Rum ruhban okulu KONUSU VE TÜRK ORTODOKS PATRİKLİĞİ

Fener Rum Kilisesi Papazı bartholomeos, Atina'ya yaptığı bir ziyarette bakın ne demiş: "Heybeliada ruhban okulu, Eylül ayında yapılacak görkemli bir açılışla yeniden faaliyete başlayacak." Çok ilginç değil mi? Bu konudan Türk kamuoyunun ne kadar haberi var acaba? Konu bu kadar olsa çözülür diyebiliriz. Bu iddia ile eş zamanlı bir gelişme daha var. Nedir o? cia'nın bölge istasyon şeflerinden henri barkey'in 3 Haziran'da abd kongresi'ndeki Türkiye oturumunda hakkımızda söylediği sözler: "Türkiye, içeride Hıristiyanlar'a baskı yapıyor ve heybeliada ruhban Okulu’nun kapalı olması din özgürlüğü kısıtlamasıdır." Bu iki konuyu bir araya getirirsek gelişmeler tesadüf diyebilir miyiz? Peki, bu ülkenin yönetimi, ilgilileri, yetkilileri hangi işlerle uğraşıyor? Bu gelişmelere kim karşı çıkıyor ve kamuoyunu kim bilgilendiriyor? En başta Türk Ortodoks Patrikliği Basın Sözcüsü Selçuk ERENEROL elbette. Sayın Basın Sözcüsü bakın neler söylüyor:

"1971 yılında Anayasa Mahkemesi kararıyla Türkiye'deki özel yüksekokulların statüsü yasaya aykırı bulundu. Ruhban okulu da bu kapsama girdi. Devlet o dönem şu alternatifi sundu: "Eğer ruhban yetiştirme ihtiyacınız varsa, bunu İstanbul ve Marmara Üniversiteleri bünyesinde açılacak fakültelerde, devlet denetiminde yapabilirsiniz." Ancak onlar bunu reddetti. Çünkü dertleri din adamı yetiştirmek değil, Tevhid-i Tedrisat'ı (Öğrenim Birliği) delmek ve bir imtiyaz elde etmek.

Bu özel imtiyaz ile Ekümeniklik birbirinden ayrılamaz. Hedefledikleri şey, Vatikan gibi kendi hukuki rejimini kurabilecekleri, üzerinde mutlak egemen olacakları bir toprak parçasına sahip olmaktır. Oysa Yargıtay 4. Ceza Dairesince, 2007 tarihli bir kanuna göre fener rum Kilisesi, ne yurt içinde, ne de yurt dışında hiçbir ibadethanenin iç işlerine karışamaz. Bunlar ekümeniklik alarak 300 milyonluk Ortodoks dünyasının lideri gibi davranmak istiyorlar. Böyle bir statü ile ülkemiz içinde bulamadığı öğrenciyi dışarıdan getirmeyi hedefliyorlar."

ERENEROL, bu arada konuyla ilgili başka gelişmeleri de gündemine almış ve şunları söylemiştir: "Biz Türk Ortodoks Patrikhanesi olarak yıllar önce, Ege'de işgal edilen kayalıklar ve adaların kanunsuz biçimde papazlandırılması hakkında Savcılığa şikâyette bulunmuştuk. Ancak bu dava kabul edilmedi. Dibimizdeki kayalıklara hukuksuzca papaz atıyorlar. Yarın bu okul açıldığında, Mustafa Kemal ATATÜRK'ÜN ifadesi ile o hıyanet yuvasından dünyanın dört bir yanına Türkiye Cumhuriyeti aleyhine çalışacak algı ajanları, papazlar gönderilecek."

Sayın ERENEROL açıklamasında bir konuya daha değindi: "Ülkemizdeki Ermeni asıllı vatandaşlarımızın okulları nasıl açıksa ve Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatına uygun eğitim veriyorsa, rum azınlığın okulları da açıktır. Örneğin bugün zapyon rum Kilisesi gibi kurumlar resmi olarak faaliyettedir."

ERENEROL Bey'in şu sözleri en can alıcı noktadır: "Bunların ruhban okulu ısrarının arkasındaki amaç, eğitim değil, iç hukuk düzeni ve uluslararası anlaşmaları delerek Türkiye Cumhuriyeti'ne parmak sallamaktır."

Türk Ortodoks Patrikliği Basın Sözcüsü Sayın Selçuk ERENEROL daha ne desin?