SARIÇAM İLÇESİ ve BAŞKAN BİLAL ULUDAĞ

5Ocak Gazetesi olarak, geleneksel kahvaltılı toplantılarımız devam ediyor. Bu kez, Sarıçam Belediye Başkanı, sn. Bilal Uludağ konuk oldu, toplantımıza…

Halk arasında bir tabir vardır;’’ Henüz çiçeği burnunda’’ diye…Bu söz, sanki Sarıçam İlçesi içi söylenmiş bir söz…Bu durumda İlçe ile birlikte, hem belediye başkanı, hem de kaymakamlık yeni…Yani, bir nevi o yöneticilerde çiçeği burnunda yöneticiler…Bu vesileyle, Sarıçam tarihine, kısaca göz atmakta yarar var diye düşünüyorum.

Tarihçe:

Sarıçam İlçesi, Adana ili, Yüreğir ilçesinin Kuzey – Doğu kısmının ayrılması ile Buruk, Sofulu, Baklalı, İncirlik, Suluca ve Kürkçüler alt kademe belediyelerinin tüzel kişilikleri sona erdirilerek 22 Mart 2008 tarihli Resmi Gazetenin 22.03.2008 tarih ve 26824 (Mükerrer) nüshasında yayınlanarak yürürlüğe giren 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’a göre oluşturulmuş bir İlçedir.

İsmini ilçenin kuzeyinde bulunan Sarıçam ormanlarından almıştır.

04.06.2008 tarih ve 26896 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İçişleri Bakanlığının 2008/10086 sayılı kararı ile Sarıçam İlçe Kaymakamlığına Bursa Vali Yardımcısı Ali Taşkın BALABAN atanmış olup, görevine 07.07.2008 tarihinde başlamıştır. 19 Temmuz 2013 tarih ve 2013/463 sayılı Müşterek Kararname ile Nevşehir İli Vali Yardımcısı Ali Murat KAYHAN Sarıçam Kaymakamlığı görevine atanmış olup, görevine 14.09.2013 tarihinde başlamış ve halen görevdedir. Halen görevinin başında olan Kayhan bey, Sarıçam’ın ikinci kaymakamıdır.

Aynı şekilde, Sn. Uludağ’da, Sarıçam’ın, ilk başkanı olan, şimdi ki Ak Parti Milletvekili sn. Ahmet Zenbilci’den sonra gelen, ikinci belediye başkandır.

Görüldüğü gibi; hem İlçe genç, hem yöneticileri…

Bilal bey hukuk tahsili yapmış bir avukattır.2014 seçimlerinden başarı ile çıkmış ve Sarıçam’a başkan olmuş, aradan geçen 4 yıllık sürede de, başarılı olmuş bir siyasetçidir.

Her zaman söyleriz, her zaman arzu ederiz; iyi bir belediye başkanı nasıl olmalıdır diye…

Bir anekdot: Belediyeler Birliğinin Antalya’da düzenlediği, “Belediye Başkanının görevleri” konulu bir toplantı da, konuşmacılardan birisi, “biraz sonra sizlere 1;5 dakikada 1;5 cümle ile belediye başkanının görevlerini anlatacağım” der. Katılımcılar, “Belediye başkanının görevleri bu kadar kısa süre içerisinde yani, 1;5 dakikada üstelikte 1;5 cümle ile nasıl anlatacak” diye merak eder. Belediye başkanın görevlerini anlatacak olan konuşmacı kürsüye çıkar ve yine daha önce söylediği gibi, “arkadaşlar kronometrelerinizi sıfırlayın. Biraz önce dışarıda söylediğim gibi 1;5 dakikada 1;5 cümle ile belediye başkanının görevlerinin neler olduğunu anlatıp konuşmama son vereceğim. Dolayısıyla sizlerin de daha fazla zamanını almamış olacağım” der. Saatlerin kronometrelerini sıfırlanır.

Hazır mıyız arkadaşlar? Diye sorar konuşmacı. Hep bir ağızdan “evet” diye cevap verilir.

Konuşmacı;

“Arkadaşlar, Belediye Başkanının görevleri şunlardır: Hiçbir belediye Başkanı bu iş beni ilgilendirmiyor diyemez. Evet arkadaşlar, aynen söz verdiğim gibi, belediye başkanının görevlerini 1;5 dakikada 1;5 cümle ile özetlemiş bulundum” diyerek kürsüden ayrılır.

Belediye başkanlığı yapıyorsanız eğer, her ne olursa olsun bu iş beni ilgilendirmiyor dememelisiniz. Her ne iş olursa olsun, ilgilenmek zorundasınız.”

*Halkı ile kucaklaşmayan,

*Halkını kabul etmeyen,

*Halkının telefonlarına cevap vermeyen

*Mahalle muhtarlarıyla kavgalı olan

*Biz değil sadece ve sadece ben bilirim diyen

*Gurur ve kibirinden yanına yaklaşılmayan,

*Fil dişi kulelerde yaşayanlar gibi, halkına tepeden bakan Belediye Başkanlarından olmamak gerekir.

Böylesi başkanlar halkın belediye başkanı olabilirler mi? Elbette olamazlar.

Böylesi başkanlar, halkın belediye başkanı değil, onlar olsa olsa sırf kendilerinin ve kendilerine yakın olanların çıkar ve menfaatleri için çalışan, belediyeyi adeta babalarının çiftliği gibi gören sözüm ona belediye başkanlarıdır.

Oysa İYİ BİR BELEDİYE BAŞKANI;

*Samimi ve içten olmalı...

*Alçak gönüllü olmalı…

*Kibirden ve azametten uzak durmalı…

*Lüks ve gösteriş düşkünü olmamalı…

*Güler yüzlü, sevecen olmalı…

*Halkı sevmeli ve şefkatle yaklaşmalı…

*Gönüllere hitap etmeli...

*Halkın acılı ve tatlı günlerinde mümkün mertebe yanlarında olmalı ...

*Garip gurebayı dinlemeli, sorunlarına çare ve çözümler bulmalı...

*Kadrosunda, egoları ile hareket eden yönetici bulundurmamalı…

*Personel de performans ve liyakate önem vermeli…

*Bütçeyi kullanırken gerçekten yönettiği yerin asli ihtiyaçlarına harcamalı…

*İhtiyaç sahibi kişilere yapılan yardımları gizlilik içinde ve hak edene yapmalı…

*Yönettiği yerdeki STK, Muhtar ve düşünürlerin fikirlerine önem vermeli…

*Ben yaptım oldu değil de ortak akla önem vermeli, danışarak karar vermeli...

*Danışman adı altında başka yerlerde çalışanlara maaş vermemeli…Yani bankamatikçi barındırmamalı..

*Yine danışman adı altında ehil olmayan, liyakati olmayan insanları etrafında barındırmamalı.

*Halktan alınan vergiler, yine halkın en önemli temel ihtiyaçlarına harcanmalıdır…

*Sosyal belediyeciliğe önem vermeli.

*Spor, sanat, kültürel etkinliklere bütçe ayırmalı…

Sn. Uludağ, bu vasıflara haiz, başarılı bir belediye başkanı profiline sahip.

Dört yıllık sürede yaptıkları, ikinci dönemde yapacaklarının teminatıdır.

Bilal Başkanın yolu açık olsun.