5ocakgazetesi.com
Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı kararını aldığı yer olarak bilinen Şakirpaşa Konağı, bugün sessizliğe gömülmüş durumda. Geçmişte restore edilerek ayağa kaldırılan yapı, tanıtım eksikliği ve işlevsizlik nedeniyle ziyaretçi bulmakta zorlanıyor.
TARİHİ KARARLARIN AlINDIĞI MEKAN
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı görevine atanan Mustafa Kemal Paşa, 31 Ekim 1918’de Adana’ya gelerek komutanlık görevini devraldı. Bu süreçte Aliye Hanım’ın ev sahipliğinde Şakirpaşa Konağı’nda konakladı. Mondros Ateşkes Antlaşması’nı burada okuyan Paşa, Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu vahim durumu değerlendirdi ve harekete geçti.
8 Kasım 1918’de konağın salonunda Adana'nın ileri gelenleri ve ordu komutanlarıyla tarihi bir toplantı gerçekleştiren Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’nın ilk adımlarını burada attı. Daha sonra bu döneme dair yaptığı açıklamada, “Bende bu vekayiin ilk hissi teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana'da doğmuştur” sözleriyle konağın önemine dikkat çekti.
MÜZE OLDU AMA SAHİPSİZ KALDI
Tarihiyle büyük anlam taşıyan yapı, bir dönem restore edilerek “Taş Plak ve Gramofon Müzesi”ne dönüştürüldü. Ancak mahalle sakinlerine göre müze sessiz, tanıtımsız ve işlevsiz durumda. Mahalle sakinleri, “Her gün önünden geçiyoruz ama içeride ne olduğunu bilmiyoruz. Tanıtım yapılmıyor, etkinlik yok. Oysa burası Adana’nın kalbi” diyerek ilgisizlikten yakınıyor.
“YAŞAYAN MEKÂN”A DÖNÜŞTÜRÜLMELİ
Kültür ve tarih uzmanları, sadece restorasyonun yeterli olmadığını, böylesi önemli yapıların yaşayan mekânlara dönüştürülmesi gerektiğini belirtiyor. Şakirpaşa Konağı’nın müze kimliğinin ötesine geçerek, gençlere ilham verecek etkinlikler, sergiler, kültürel buluşmalar için aktif şekilde kullanılması gerektiği vurgulanıyor.
ADANA’YA VE TÜRKİYE’YE YAKIŞAN DEĞER
Adanalı tarihseverler ve yerel halk, konakta düzenli tanıtım etkinlikleri yapılması, okul gezilerinin teşvik edilmesi ve konunun ulusal hafızada daha fazla yer alması gerektiğini dile getiriyor. Şakirpaşa Konağı’nın yalnızca taş duvarlı bir müze değil, Türkiye’nin kurtuluş hikâyesine yön vermiş bir ilham mekânı olduğunun altı çiziliyor.