kim yazacak, ne zaman yazacak?
Bu yürekli tavrı ne vakit gösterecek?
Bu adımı atacak olan efendileri kim yüreklendirecek?
Onlara; "Kürek ile yüreği birbiriyle karıştırmayın" uyarısını kim yapacak?
Hangi kıstaslarla yapacak?
"VARSA BİLEN, SÖYLESİN HEMEN."