Saf’ça Bir Teklif

Hiç kimse onu “Cumhurbaşkanı adayı gösterelim” diyor mu?

“Cumhurun Başı döneminde” yaptıklarını hayranlıkla izleyenler bile ondan söz etmiyorlar.

Hiç kimse “örnek alınacak işler yaptı” diye adını ortaya atıyor mu?

Yok, atmıyorlar.

Zaten, Ahmet Necdet Sezer gibi bir cumhurbaşkanı bize gelmez.

Çünkü o; görev yaptığı süre içinde kendisine verilen bin 243 adet hediyeyi yanında götürmeyip, Çankaya Köşkü envanterine demirbaş olarak kaydettirdi. (Köşk'e bırakıp gittiği hediyeler arasında dört adet kuran-ı kerim'in yanı sıra kendi portresinin yer aldığı tablolarda bulunuyor)

Cumhurbaşkanı Sezer'ın köşke bıraktığı hediyeler arasında halılar, kilimler, tablolar çoğunlukta.

Ayrıca, kendisine hediye edilen özel yapım tüm tüfek, tabanca, kılıç, kama, balta ve mızrak’ı da köşk'te bıraktı.
Ahmet Necdet Sezer, Türk hukukçu ve devlet adamı.

Türkiye'nin 15. Anayasa Mahkemesi başkanı ve 10. cumhurbaşkanıdır.

Doğum tarihi: 13 Eylül 1941 (76 yaşında), Afyonkarahisar, Türkiye

: Semra Sezer (e. 1964)

Başkanlık süresi: 16 Mayıs 2000 – 28 Ağustos 2007

Eğitim: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1962)

Çocuklar: Levent Sezer, Ebru Sezer, Zeynep Sezer

Ebeveynler: Hatice Sezer, Ahmet Hamdi Sezer.

Meclisteki 5 parti liderinin mutabakat sonucu belirledikleri, anayasa mahkemesi başkanı iken cumhurbaşkanı adayı gösterildi.

Biraz saf mıydı ne?

Cumhurun başı olunca¸oğlunun düğününde sarf edilen elektriğin faturasını ödeyecek kadar adaletli, hak sever bir insan oluverdi.

Zaten kırmızı ışıkta durmasından belliydi.

Kimse durmuyor ki, o niye duruyor.

İsviçre mi burası?

Bakıyorum, o bin 243 parçalık listeye…

94 parça gümüş, 22 vazo, 9 takı, 27 hatıra para, 4 tabanca, 83 parça değerli süs eşyası, 55 tablo, 86 porselen, 7 madalyon vs.

İnsanın içi gidiyor.

Al götür di mi…

Bırakmış gidiyor.

Kemal abi’ye.

Kendisine tahsis edilen “kafana göre harca” ödeneğini de harcamadı.

Hediyeler gibi papelleri de bıraktı.

46 trilyon liracık.

Ye,yemedi…Gez, gezmedi.

Bırak biz yiyelim dedik.

Ona da izin vermedi “yetim hakkıdır” dedi.

Görevi boyunca tasarruf ettiği 46 milyonu Maliyeye iade etti.

Çocukları hala memur.

First Leydi desen, mütevazı bir ev kadını.

Hep cebinden giyindi.

Aşçıyı garsonu azalttı “suyla çalışmıyor bunlar” dedi.

14 makam aracını geri verdi.

Okluk’taki yazlık köşke hiç gitmedi.

Oğlunu evlendirdi, elektrik parasına kadar cebinden ödedi.

Eşi düştü bileğini kırdı, hastaneye sivil araçla götürdü.

Orada röntgen için kuyruğa girdi, sıra bekledi.

Annesi vefat etti, gene sivil plaka ile gitti.

Resmi yemekler hariç hiç kimseye davet vermedi.

Hep şatafattan uzak durdu.

Yeminini tuttu…

Hukuku üstün kıldı.

Biraz saf mıydı ne?

Böyle saf bir insanı hangi parti yeniden “cumhurbaşkanı adayı” gösterir.

Benimkisi de laf işte.