<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Son Dakika Adana Haberleri</title>
    <link>https://www.5ocakgazetesi.com</link>
    <description>Adana'dan son dakika haberler, analizler, uzman yazarlar ve şehir servislerine 5 Ocak Gazetesi'nden ulaşın. Adana'nın en hızlı, güvenilir ve doğru haber kaynağı.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.5ocakgazetesi.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Jul 2026 17:20:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ev Alan ve Satanlar Dikkat: Tapu İşlemlerinde Yeni Denetim]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/ev-alan-ve-satanlar-dikkat-tapu-islemlerinde-yeni-denetim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/ev-alan-ve-satanlar-dikkat-tapu-islemlerinde-yeni-denetim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tapu işlemlerinde satış bedelini düşük göstererek daha az harç ödeyenlere yönelik denetimler hız kazandı. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), gerçek satış bedeli ile tapuda beyan edilen tutar arasında fark bulunduğu değerlendirilen işlemler için alıcı ve satıcılara resmi bildirimler göndermeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni denetim sürecinde yalnızca tapu kayıtları esas alınmıyor. Banka hareketleri, kamu kurumlarından temin edilen bilgiler, emlak ilanları ve farklı veri kaynakları birlikte analiz edilerek taşınmazların piyasa değeri ile beyan edilen satış bedeli karşılaştırılıyor. Yapılan değerlendirmeler sonucunda riskli görülen işlemler incelemeye alınıyor.</p>

<p>Vergi daireleri tarafından gönderilen tebligatlarda, ilgililerden 15 gün içerisinde başvuru yapmaları isteniyor. Bu süre içinde gerçek satış bedelinin dilekçeyle veya Dijital Vergi Dairesi üzerinden bildirilmesi ve eksik hesaplanan tapu harcının ödenmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Süresi içinde gerekli başvuruyu yapmayanlar hakkında ise Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde inceleme başlatılabileceği, vergi ziyaı cezası ve diğer yasal yaptırımların uygulanabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Yetkililer, tapu harcının hem alıcı hem de satıcının ayrı ayrı sorumluluğunda olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle eksik beyanın tespit edilmesi halinde iki taraf için de harç farkı ve ilgili yasal işlemler söz konusu olabiliyor.</p>

<p>Öte yandan, tebligat ekinde yer alan başvuru formunda taşınmaza ilişkin tapu bilgileri, işlem tarihi, beyan edilen satış bedeli ve gerçek satış bedelinin ayrıntılı şekilde bildirilmesi isteniyor. Vergi Usul Kanunu'ndaki pişmanlık hükümlerinden yararlanılarak başvuru yapılması mümkün olsa da eksik hesaplanan tapu harcı farkının ödenmesi gerekiyor.</p>

<p>Gelir İdaresi Başkanlığı'nın, tapu işlemlerinde kayıt dışılığın azaltılması ve vergi kayıplarının önlenmesine yönelik denetimlerini önümüzdeki dönemde de sürdürmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/ev-alan-ve-satanlar-dikkat-tapu-islemlerinde-yeni-denetim</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/03/tapu.jpg" type="image/jpeg" length="86309"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekliler Zamdan Memnun Değil "Geçinemiyoruz, Eşitlik İstiyoruz"]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/emekliler-zamdan-memnun-degil-gecinemiyoruz-esitlik-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/emekliler-zamdan-memnun-degil-gecinemiyoruz-esitlik-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5 Ocak Medya’dan stajyer Rabia Gül Gök sahaya inerek, farklı yaş ve gelir grubundan emekli vatandaşlarla emekli maaşlarına yapılan son zam hakkında görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>5 OCAK ÖZEL HABER<br />
Stajyer Rabia Gül Gök</strong></i></p>

<p>Yapılan röportajlarda emekli vatandaşlar, maaş zammı ve geçim koşulları konusunda beyanlarda bulundu. Stajyer Rabia Gül Gök’ün gerçekleştirdiği birebir görüşmelerde dile getirilen ortak görüş son maaş zammının ardından açıklanan artışın, yükselen yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığı yönünde oldu. Emekliler, Artan enflasyon ve temel ihtiyaç giderleri nedeniyle geçinmekte zorlandıklarını belirterek gelir durumunu esas alan daha adil ve kalıcı düzenlemeler yapılmasını istiyorlar.</p>

<p><img height="1066" src="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/07/2-49.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>"AYNI ZAM HERKES İÇİN ADİL DEĞİL"</strong></h2>

<p>Görüşlerine başvurduğumuz emeklilerin büyük bölümü, düşük maaş alanlarla yüksek maaş alan emeklilere aynı oranda zam yapılmasının adaletli olmadığını savundu. İsmini vermek istemeyen emekli bir vatandaş, "Maaşı yüksek olan yine geçinebiliyor. Aynı zam oranını alıyoruz ama bizim geçinme şansımız kalmıyor." sözleriyle tepkisini dile getirdi.</p>

<h2><strong>ENFLASYON MAAŞ ARTIŞINI KISA SÜREDE ERİTİYOR</strong></h2>

<p>Emekliler, Rabia Gül Gök’e son yıllarda hızla yükselen enflasyon nedeniyle alım güçlerinin önemli ölçüde düştüğünü söyleyip, maaşlara yapılan artışların, gıda, elektrik, doğalgaz, su ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlara gelen zamlar karşısında kısa sürede etkisini kaybettiğini mevcut gelirleriyle ay sonunu getirmekte zorlandıklarını ifade ettiler.</p>

<p><img class="" height="1066" src="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-09-at-152103.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>"ZAM DAHA CEBE GİRMEDEN KİRAYA GİDİYOR"</strong></h2>

<p>Kira fiyatlarındaki yükseliş de görüşmelerde en fazla dile getirilen sorunlardan biri oldu. Gök’ün röportaj yaptığı emeklilerden biri, aylık 22 bin lira kira ödediğini belirterek “Maaşımın büyük bölümünü barınma giderine ayırmak zorunda kalıyorum. Zam daha cebimize girmeden kiraya gidiyor. Geriye faturalar ve mutfak masrafı kalıyor. Böyle bir maaşla geçinmek mümkün değil." diyerek sitem etti.</p>

<h2><strong>"LÜTUF DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ"</strong></h2>

<p>Emeklilik sistemiyle ilgili eleştirilerde bulunan ve uzun yıllar prim ödeyerek çalıştığını söyleyen bir emekli, "Devlet bana kendi paramı geri veriyor. Biz bu parayı yıllarca çalışırken ödedik. Lütuf değil, hakkımızı istiyoruz. Emeklilikte insanca yaşayabilecek bir maaş talep ediyoruz." diyerek beklentileri dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>GELİR DÜZEYİ ESAS ALINMALI</strong></h2>

<p>Bazı emekliler ise hem emekli maaşı alıp hem de çalışmayı sürdüren kişilerin mevcut sistemde daha avantajlı olduğunu savunuyor. Bu konuda da maaş artışlarının belirlenmesinde yalnızca oranların değil, kişilerin toplam gelir düzeyinin de dikkate alınması gerektiğini belirten başka bir emekli vatandaş, kira desteği, gıda yardımı ve sağlık harcamalarına yönelik destek taleplerini sıraladı. Öne çıkan konular arasında yer alan taleplere dair emekliler, mevcut gelirleriyle yalnızca temel ihtiyaçlarını karşılayabildiklerini, sosyal yaşamdan giderek uzaklaştıklarını ve yıllarca verdikleri emeğin karşılığını alamadıklarını söylüyor.</p>

<h2><strong>EMEKLİLERİN ORTAK ÇAĞRISI GERÇEK YAŞAM KOŞULLARINA UYGUN DÜZENLEME</strong></h2>

<p>Stajyer Rabia Gül Gök’ün gerçekleştirdiği röportajlarda ortak talep, maaş artışlarının yalnızca belirli oranlara göre değil, emekli vatandaşların gerçek yaşam koşulları ve gelir seviyeleri dikkate alınarak belirlenmesi oldu. Emekliler, özellikle düşük gelirli vatandaşlara yönelik ek düzenlemeler yapılmasını ve gelir dağılımında daha adil bir sistem oluşturulmasını istedi. Staj kapsamında gerçekleştirilen saha araştırması, emeklilerin artan yaşam maliyetleri nedeniyle yaşadığı ekonomik sıkıntıları ve beklentilerini ortaya koydu.  </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/emekliler-zamdan-memnun-degil-gecinemiyoruz-esitlik-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/07/1-38.jpeg" type="image/jpeg" length="69976"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜİK Ciro Endekslerini Açıkladı: Sanayi Yüzde 36,6 Büyüdü]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/tuik-ciro-endekslerini-acikladi-sanayi-yuzde-366-buyudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/tuik-ciro-endekslerini-acikladi-sanayi-yuzde-366-buyudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in Mayıs 2026 Ciro Endeksleri verilerine göre toplam ciro yıllık bazda yüzde 32,9, aylık bazda ise yüzde 3,1 arttı. Sanayi yıllık büyümede lider olurken, aylık artışta inşaat sektörü öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>5ocakgazetesi.com</strong></i></p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mayıs 2026 dönemine ait Ciro Endeksleri verilerini açıkladı. Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplamını kapsayan ciro endeksi, Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %32,9 oranında güçlü bir artış kaydetti. Çarkların dönmeye devam ettiğini gösteren veriler, ekonominin genelinde hem yıllık hem de aylık bazda yukarı yönlü bir ivmeye işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yıllık Bazda Lider Sanayi Sektörü Oldu</strong></p>

<p>Toplam cironun alt kırılımları incelendiğinde, yıllık bazda en yüksek büyümenin sanayi sektöründe yaşandığı görüldü. Mayıs ayında sanayi sektörü ciro endeksi yıllık %36,6 artışla ilk sırada yer aldı. Sanayiyi, %34,8’lik artışla hizmet sektörü ve %31,8’lik büyüme ile ticaret sektörü takip etti. Son dönemde dalgalı bir seyir izleyen inşaat sektörü ciro endeksi ise yıllık %23,0 artış kaydederek diğer sektörlerin gerisinde kaldı ancak büyüme trendini korudu.</p>

<p><strong>Aylık Değişimde İnşaat Sektöründen Atak</strong></p>

<p>Ekonominin kısa vadeli performansını gösteren aylık verilere bakıldığında ise toplam ciro endeksi Nisan ayına göre %3,1 artış gösterdi.</p>

<p>Aylık bazda büyümenin motoru bu kez inşaat sektörü oldu. Mayıs ayında inşaat ciro endeksi aylık %5,6 artarak dikkat çekici bir sıçrama yaptı. Diğer sektörlerde de aylık artış trendi devam etti; hizmet sektörü %3,6, ticaret sektörü %3,0 ve sanayi sektörü %2,5 ciro artışı yakaladı.</p>

<p>Açıklanan veriler, Mayıs ayında tüm ana sektörlerin hem yıllık hem de aylık bazda pozitif bir ciro büyümesi yakaladığını ve piyasadaki nakit akışının canlılığını koruduğunu ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yücel Bayluk</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Özel</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/tuik-ciro-endekslerini-acikladi-sanayi-yuzde-366-buyudu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2025/11/sanayi-uretimi-yillik-yuzde-2-9-artti-17627602704048.jpg" type="image/jpeg" length="99446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekonomide Dikkat Çeken Tablo: Vatandaş Harcıyor, Toptancı Zorlanıyor]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/ekonomide-dikkat-ceken-tablo-vatandas-harciyor-toptanci-zorlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/ekonomide-dikkat-ceken-tablo-vatandas-harciyor-toptanci-zorlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in Mayıs 2026 verilerine göre ticaret satış hacmi yıllık bazda yüzde 1,4 gerilerken, perakende satışlar yüzde 13,7 arttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>5ocakgazetesi.com</strong></i></p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Mayıs 2026 verilerine göre, ticaret sektörünün genelinde ve alt kollarında dikkat çekici ayrışmalar yaşanıyor. Toplam ticaret satış hacmi, Mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,4 oranında sınırlı bir düşüş kaydetti. Ancak bu genel düşüşün arkasında, toptan ticaret ile perakende ticaret arasındaki devasa makas farkı yatıyor.</p>

<p><strong>Yıllık Değişim: Toptan Ticaret Fren Yaptı, Vatandaş Perakendeye Koştu</strong></p>

<p>Yıllık bazda veriler incelendiğinde, Mayıs ayının asıl hareketliliğinin perakende tarafında yaşandığı görülüyor. Perakende ticaret satış hacmi, geçen yılın aynı ayına göre %13,7 gibi güçlü bir büyüme gösterdi. Buna karşın, ticaretin omurgasını oluşturan toptan ticaret hacmi %7,8 gerileyerek genel endeksi aşağı çeken en büyük etken oldu. Motorlu kara taşıtları ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı sektörü ise yıllık bazda %1,7'lik hafif bir daralma yaşadı.</p>

<p><strong>Aylık Değişim: Kısa Vadede Toparlanma Sinyali</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nisan ayına kıyasla bakıldığında ise piyasada genel bir canlanma eğilimi göze çarpıyor. Toplam ticaret satış hacmi aylık bazda %0,7 artış gösterdi. Bu dönemde aylık performansıyla öne çıkan sektör, %2,9’luk büyüme yakalayan motorlu kara taşıtları ve motosiklet grubu oldu. Perakende ticaret aylık bazda %2,4 artarak güçlü seyrini korurken, toptan ticaret tarafındaki kan kaybı azalarak da olsa devam etti ve aylık bazda %0,6'lık bir düşüş gösterdi.</p>

<p>Açıklanan son veriler; üretici ve toptancı nezdinde ticari hacmin daraldığı, buna karşın tüketici tarafındaki perakende talebinin canlılığını korumaya devam ettiği bir ekonomik resmi ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yücel Bayluk</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Özel</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/ekonomide-dikkat-ceken-tablo-vatandas-harciyor-toptanci-zorlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2025/12/ekonomi-1.webp" type="image/jpeg" length="56085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dolar 47 TL'yi Aşarak Tarihi Zirvesini Yeniledi]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/dolar-47-tlyi-asarak-tarihi-zirvesini-yeniledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/dolar-47-tlyi-asarak-tarihi-zirvesini-yeniledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dolar/TL, haftanın ilk işlem gününde 47 TL seviyesini görerek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Döviz piyasalarında yükseliş ivmesi sürüyor. Haftanın ilk işlem gününde dolar/TL kuru 47 lira seviyesine ulaşarak tüm zamanların en yüksek değerini gördü. Euro/TL'de de yükseliş devam ederken kur 53,64 seviyesine kadar çıktı.</p>

<p>Türk lirasındaki değer kaybının etkisiyle döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareket hız kesmiyor. Küresel piyasalarda dolar endeksinin zayıf seyretmesine rağmen, yurt içinde dolar ve euro tarihi seviyelere yükselmeyi sürdürüyor.</p>

<p>Haftaya yeni bir rekorla başlayan dolar/TL kuru, sabah işlemlerinde 47 liraya ulaşarak tarihi zirvesini yeniledi. Aynı saatlerde euro/TL kuru da 53,64 seviyesini test ederek yükseliş eğilimini korudu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekonomistler, küresel piyasalarda dolar endeksinin görece zayıf seyretmesine karşın, Türk lirasındaki değer kaybının iç piyasada döviz kurlarını yukarı yönlü baskılamaya devam ettiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Öte yandan dolar endeksi, haftanın ilk işlem gününde 101,10 puan seviyesinde işlem görürken, iç piyasada döviz kurlarındaki yükseliş yatırımcılar ve piyasalar tarafından yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/dolar-47-tlyi-asarak-tarihi-zirvesini-yeniledi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2025/06/dolar-3.jpg" type="image/jpeg" length="87514"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÖSYM 7 Sözleşmeli Bilişim Personeli Alacak! Başvurular Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/osym-7-sozlesmeli-bilisim-personeli-alacak-basvurular-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/osym-7-sozlesmeli-bilisim-personeli-alacak-basvurular-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Bilgi Güvenliği ve Yönetimi Daire Başkanlığı bünyesinde görevlendirilmek üzere toplam 7 sözleşmeli bilişim personeli alımı yapacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başvurular elektronik ortamda Kariyer Kapısı üzerinden alınacak.</p>

<h2><strong>7 farklı kadro için alım yapılacak</strong></h2>

<p>Yayımlanan ilana göre ÖSYM, farklı uzmanlık alanlarında toplam 7 sözleşmeli bilişim personeli istihdam edecek. Kadrolar şu şekilde açıklandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>2 Kıdemli Yazılım Geliştirme Uzmanı (Java)</strong></li>
 <li><strong>3 Yazılım Geliştirme Uzmanı (Java)</strong></li>
 <li><strong>2 Mobil Uygulama Geliştirme Uzmanı</strong></li>
</ul>

<p>Adaylardan pozisyona göre Java, Spring, MSSQL, REST servisleri, React, Android, iOS, Flutter, Git, Agile ve benzeri teknolojiler konusunda bilgi ve mesleki deneyim isteniyor.</p>

<h2><strong>Başvurular Kariyer Kapısı üzerinden yapılacak</strong></h2>

<p>Adaylar başvurularını <strong>13 Temmuz 2026 ile 27 Temmuz 2026</strong> tarihleri arasında elektronik ortamda Kariyer Kapısı sistemi üzerinden gerçekleştirebilecek. Şahsen veya posta yoluyla yapılacak başvurular kabul edilmeyecek.</p>

<h2><strong>Başvuru şartları neler?</strong></h2>

<p>İlanda yer alan genel şartlara göre adayların;</p>

<ul>
 <li>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48'inci maddesindeki genel şartları taşıması,</li>
 <li>İlgili mühendislik veya belirtilen fakültelerden mezun olması,</li>
 <li>Pozisyona göre en az 3 veya 5 yıllık mesleki deneyime sahip olması,</li>
 <li>Güncel programlama dillerinden en az ikisini bildiğini belgelemesi,</li>
 <li>Erkek adaylar için askerlikle ilişiğinin bulunmaması,</li>
 <li>Analitik düşünme, ekip çalışması ve iletişim becerilerine sahip olması gerekiyor.</li>
</ul>

<h2><strong>KPSS ve yabancı dil puanı dikkate alınacak</strong></h2>

<p>Başvuruların değerlendirilmesinde adayların <strong>2024 KPSSP3 puanının yüzde 70'i</strong> ile <strong>YDS veya eşdeğer yabancı dil puanının yüzde 30'u</strong> esas alınacak. KPSS puanı bulunmayan adayların puanı ise 70 olarak değerlendirilecek.</p>

<h2><strong>Sözlü sınav 14 Eylül'de</strong></h2>

<p>Başvuruların ardından şartları sağlayan adaylar sözlü sınava çağrılacak. Sözlü sınavın <strong>14 Eylül 2026</strong> tarihinde Ankara'daki ÖSYM Başkanlığı'nda başlaması planlanıyor. Aynı gün tamamlanmaması halinde sınav takip eden günlerde devam edecek.</p>

<h2><strong>Teknik bilgi de ölçülecek</strong></h2>

<p>Sözlü sınavda adaylara yalnızca teorik sorular değil, başvurdukları pozisyona ilişkin teknik bilgi ve uygulama becerilerini ölçmeye yönelik sorular da yöneltilebilecek. Başarılı olan adayların sonuçları Kariyer Kapısı sistemi üzerinden ilan edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/osym-7-sozlesmeli-bilisim-personeli-alacak-basvurular-basliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/04/istihdam-adana-1.png" type="image/jpeg" length="28131"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Darphane'nin İlk 6 Ay Karnesi: O Paralar Tarih mi Oluyor]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/darphanenin-ilk-6-ay-karnesi-o-paralar-tarih-mi-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/darphanenin-ilk-6-ay-karnesi-o-paralar-tarih-mi-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 2026 yılının ilk altı ayında yaklaşık 170 milyon adet madeni para tedavüle sunuldu. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü verilerine göre, ocak-haziran döneminde piyasaya çıkarılan madeni paraların toplam değeri 434 milyon 615 bin 500 liraya ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>İlk altı aylık dönemde toplam 169 milyon 960 bin adet madeni para basıldı. Adet bazında en fazla üretilen madeni para 90 milyon 439 bin adetle 1 TL olurken, ikinci sırada 67 milyon 686 bin adetle 5 TL yer aldı. Bu iki para birimini 11 milyon 367 bin adetle 50 kuruş izledi.</p>

<p>Daha düşük kupürlerde ise üretim oldukça sınırlı kaldı. Aynı dönemde 360 bin adet 10 kuruş ve 108 bin adet 25 kuruş tedavüle sunulurken, 1 kuruş ve 5 kuruşluk madeni paralar ise hiç basılmadı.</p>

<p><strong>En yoğun üretim şubatta gerçekleşti</strong></p>

<p>Aylık verilere göre en fazla madeni para basımı şubat ayında yapıldı. Bu ayda 46 milyon 210 bin adet madeni para dolaşıma girerken, en düşük üretim ise 15 milyon 600 bin adetle haziran ayında kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Parasal değerin büyük bölümünü 5 TL oluşturdu</strong></p>

<p>Toplam parasal değer açısından 5 TL'lik madeni paralar ilk sırada yer aldı. İlk altı ayda basılan 67 milyon 686 bin adet 5 TL'nin piyasaya sağladığı değer 338 milyon 430 bin lira oldu. Buna karşılık 90 milyon 439 bin adet basılan 1 TL'nin toplam değeri 90 milyon 439 bin lira olarak hesaplandı. 50 kuruşluk madeni paraların toplam değeri ise 5 milyon 683 bin 500 lira oldu.</p>

<p><strong>Geçen yılın gerisinde kaldı</strong></p>

<p>Geçtiğimiz yıl boyunca toplam 661 milyona yakın madeni para tedavüle sunulmuş, bunların parasal karşılığı 1 milyar 332 milyon 363 bin 400 liraya ulaşmıştı. Bu yılın ilk yarısındaki üretim verileri, yılın geri kalan döneminde basılacak madeni para miktarının toplam tablo açısından belirleyici olacağını gösteriyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/darphanenin-ilk-6-ay-karnesi-o-paralar-tarih-mi-oluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/01/maas-para.webp" type="image/jpeg" length="47119"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İş Arayanlar Dikkat! Adana'da İstihdam Buluşması Yarın Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/is-arayanlar-dikkat-adanada-istihdam-bulusmasi-yarin-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/is-arayanlar-dikkat-adanada-istihdam-bulusmasi-yarin-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Büyükşehir Belediyesi, kentteki istihdamı artırmak ve iş arayan vatandaşları doğrudan işverenle bir araya getirmek amacıyla önemli bir iş birliğine daha imza atıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>5ocakgazetesi.com</strong></i></p>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi ve plastik ambalaj sektörünün öncü firmalarından Tusem Plastik Ambalaj ortaklığıyla geniş kapsamlı bir "İstihdam Buluşması" düzenleniyor.</p>

<h3><strong>Başvurular Yarın Başlıyor: İşte Detaylar</strong></h3>

<p>İş arayan Adanalı hemşehrilerimizi doğrudan işverenle buluşturacak olan etkinlik, 13 Temmuz Pazartesi günü (yarın) 13.00 - 16.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. İstihdam buluşmasına katılmak veya doğrudan başvuru yapmak isteyen adayların Sucuzade Mahallesi, Obalar Caddesi No:65/A adresinde hazır bulunmaları gerekiyor. Adaylar detaylı bilgi için 0322 504 97 53 numaralı telefon hattından merkezle iletişime geçebilecek.</p>

<h3><strong>Alım Yapılacak Pozisyonlar ve Aranan Nitelikler</strong></h3>

<p>Tusem Plastik Ambalaj bünyesinde görevlendirilmek üzere iki ana pozisyonda personel istihdam edilecek:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Poşet Kesme Makina Operatörü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Balonoz (Ekstrüder) Ustası</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Başvuru yapacak adaylarda aranan kriterler ise şu şekilde sıralandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Plastik ambalaj sektöründe deneyim sahibi olmak,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Üretim planlama, kalite ve verimlilik süreçlerine hakim olmak,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Erkek adaylar için askerliğini tamamlamış olmak,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adli sicil kaydı bulunmamak,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vardiyalı çalışma sistemine uyum sağlayabilmek.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Personellere Sağlanacak Haklar</strong></h3>

<p>İstihdam edilecek personellere maaşın yanı sıra sosyal haklar da sunulacak. Firmadan yapılan bilgilendirmede, işe kabul edilecek çalışanlara yemek ve servis imkanının yanı sıra düzenli çalışma disiplinini teşvik etmek amacıyla devamsızlık primi desteği de sağlanacağı belirtildi.</p>

<p>İş arayan ve belirtilen niteliklere sahip olan tüm vatandaşların, yarın gerçekleştirilecek bu önemli buluşmayı kaçırmamaları tavsiye ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Toytekin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Özel</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/is-arayanlar-dikkat-adanada-istihdam-bulusmasi-yarin-basliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2025/11/issizlik.jpg" type="image/jpeg" length="50377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğan: Zirai İlaçta KDV Sıfırlansın]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/dogan-zirai-ilacta-kdv-sifirlansin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/dogan-zirai-ilacta-kdv-sifirlansin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, artan üretim maliyetlerinin çiftçiyi her geçen gün daha fazla zorladığını belirterek, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için zirai ilaçlarda uygulanan Katma Değer Vergisi'nin (KDV) kaldırılması ve tarım aletleri ile makinelerindeki vergi yükünün azaltılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım sektörünün son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşadığını ifade eden Doğan, gübre, mazot, enerji, işçilik ve finansman maliyetlerindeki sürekli artışın üreticinin yükünü ağırlaştırdığını söyledi. Çiftçinin üretime devam edebilmesi için yeni destek mekanizmalarının hayata geçirilmesinin artık zorunlu hale geldiğini vurguladı.</p>

<p>Zirai ilaçlarda uygulanan yüzde 10 KDV'nin üretim maliyetlerini doğrudan artırdığına dikkat çeken Doğan, geçmişte gübrede KDV'nin sıfırlanması ve tohumda yüzde 1'e düşürülmesinin üreticiye önemli katkı sağladığını hatırlattı. Aynı uygulamanın zirai ilaçlar için de hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Doğan, bu düzenlemenin çiftçinin maliyetlerini düşürerek üretime önemli destek sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Tarım aletleri ve makineleri üzerindeki vergi yükünün de yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini dile getiren Doğan, modern tarım teknolojilerinin verimli üretimin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Traktörlerden sulama sistemlerine, ekim ve hasat makinelerinden diğer ekipmanlara kadar tüm tarım makinelerinde KDV oranlarının düşürülmesinin, üreticinin teknolojiye erişimini kolaylaştıracağını ve verimliliği artıracağını kaydetti.</p>

<p>Çiftçilerin en önemli sorunlarından birinin uygun finansmana ulaşmak olduğunu belirten Doğan, düşük maliyetli kredi ve finansman imkanlarının yaygınlaştırılmasının üretimin devamlılığı açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Vergi politikalarının üretimi teşvik edecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, maliyetlerin azaltılmasının hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumlu etkileyeceğini söyledi.</p>

<p>Mehmet Akın Doğan, zirai ilaçlarda KDV'nin düşürülmesiyle üreticinin rekabet gücünün korunacağını, tarım makinelerindeki vergi indiriminin ise modern üretim tekniklerinin yaygınlaşmasına katkı sağlayacağını belirtti. Uygun finansman imkanlarının artırılmasıyla birlikte tarımsal üretimin daha sürdürülebilir hale geleceğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üreticiyi destekleyen her düzenlemenin ülkenin tarımsal üretimine, gıda arz güvenliğine ve ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacağını ifade eden Doğan, "Tarım sadece çiftçinin değil, 86 milyonun ortak geleceğidir. Üreticimizin yükü hafifletildiğinde hem gıda arzı güvence altına alınacak hem de tüketicinin sofralarına ürünler daha uygun fiyatlarla ulaşacaktır." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/dogan-zirai-ilacta-kdv-sifirlansin</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/07/a-w744921-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="27699"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana'da Kira Şoku! İşte Oturmanın Servet İstediği 5 Mahalle]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/adanada-kira-soku-iste-oturmanin-servet-istedigi-5-mahalle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/adanada-kira-soku-iste-oturmanin-servet-istedigi-5-mahalle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da konut kiralarındaki artış hız kesmeden devam ediyor. 6 Şubat depremlerinin ardından güvenli ve yeni yapılara yönelik talebin yükselmesi, artan inşaat maliyetleri ve konut arzındaki yetersizlik, özellikle Çukurova ve Seyhan'ın bazı mahallelerinde kira bedellerini rekor seviyelere taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Emlak piyasasındaki son verilere göre, "Kuzey Adana" olarak bilinen bölgelerde 3+1 dairelerin kira bedelleri 30 bin liranın üzerine çıkarken, villa tipi konutlarda aylık kira bedelleri 100 bin liraya kadar ulaşıyor. Uzmanlar, orta gelir grubunun bu bölgelerde ev kiralamasının her geçen gün daha da zorlaştığını belirtiyor.</p>

<h2><strong>Güzelyalı zirvede</strong></h2>

<p>Adana'nın en prestijli bölgeleri arasında gösterilen Çukurova ilçesine bağlı Güzelyalı Mahallesi, kira fiyatlarında ilk sırada yer alıyor. Turgut Özal Bulvarı çevresindeki bakımlı 3+1 dairelerde kira bedelleri 30 bin ile 45 bin lira arasında değişiyor.</p>

<p>Konumu, sosyal yaşam olanakları, restoranları, kafeleri ve ulaşım avantajı nedeniyle bölgedeki talep yüksek seviyesini koruyor.</p>

<h2><strong>Yeni siteler kiraları yükseltti</strong></h2>

<p>Pınar Mahallesi ise son yıllarda yapılan güvenlikli ve havuzlu siteler sayesinde en fazla değer kazanan bölgeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Deprem sonrasında yeni bina tercih eden vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle 3+1 ve 4+1 dairelerde kira bedelleri 28 bin ile 38 bin lira arasında değişirken, aylık aidatlar da 3 bin ila 5 bin lira seviyelerine ulaşıyor.</p>

<h2><strong>Mahfesığmaz'da küçük daireler bile cep yakıyor</strong></h2>

<p>Çukurova'nın gözde mahallelerinden Mahfesığmaz'da sosyal yaşamın hareketliliği ve merkezi konumu fiyatları yukarı çekmeye devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede 3+1 dairelerin kiraları 25 bin ila 35 bin lira arasında değişirken, 1+1 dairelerde bile kira bedellerinin 18 bin ila 20 bin liradan başladığı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Lüks villalarda kira 100 bin liraya kadar çıktı</strong></h2>

<p>Çukurova ilçesindeki Kurttepe ve Kabasakal mahalleleri ise villa tipi konutlar ve rezidans projeleriyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Çatalan Baraj Gölü manzarasına sahip lüks villalarda kira bedelleri 60 bin liradan başlayıp 100 bin liraya kadar yükselirken, apartman dairelerinde ise ortalama kira 40 bin lira seviyesinde bulunuyor.</p>

<h2><strong>Eski Adana'nın prestiji fiyatları koruyor</strong></h2>

<p>Seyhan ilçesindeki Ziyapaşa ve Kurtuluş mahalleleri de şehir merkezinden vazgeçmek istemeyenlerin tercih ettiği bölgeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Eski yapı stoğuna rağmen prestijli konumu nedeniyle Ziyapaşa Bulvarı çevresindeki dairelerde kira bedelleri 25 bin ile 35 bin lira arasında değişiyor.</p>

<h2><strong>Orta gelirli vatandaş yeni adres arıyor</strong></h2>

<p>Emlak sektöründe faaliyet gösteren temsilciler, kira fiyatlarındaki yükselişin özellikle memur, emekli ve asgari ücretli vatandaşları daha uygun fiyatlı bölgelere yönlendirdiğini belirtiyor.</p>

<p>Son dönemde Sarıçam, Buruk ve Yüreğir'deki yeni yerleşim alanları ile TOKİ konutlarının daha fazla tercih edildiği ifade edilirken, Kuzey Adana'daki kira seviyelerinin birçok aile için ulaşılmaz hale geldiği dile getiriliyor.</p>

<h2><strong>Vatandaşlardan kira tepkisi</strong></h2>

<p>Kiracılar ise kira artışlarının gelir seviyelerinin çok üzerinde olduğunu belirterek denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini istiyor.</p>

<p>Vatandaşlar, aynı apartmanda farklı kira bedellerinin uygulanmasının adaletsizlik oluşturduğunu savunurken, yükselen kiraların yaşam maliyetini daha da artırdığına dikkat çekiyor.</p>

<h2><strong>Barınma sorunu büyüyor</strong></h2>

<p>Yetkililere göre, deprem sonrası güvenli konutlara yönelen talep, yeni konut üretimindeki yavaşlama ve yüksek inşaat maliyetleri kira piyasasındaki baskının kısa vadede devam edeceğini gösteriyor.</p>

<p>Özellikle Çukurova ve Seyhan'ın prestijli mahallelerinde kira artışlarının sürmesi beklenirken, orta gelir grubunun daha uygun fiyatlı ilçelere yönelmesiyle Adana'nın konut haritasının da yeniden şekillendiği değerlendiriliyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Metin Maracı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Özel</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/adanada-kira-soku-iste-oturmanin-servet-istedigi-5-mahalle</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/07/chatgpt-image-4-tem-2026-12-18-43.png" type="image/jpeg" length="13653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bugünden İtibaren Geçerli! Bu Ürünleri İthal Edenler Dikkat]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/bugunden-itibaren-gecerli-bu-urunleri-ithal-edenler-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/bugunden-itibaren-gecerli-bu-urunleri-ithal-edenler-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan 11508 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İthalatta İlave Gümrük Vergisi Uygulanmasına İlişkin Karar'da çok kapsamlı değişikliklere gidildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>5ocakgazetesi.com</strong></i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_0b33de26eafb2b76-137">Otomotiv yan sanayisinden oyuncağa, tekstilden medikal sektöre ve gıda üretimine kadar çok geniş bir ürün yelpazesini kapsayan yeni düzenleme, dış ticarette dengeleri yeniden şekillendirecek nitelikte. Kararla birlikte yüzlerce üründe ilave gümrük vergisi (İGV) oranları güncellenirken, imalat sanayisini desteklemeye yönelik kritik muafiyetler de devreye alındı.</p>

<h3><strong>Gümrük Vergisi Muafiyeti Olanlara İlave Vergi Yok</strong></h3>

<p id="p-rc_0b33de26eafb2b76-138">Yeni düzenlemenin getirdiği en önemli yapısal değişikliklerden biri muafiyet haklarıyla ilgili oldu. Karara eklenen yeni hükme göre, yasal bir gümrük vergisi muafiyetinden yararlanılarak gerçekleştirilen ithalat işlemlerinde artık ilave gümrük vergisi (İGV) uygulanmayacağı hükme bağlandı.</p>

<h3><strong>Otomotiv ve Yerli Üretime Stratejik Vergi Desteği</strong></h3>

<p id="p-rc_0b33de26eafb2b76-139">Karar, özellikle yerli sanayicinin hammadde ve girdi maliyetlerini düşürecek stratejik teşvikler içeriyor. Buna göre, otomobil imalatında kullanılmak kaydıyla ithal edilecek kilit ve aksamlar için ilave gümrük vergisi oranı %0 (sıfır) olarak belirlendi ve bu ithalatlar gümrük mevzuatının "nihai kullanım" hükümlerine tabi kılındı. Benzer şekilde, kendi üretimlerinde girdi olarak kullanmak üzere 12 veya 24 volt ile çalışan araç içi soğutucu ithal eden imalatçılar için de İGV oranı sıfırlandı. Ayrıca, teknoloji ve enerji sektörünü yakından ilgilendiren lityum iyon batarya ve akülerin ithalatında da 31 Aralık 2026 tarihine kadar ilave gümrük vergisinin %0 olarak uygulanacağı açıklandı.</p>

<h3><strong>Oyuncak, Demir-Çelik ve Makarna İthalatına Yeni Vergiler</strong></h3>

<p id="p-rc_0b33de26eafb2b76-140">Düzenleme kapsamında oyuncak sektörü ile otomotiv yan sanayi, cam, kağıt ve medikal ürünlerin gümrük tarife istatistik pozisyonları (GTİP) tamamen güncellenerek yeni vergi oranları set edildi. Özellikle plastik ve diğer malzemelerden yapılan oyuncak çeşitlerinde ilave gümrük vergileri %15 ile %25 arasında değişen oranlarda yeniden düzenlendi.</p>

<p id="p-rc_0b33de26eafb2b76-141">Gıda sektöründe ise özellikle makarna ithalatına yönelik yeni bir bariyer getirildi. Liste 4'e eklenen yeni düzenleme uyarınca; Avrupa Birliği, Güney Kore ve Malezya gibi serbest ticaret anlaşmamız olan ülkelerden yapılacak makarna ithalatında vergi %0 olarak korunurken, diğer ülkelerden yapılacak pişirilmiş veya doldurulmuş makarna ithalatına %10 oranında ilave gümrük vergisi uygulanmaya başlanacak.</p>

<h3><strong>İthalatçılara 30 Günlük Geçiş Kolaylığı</strong></h3>

<p id="p-rc_0b33de26eafb2b76-142">Kararla birlikte ilave gümrük vergisi ihdas edilen veya vergi oranları artırılan ürünler için ithalatçıları koruyan bir geçiş süreci maddesi de karara eklendi. Sektör temsilcilerinin yoldaki veya limandaki yüklemeler nedeniyle ani mağduriyetler yaşamaması adına; bugünden itibaren sonraki 30 gün içinde (otuzuncu gün dahil) tescil edilecek gümrük beyannamelerinde bu karardan önceki eski ve avantajlı ilave gümrük vergisi oranları geçerli olacak.</p>

<p id="p-rc_0b33de26eafb2b76-143">Bugün itibarıyla doğrudan yürürlüğe giren ve hükümlerini Ticaret Bakanlığı’nın yürüteceği bu yeni döneme karşı, ithalatçı firmaların ve gümrük müşavirlerinin beyan süreçlerini yeni listelere göre hızla revize etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yücel Bayluk</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Özel</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/bugunden-itibaren-gecerli-bu-urunleri-ithal-edenler-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/01/ithalat-aa-stok.webp" type="image/jpeg" length="29927"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İthalat Rejiminde Yeni Düzenleme: Birçok Sektörde Vergiler ve Ek Yükümlülükler Yeniden Belirlendi!]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/ithalat-rejiminde-yeni-duzenleme-bircok-sektorde-vergiler-ve-ek-yukumlulukler-yeniden-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/ithalat-rejiminde-yeni-duzenleme-bircok-sektorde-vergiler-ve-ek-yukumlulukler-yeniden-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Kararı ile gıda, tekstil, plastik, otomotiv yan sanayisi ve oyuncak sektörlerini doğrudan etkileyen yeni ithalat vergileri ve ton başına ek mali yükümlülükler yürürlüğe girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>5ocakgazetesi.com</strong></i></p>

<p id="p-rc_260770f6f0dbc1e3-65">Tarımdan tekstile, otomotiv yan sanayisinden kimya ve oyuncak sektörüne kadar geniş bir ürün yelpazesini kapsayan yeni düzenleme, dış ticarette kartları yeniden dağıtacak nitelikte. Kararla birlikte birçok kalemde gümrük vergileri güncellenirken, yerli üreticiyi korumaya yönelik ton başına dolar bazlı ek mali yükümlülükler de devreye alındı.</p>

<h3><strong>Tarım ve Gıda Sektöründe Dönemsel Ayarlamalar</strong></h3>

<p id="p-rc_260770f6f0dbc1e3-66">Düzenlemeye göre, gıda ve tarım ithalatçılarını yakından ilgilendiren kritik adımlar atıldı. İç piyasa dengelerini korumak amacıyla soğan yumruları ve ürünlerinin ithalatında gümrük vergisi 31 Ağustos 2026 tarihine kadar geçici olarak %5’e çekildi. Buna karşın, belirli meyve ve sert kabuklu meyve gruplarının ithalatına ton başına 738 ila 1.772 ABD doları arasında değişen çok ciddi ek mali yükümlülükler getirildi. Baharat ithalatında ise biber ürünleri için genel gümrük vergisi %41’e yükseltilirken, Bosna-Hersek, Kosova ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi anlaşmalı ülkelere sıfır gümrük vergisi muafiyeti tanınmaya devam edecek.</p>

<p id="p-rc_260770f6f0dbc1e3-67">Öte yandan, gıda ve ilaç sanayisinde hammadde olarak kullanılan şeker türevlerinde "nihai kullanım" esası getirildi. Buna göre, ithal edilen ürünler tıbbi mama ve enteral beslenme ürünlerinde kullanılacaksa %20 vergiye tabi olurken, hemodiyaliz solüsyonu imalatında kullanılması durumunda vergisiz (%0) ithal edilebilecek.</p>

<h3><strong>Sanayi, Plastik ve Tekstile "DTÖ Dışı Ülke" Koruması</strong></h3>

<p id="p-rc_260770f6f0dbc1e3-68">Karar, özellikle yerli plastik, kimya ve tekstil üreticilerini sevindirecek korumacı tedbirler içeriyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyesi olmayan ülkelerden (Azerbaycan hariç) yapılacak plastik ambalaj ve polimer ithalatına ton başına 328 ABD doları ek mali yükümlülük getirildi. Ayrıca, tekstil sektörünün en önemli girdilerinden olan sentetik ve suni liflerin ithalatında, yine DTÖ üyesi olmayan ülkeler için gümrük vergisi oranı 21 Eylül 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere %20 gibi yüksek bir seviyeye çıkarıldı. Bu adımlarla yerli sanayicinin haksız rekabete karşı korunması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Otomotiv Yan Sanayisi ve Oyuncak Sektörü de Listede</strong></h3>

<p id="p-rc_260770f6f0dbc1e3-69">Düzenleme kapsamında otomotiv yan sanayi (süspansiyon ve debriyaj aksamları) ile oyuncak sektöründeki gümrük tarife satırları tamamen güncellenerek uluslararası normlara uygun hale getirildi. Avrupa Birliği menşeli otomotiv ve oyuncak ithalatında %0 vergi avantajı korunurken, diğer ülkelerden yapılacak ithalatlar için ürün çeşidine göre değişen oranlarda yeni gümrük vergileri set edildi.</p>

<h3><strong>İthalatçılara 30 Günlük Mağduriyet Kalkanı</strong></h3>

<p id="p-rc_260770f6f0dbc1e3-70">Kararla birlikte vergi oranları artan veya yeni ek mali yükümlülük getirilen ürünler için ithalatçıları sevindiren bir geçiş süreci maddesi de karara eklendi. Sektör temsilcilerinin yoldaki veya limandaki yüklemeler nedeniyle mağdur olmaması adına, bugünden itibaren sonraki 30 gün içinde (10 Ağustos 2026 dahil) tescil edilecek gümrük beyannamelerinde bu karardan önceki eski ve avantajlı vergi oranları uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_260770f6f0dbc1e3-71">Bugün itibarıyla doğrudan yürürlüğe giren ve hükümlerini Ticaret Bakanlığı’nın yürüteceği bu yeni döneme karşı, gümrük müşavirleri ve ithalatçı firmaların cezai yaptırımlarla karşılaşmamak adına beyan süreçlerini yeni GTİP kodlarına göre hızla revize etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Toytekin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/ithalat-rejiminde-yeni-duzenleme-bircok-sektorde-vergiler-ve-ek-yukumlulukler-yeniden-belirlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2025/12/780x411-esnafa-vergi-muafiyeti-ne-zaman-baslayacak-hangi-esnaflar-vergiden-muaf-olacak-1631947924368.jpg" type="image/jpeg" length="24285"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Halisçelik “Büyüme Rakamları Yükseliyor, Geçim Mücadelesi Derinleşiyor”]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/doc-dr-haliscelik-buyume-rakamlari-yukseliyor-gecim-mucadelesi-derinlesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/doc-dr-haliscelik-buyume-rakamlari-yukseliyor-gecim-mucadelesi-derinlesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı eski bürokratlarından, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Türkiye ekonomisindeki gelir dağılımı sorununu kapsamlı bir değerlendirmeyle ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>5 OCAK ÖZEL HABER</strong></p>

<p>Halisçelik, açıklanan büyüme rakamları ile vatandaşın günlük yaşamda hissettiği ekonomik gerçeklik arasında giderek açılan farkın sosyal adalet duygusunu zedelediğini belirterek, "Ekonomik başarı yalnızca büyüme oranlarıyla değil, emeğin insanca yaşamı sağlayıp sağlamadığıyla ölçülmelidir" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>GEÇİM SORUNU BÜYÜMENİN ÖNÜNE GEÇTİ</strong></h2>

<p>Türkiye'de son yıllarda uygulanan ekonomi politikalarının en çok tartışılan başlıklarından biri olan gelir dağılımı ve satın alma gücü, Hazine ve Maliye Bakanlığı eski bürokratlarından Doç. Dr. Ergül Halisçelik'in hazırladığı kapsamlı değerlendirmeyle yeniden gündeme geldi. Bir dönem Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevini de yürüten, halen Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak görev yapan Halisçelik, Türkiye'de ekonomik büyüme verileri ile vatandaşın hissettiği ekonomik gerçeklik arasındaki farkın giderek derinleştiğini ifade etti. Doç. Dr. Halisçelik'e göre ekonomik performans yalnızca büyüme oranları, ihracat rakamları veya makroekonomik göstergeler üzerinden değerlendirilemez. Asıl ölçütün çalışanların, emeklilerin ve dar gelirli kesimlerin yaşam standartları olduğunu belirten Halisçelik, yüksek enflasyon ortamında ücret artışlarının kısa sürede eridiğini, bunun da toplumun geniş kesimlerinde ciddi refah kaybına yol açtığını dile getirdi. Ekonomide yaşanan sıkıntının yalnızca fiyat artışlarından ibaret olmadığını vurgulayan Halisçelik, yaşanan sürecin aynı zamanda gelir dağılımını etkileyen yapısal bir "bölüşüm krizi" niteliği taşıdığı görüşünü savundu.</p>

<h2><strong>"ZAM VAR AMA GEÇİM YOK"</strong></h2>

<p>Temmuz 2026'da açıklanan ücret artışlarının kamuoyunda ilk bakışta yüksek oranlar olarak değerlendirildiğini belirten Halisçelik, artışların yüksek enflasyon karşısında vatandaşın satın alma gücünü korumaya yetmediğini belirtti. Memur ve memur emeklilerine yüzde 13,51, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ise yüzde 17,76 oranında zam yapıldığını hatırlatan Halisçelik, bu artışların temel tüketim harcamalarındaki yükseliş nedeniyle kısa sürede etkisini kaybettiğini söyledi. Değerlendirmesinde, milyonlarca vatandaş açısından ekonomik tablonun artık "Zam var, geçim yok" cümlesiyle özetlenebileceğini belirten Doç. Dr. Ergül Halisçelik, istatistiklerde görülen büyüme ile mutfaktaki küçülmenin aynı anda yaşandığını ifade etti.</p>

<h2><strong>ENFLASYON VERİLERİ TARTIŞILIYOR</strong></h2>

<p>Halisçelik'in dikkat çektiği başlıklardan biri de farklı kurumların açıkladığı enflasyon rakamları oldu.</p>

<p>Temmuz 2026 döneminde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yıllık tüketici enflasyonunu yüzde 32,11 olarak açıklarken, bağımsız akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) aynı dönemde yıllık enflasyonu yüzde 51,49 olarak hesapladı. İstanbul Ticaret Odası'nın İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi ise yıllık fiyat artışını yüzde 35,94 seviyesinde ölçtü. Halisçelik, aynı döneme ilişkin farklı kurumlar tarafından açıklanan veriler arasındaki belirgin farkın yalnızca teknik bir metodoloji tartışması olmaktan çıktığını ifade ederek, vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı fiyatlarla resmi veriler arasında oluşan algı farkının ekonomi yönetimine duyulan güven üzerinde etkili olduğunu söyledi. Ekonomik kararların güvenilir istatistikler üzerine kurulması gerektiğini belirten Halisçelik, ücret artışlarından sosyal yardımlara kadar birçok düzenlemenin resmi enflasyon verileri esas alınarak belirlendiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>SATIN ALMA GÜCÜ GERİLİYOR</strong></h2>

<p>Halisçelik değerlendirmesinde, ücretlerde görülen nominal artışların reel anlamda aynı sonucu doğurmadığına da işaret etti. 2026 yılı için net 28 bin 75 lira olarak belirlenen asgari ücrette yıl ortasında herhangi bir artış yapılmamasının yüksek enflasyon karşısında çalışanların alım gücünü olumsuz etkilediğini belirten Doç. Dr. Halisçelik, ücretlerin fiyat artışları karşısında her geçen ay reel olarak değer kaybettiğini ifade etti. Benzer durumun emekliler açısından da yaşandığını kaydeden Halisçelik, en düşük emekli aylığında yapılan artışın tek başına yaşam standardını yükseltmeye yetmediğini, önemli olanın maaşın tutarından çok o gelirle sürdürülebilir bir yaşam kurulup kurulamadığı olduğunu söyledi. Halisçelik, ücretlerin sürekli fiyat artışlarının gerisinde kalmasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal sonuçlar doğurduğunu belirterek, orta gelir grubunun daraldığını, tasarruf imkanlarının azaldığını ve gelecek kaygısının arttığını dile getirdi.</p>

<h2><strong>SORUN ORAN DEĞİL, REFAHIN KORUNMASI</strong></h2>

<p>Ekonomik değerlendirmesinde ücret artışlarının oranından ziyade vatandaşın satın alma gücünün korunmasının önem taşıdığına dikkat çeken Halisçelik, maaş artışlarının kısa sürede enflasyon karşısında etkisini yitirmesinin kalıcı refah sağlamadığını kaydetti. Halisçelik'e göre ücret belirleme mekanizmasının yaşam maliyetlerinden uzaklaşması, çalışanların her ücret artışından kısa süre sonra yeniden geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Ekonomik büyümenin toplumun geniş kesimlerinin yaşam standardına yansımadığı sürece sürdürülebilir kalkınmadan söz etmenin güç olduğunu belirten Halisçelik, gelir dağılımı politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Türkiye'nin derinleşen bölüşüm krizini kaleme aldı.</p>

<h2><strong> İŞTE DOÇ. DR. HALİSÇELİK’İN O YAZISI:</strong><br />
<br />
<strong>  Zam var, geçim yok; büyüme var, refah yok!</strong></h2>

<p>Bir ülkede ekonomik başarının gerçek ölçüsü, açıklanan büyüme oranları ya da makroekonomik göstergeler değil; vatandaşlarının emeğiyle ne ölçüde insanca yaşayabildiğidir. Bugün Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekli açısından ekonomik gerçeklik, giderek ağırlaşan bir geçim mücadelesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yüksek enflasyonun kalıcılaştığı ve gelir artışlarının yaşam maliyetlerini karşılamakta yetersiz kaldığı mevcut tabloda, asgari ücret fiilen toplumun geniş kesimlerinin referans gelirine dönüşürken, açlık sınırının altında kalan ücret düzeyi yaygın bir refah kaybını beraberinde getirmektedir.</p>

<p>Bu süreç, yalnızca fiyatların yükselmesinden ibaret bir ekonomik sorun değildir. Aynı zamanda gelir dağılımını bozan, toplumsal adalet duygusunu aşındıran ve sosyal devlet anlayışını ciddi biçimde sınayan bir bölüşüm krizidir. Temmuz 2026 ücret düzenlemeleri de bu yapısal sorunu bütün açıklığıyla ortaya koymuştur. Kamuoyuna sunulan yüzdesel artışlara rağmen çalışanların ve emeklilerin satın alma gücü gerilemeye devam etmiş, geniş toplum kesimlerinin gündelik yaşamında değişen çok fazla şey olmamıştır.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye’de ücretlilerin giderek büyüyen bir bölümü için ekonomik tablo artık tek bir cümleyle özetlenmektedir: Zam var, geçim yok. Açlık sınırının altında kalan gelirlerle milyonlarca insan, istatistiklerde büyüyen ancak mutfakta küçülen bir ekonominin yükünü taşımaktadır. Rakamların oluşturduğu iyimser görünüm ile sokağın hissedilen gerçekliği arasındaki mesafe açıldıkça, toplumsal adalet duygusu zedelenmekte ve ekonomi politikalarına duyulan güven aşınmaktadır. </p>

<h2><strong>VERİ GÜVENİLİRLİĞİNDE MEŞRUİYET KRİZLERİ: Üç Farklı Enflasyonun Ekonomi Politiği</strong></h2>

<p>Ekonomik istikrarın ve sağlıklı politika üretiminin ön koşulu, güvenilir veridir. Çünkü enflasyondan büyümeye, ücret politikalarından sosyal yardımlara kadar tüm ekonomik kararlar, açıklanan istatistikler üzerine inşa edilir. Ancak verilerin toplum nezdindeki inandırıcılığını kaybetmesi halinde, yalnızca ekonomik göstergeler değil, ekonomi yönetiminin meşruiyeti de tartışma konusu hâline gelir.</p>

<p>Temmuz 2026 döneminde açıklanan enflasyon verileri, Türkiye ekonomisinin karşı karşıya bulunduğu güven ve algı sorununu bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır. TÜİK, tüketici fiyatlarının aylık bazda yüzde 0,99, yıllık bazda ise yüzde 32,11 arttığını açıklarken; bağımsız akademisyenlerden oluşan ENAG aynı dönemde aylık enflasyonu yüzde 1,94, yıllık enflasyonu ise yüzde 51,49 olarak hesaplamıştır. Sahadan gelen fiyat hareketlerini yansıtan önemli göstergelerden biri olan İstanbul Ticaret Odası’nın İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi de fiyatların aylık yüzde 1,14, yıllık ise yüzde 35,94 oranında arttığına işaret etmektedir.</p>

<p>Aynı döneme ilişkin üç farklı kurum tarafından açıklanan bu veriler arasındaki geniş makas, artık teknik bir metodoloji tartışmasının ötesine geçmiştir. Çünkü vatandaşın markette, pazarda ve faturalarında karşılaştığı hayat pahalılığı ile açıklanan resmi veriler arasındaki fark büyüdükçe, ekonomik göstergelerin toplumsal karşılığı zayıflamaktadır. İnsanlar kendi yaşadıkları gerçekliği esas almakta, açıklanan rakamlar ise ikna gücünü giderek kaybetmektedir.</p>

<p>Sorun yalnızca istatistiksel bir farklılık değildir. Enflasyon verileri ücret artışlarından emekli maaşlarına, sosyal yardım kalemlerinden kamu harcamalarına kadar çok geniş bir alanı doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle ölçülen enflasyon ile hissedilen enflasyon arasındaki mesafe büyüdüğünde, gelir dağılımı üzerindeki baskı da artmaktadır. Özellikle maaş ve aylık artışlarının resmi enflasyon verileri üzerinden belirlendiği bir sistemde, geniş toplum kesimleri satın alma güçlerini her geçen ay biraz daha kaybetmektedir.</p>

<p>Ekonomide güven, para politikası kadar önemli bir sermayedir. Verilere duyulan güvenin aşınması ise yalnızca ekonomik beklentileri değil, toplumsal adalet algısını da zedelemektedir. Bugün Türkiye'nin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri, enflasyonun yüksekliği kadar, enflasyonun nasıl ölçüldüğü ve açıklanan verilerin toplum tarafından ne ölçüde güvenilir bulunduğudur. Çünkü rakamlarla hayat arasındaki mesafe büyüdükçe, ekonomik gerçeklik ile toplumsal algı arasındaki kopuş da derinleşmektedir.</p>

<h2><strong>SATIN ALMA GÜCÜNÜN REEL ÇÖKÜŞÜ: Temmuz Zamları Kimin Derdine Derman?</strong></h2>

<p>Yüksek enflasyon dönemlerinde ücret artışları çoğu zaman bir refah artışını değil, geçmiş kayıpların kısmen telafi edilmesini ifade eder. Türkiye'de son yıllarda yaşanan süreç de tam olarak budur. Maaşlar rakamsal olarak yükselirken, vatandaşın satın alma gücü aynı ölçüde artmamakta; hatta birçok durumda gerilemeye devam etmektedir. Bu nedenle ücretlerdeki değişimi değerlendirirken nominal artışlara değil, o gelirin günlük hayatta ne kadar karşılık bulduğuna bakmak gerekir.</p>

<p>Temmuz 2026 itibarıyla kamu görevlileri ve memur emeklilerine yüzde 13,51, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ise yüzde 17,76 oranında artış yapılmıştır. İlk bakışta dikkat çekici görünen bu oranlar, yüksek enflasyonun aşındırıcı etkisi ve hızla yükselen yaşam maliyetleri karşısında kalıcı bir iyileşme yaratmaktan uzaktır. Çünkü maaşlara yansıyan artış, çoğu zaman vatandaşın cebine girdiği gün temel ihtiyaç kalemlerindeki yeni fiyat artışlarıyla karşı karşıya kalmaktadır.</p>

<p>Bu tablonun en kırılgan halkasını ise asgari ücretliler oluşturmaktadır. 2026 yılı için net 28.075,50 TL olarak belirlenen asgari ücrette yıl ortasında herhangi bir güncelleme yapılmamış olması, milyonlarca çalışanı yüksek enflasyon karşısında korumasız bırakmıştır. Fiyatların sürekli yükseldiği bir ortamda sabit kalan ücret, zaman içinde reel olarak küçülmekte ve çalışanların satın alma gücü her geçen ay biraz daha erimektedir.</p>

<p>Benzer bir durum emekliler açısından da geçerlidir. Uzun yıllar çalışarak ülke ekonomisine katkı sunan milyonlarca emekli, bugün gelirlerinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediği bir yaşam mücadelesi vermektedir. En düşük emekli aylığının 23.552 TL seviyesine yükseltilmiş olması, tek başına anlamlı bir iyileşme yaratmamaktadır. Çünkü mesele maaşın kaç lira olduğu değil, o maaşla ne kadar yaşam kurulabildiğidir.</p>

<p>Aslında yaşanan sorun ücretlerin artmaması değil, ücretlerin fiyatlar karşısında sürekli değer kaybetmesidir. Gelir artışları ile yaşam maliyetleri arasındaki fark büyüdükçe, çalışanlar ve emekliler daha fazla çalışıp daha az tüketebilen bir toplumsal kesime dönüşmektedir. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik sonuçlar da üretmektedir. Gelecek kaygısının artması, tasarruf imkanlarının ortadan kalkması ve orta sınıfın giderek daralması bunun en görünür sonuçlarıdır.</p>

<p>Dolayısıyla Temmuz zamlarının temel sorunu oranlarının düşük ya da yüksek olması değildir. Asıl sorun, ücret belirleme mekanizmasının hayatın gerçek maliyetinden kopuk hale gelmiş olmasıdır. Açıklanan yüzdeler ne kadar yüksek görünürse görünsün, eğer vatandaşın alım gücünü koruyamıyorsa bu artışlar refah üretmez; yalnızca yoksullaşmanın hızını bir süreliğine yavaşlatır.</p>

<h2><strong>YAŞAM MALİYETİNİN SINIR HATLARI: TÜRK-İŞ Verileri ve Sosyal Devletin Aşınması</strong></h2>

<p>Ekonomik göstergelerin toplum üzerindeki gerçek etkisini anlamanın en sağlıklı yolu, vatandaşın yaşam maliyeti ile gelir düzeyi arasındaki ilişkiye bakmaktır. Bu açıdan değerlendirildiğinde, TÜRK-İŞ'in Temmuz 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması, Türkiye'de çalışanların ve emeklilerin karşı karşıya bulunduğu geçim krizini bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.</p>

<p>Araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı, 35.758,88 TL'ye ulaşmıştır. Barınma, ulaşım, eğitim, sağlık, enerji ve diğer zorunlu harcamaların eklenmesiyle hesaplanan yoksulluk sınırı ise 116.478,40 TL seviyesine yükselmiştir. Bekâr bir çalışanın yaşayabilmesi için gerekli asgari aylık maliyet dahi 46.248,50 TL olarak hesaplanmaktadır.</p>

<p>Bu veriler, Türkiye’de gelir düzeyi ile yaşam maliyeti arasındaki makasın artık sürdürülebilir sınırların ötesine geçtiğini göstermektedir. Net 28.075,50 TL seviyesindeki asgari ücret, dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda harcamalarının yaklaşık yüzde 78,5’ini karşılayabilmektedir. Benzer şekilde, 23.552 TL’ye yükseltilen en düşük emekli aylığı ise açlık sınırının ancak yüzde 65,9’una ulaşabilmektedir. Başka bir ifadeyle, asgari ücretli bir çalışan ailesinin temel gıda ihtiyacını dahi eksiksiz karşılayamazken, milyonlarca emekli açlık sınırının oldukça altında bir gelirle yaşamını sürdürmek zorunda kalmaktadır. Bu tablo, tam zamanlı çalışma ya da uzun yıllara yayılan emeğin, temel ihtiyaçları karşılamaya yetmediği bir ekonomik gerçekliğe işaret etmektedir.</p>

<p>Oysa sosyal devlet anlayışının temel amacı, vatandaşlarını yalnızca yoksulluğun en alt sınırında tutmak değil; insan onuruna yakışır bir yaşam standardını güvence altına almaktır. Çalışanların emeğinin karşılığını alabildiği, emeklilerin hayatlarının son dönemlerini kaygı duymadan sürdürebildiği bir ekonomik düzen, sosyal devlet ilkesinin en temel gereğidir. Gelir düzeylerinin açlık sınırının altında kaldığı bir tabloda ise bu ilkenin hayata geçirildiğini söylemek giderek zorlaşmaktadır.</p>

<p>Sorunun dikkat çekici yönlerinden biri de asgari ücretin Türkiye'de fiilen bir taban ücret olmaktan çıkmış olmasıdır. Normal koşullarda asgari ücret, istihdam piyasasının alt sınırını belirleyen istisnai bir ücret düzeyi olmalıdır. Ancak bugün milyonlarca çalışan için temel gelir standardı hâline gelmiş durumdadır. Bu durum, ücret dağılımındaki sıkışmayı ve emek gelirlerinin genel seviyesindeki aşınmayı da ortaya koymaktadır.</p>

<p>TÜRK-İŞ verileri, yalnızca ekonomik bir tablo sunmamakta; aynı zamanda Türkiye'nin sosyal politika karnesini de gözler önüne sermektedir. Açlık sınırının altında kalan ücretler, yoksulluk sınırından giderek uzaklaşan gelirler ve yaşam maliyetleri karşısında zayıflayan satın alma gücü, meselenin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet ve toplumsal refah sorunu olduğunu göstermektedir. Çünkü bir ülkede çalışanların ve emeklilerin önemli bir bölümü geçim kaygısıyla yaşamını sürdürüyorsa, tartışılması gereken yalnızca ücretlerin seviyesi değil, gelir dağılımının adaleti ve ekonomik büyümenin kimler için refah ürettiğidir.</p>

<h2><strong>MUTFAKTA YANGIN VAR AMA HER EV AYNI YANMIYOR: Gıda Enflasyonunun Sınıfsal Faturası</strong></h2>

<p>Enflasyon, toplumun tüm kesimlerini etkileyen bir ekonomik sorun olsa da etkileri herkes için aynı değildir. Gelir düzeyi düştükçe, hanelerin bütçelerinde gıda harcamalarının payı artmakta; bu nedenle temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışları dar gelirli kesimler üzerinde çok daha ağır sonuçlar doğurmaktadır. İktisat literatüründe Engel Yasası olarak bilinen bu gerçeklik, Türkiye’de yaşanan gıda enflasyonunun neden bir sınıfsal adalet meselesine dönüştüğünü açıkça ortaya koymaktadır.</p>

<p>Temmuz 2026 verileri bu tabloyu doğrular niteliktedir. TÜİK’e göre gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki yıllık fiyat artışı yüzde 35,45 seviyesindedir. TÜRK-İŞ’in hesaplamalarına göre ise dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda için yapmak zorunda olduğu harcamalardaki yıllık artış yüzde 36,93’e ulaşmıştır. Mutfaktaki bu maliyet baskısı, genel enflasyon oranlarının çok ötesinde hissedilmektedir. Çünkü düşük gelirli haneler, bütçelerinin önemli bölümünü barınma ve gıda gibi vazgeçilmez harcamalara ayırmak zorundadır.</p>

<p>Ancak mesele yalnızca daha pahalı alışveriş yapmak değildir. Gıda fiyatları yükseldikçe haneler tüketim alışkanlıklarını da değiştirmektedir. Et, süt, yumurta, balık, taze sebze ve meyve gibi sağlıklı beslenmenin temel unsurları birçok aile için giderek daha zor ulaşılabilir hâle gelirken, daha ucuz ve besin değeri daha düşük ürünler zorunlu bir tercih hâline gelmektedir. Böylece enflasyon yalnızca sofradaki miktarı değil, tüketilen gıdanın niteliğini de etkilemektedir.</p>

<p>Bu durumun en ağır bedelini ise çocuklar ödemektedir. Yetersiz ve dengesiz beslenme, çocukların fiziksel gelişiminden bilişsel performansına, okul başarısından uzun vadeli sağlık durumuna kadar geniş bir alanda olumsuz sonuçlar yaratmaktadır. Dolayısıyla gıda enflasyonu yalnızca bugünün tüketim sorunu değil; geleceğin insan sermayesini, eğitim kalitesini ve toplumsal kalkınma kapasitesini etkileyen stratejik bir meseledir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan artan gıda maliyetleri, hanelerin diğer temel ihtiyaçlarından feragat etmelerine de neden olmaktadır. Mutfak harcamalarını karşılayabilmek için eğitimden, kültürel faaliyetlerden, sosyal yaşamdan veya sağlık harcamalarından vazgeçmek zorunda kalan aileler, zamanla çok boyutlu bir yoksulluk sarmalının içine sürüklenmektedir. Bu nedenle gıda enflasyonunun etkileri yalnızca market raflarında değil, toplumun genel yaşam kalitesinde de hissedilmektedir.</p>

<p>Sonuç olarak gıda enflasyonu, sıradan bir fiyat artışı problemi olarak görülemez. Halk sağlığını, fırsat eşitliğini, sosyal adaleti ve toplumsal refahı doğrudan etkileyen yapısal bir sorundur. Sofrada başlayan daralma, zamanla yaşam standartlarının gerilemesine, eşitsizliklerin derinleşmesine ve toplumsal hareketliliğin zayıflamasına yol açmaktadır. Bu yönüyle mutfak enflasyonu, ekonomik krizin en sessiz ancak en yıkıcı yüzlerinden biridir. Çünkü etkileri istatistik tablolarında değil, her gün milyonlarca hanenin yaşamında hissedilmektedir.</p>

<h2><strong>YAZ GÜNEŞİ CÜZDANI ISITMIYOR: Mevsimsel İllüzyonun Getirdiği Geçici Rahatlama</strong></h2>

<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tarımsal üretimdeki artışın etkisiyle bazı gıda ürünlerinde fiyat artış hızının yavaşlaması ve ısınma giderlerinin geçici olarak azalması, ekonomide kısa süreli bir rahatlama algısı yaratabilmektedir. Ancak bu tablo, yapısal sorunların çözüldüğü anlamına gelmemektedir. Aksine, derinleşen geçim krizinin üzerini örten mevsimsel bir perdenin varlığına işaret etmektedir.</p>

<p>Çünkü hanelerin bütçesini zorlayan temel kalemler yalnızca gıda harcamalarından ibaret değildir. Yüksek kira bedelleri, ulaşım maliyetleri, eğitim giderleri ve sağlık harcamaları yaz-kış demeden artmaya devam etmektedir. Özellikle sonbaharla birlikte başlayacak eğitim dönemi ve kış aylarında yükselen enerji tüketimi, bugün hissedilen göreli rahatlamanın ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyacaktır.</p>

<p>Nitekim son yılların deneyimi göstermektedir ki, yaz aylarında geçici olarak yavaşlayan fiyat baskısı, sonbahar ve kış döneminde yeniden hanelerin gündemine oturmaktadır. Bu nedenle birkaç aylık göreli iyileşmeleri kalıcı bir ekonomik düzelme olarak yorumlamak yanıltıcı olacaktır.</p>

<p>Gerçek mesele, mevsimsel etkilerden bağımsız olarak vatandaşın gelirinin yaşam maliyetlerini karşılayıp karşılamadığıdır. Eğer ücretler açlık ve yoksulluk sınırlarının gerisinde kalmaya devam ediyorsa, yazın serinleten istatistikleri kışın sert gerçekleri değiştirmeyecektir. Çünkü ekonomik refah, geçici fiyat hareketleriyle değil; sürdürülebilir gelir artışı ve adil bölüşüm politikalarıyla sağlanabilir.</p>

<h2><strong>SONUÇ: Yüzdesel Zam Çarkından İnsanca Yaşam Standardına</strong></h2>

<p>Ekonomik göstergeler iyileşebilir, büyüme rakamları yükselebilir ve maaşlara yeni zamlar yapılabilir. Ancak çalışanların sofrası küçülüyor, emeklilerin yaşam standardı geriliyor ve milyonlarca insan ay sonunu getirmekte zorlanıyorsa, ortada çözülmesi gereken temel bir bölüşüm sorunu var demektir.</p>

<p>Dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 35.759 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 116.478 TL’ye ulaştığı bir ortamda; 28.075 TL seviyesindeki asgari ücretin ve 23.552 TL düzeyindeki en düşük emekli aylığının insanca bir yaşamı güvence altına alabildiğini söylemek mümkün değildir. Bu tablo, milyonlarca insanın tam zamanlı çalışmasına veya uzun yıllar emek vermesine rağmen temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını göstermektedir.</p>

<p>Bu nedenle tartışılması gereken konu, memura yüzde 13,51 ya da emekliye yüzde 17,76 oranında zam yapılıp yapılmadığı değildir. Asıl mesele, bu artışların insanların satın alma gücünü koruyup koruyamadığı, onları yoksulluk riskinden uzaklaştırıp uzaklaştıramadığıdır. Çünkü ekonomik politikaların başarısı, açıklanan yüzdelerle değil, vatandaşın günlük hayatında yarattığı somut karşılıkla ölçülür.</p>

<p>Ekonomi yalnızca üretim ve büyüme rakamlarından ibaret değildir; aynı zamanda adil bölüşüm meselesidir. Eğer büyümeden elde edilen refah toplumun geniş kesimlerine yansımıyor, emeğin milli gelirden aldığı pay geriliyor ve çalışanlar her geçen gün daha fazla geçim kaygısı taşıyorsa, ortada sürdürülebilir bir kalkınmadan söz etmek güçleşir. Gerçek refah, üretilen değerin toplumun tüm kesimleriyle adil biçimde paylaşılmasıyla mümkündür.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şey, dönemsel ve sınırlı ücret güncellemelerinden çok daha kapsamlı bir gelir politikası dönüşümüdür. Ücret belirleme süreçleri; gerçek yaşam maliyetlerini, açlık ve yoksulluk sınırlarını, dar gelirli kesimlerin maruz kaldığı gıda enflasyonunu ve ekonomik büyümeden alınacak adil refah payını esas alan yeni bir anlayışla yeniden kurgulanmalıdır.</p>

<p>Çünkü sosyal devletin görevi yoksulluğu yönetmek değil, yurttaşlarını yoksulluğa karşı korumaktır. Türkiye’nin önündeki temel tercih de tam olarak budur: Ya emeği enflasyon karşısında sürekli değer kaybeden mevcut düzen sürdürülecek ya da insan onuruna yaraşır yaşamı, gelir adaletini ve sosyal refahı merkeze alan yeni bir ekonomik yaklaşım inşa edilecektir. Kalıcı toplumsal huzurun ve sürdürülebilir kalkınmanın yolu da buradan geçmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/doc-dr-haliscelik-buyume-rakamlari-yukseliyor-gecim-mucadelesi-derinlesiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/04/ergul-haliscelik-4-nisan-1.jpeg" type="image/jpeg" length="51338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Artık Maaş Yetmiyor! Gençler İşe Girerken İlk Olarak Bunu Soruyor]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/artik-maas-yetmiyor-gencler-ise-girerken-ilk-olarak-bunu-soruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/artik-maas-yetmiyor-gencler-ise-girerken-ilk-olarak-bunu-soruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş dünyasında çalışan beklentileri hızla değişirken, şirketler de nitelikli personeli elde tutabilmek için yeni uygulamaları hayata geçiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsan kaynakları uzmanları, özellikle genç profesyoneller arasında artan stres, tükenmişlik ve iş-yaşam dengesi sorunlarının işten ayrılmalarda önemli rol oynadığını belirtiyor. Bu değişim, işverenleri grup sağlık sigortalarına psikolojik destek hizmetlerini eklemeye yöneltti.</p>

<h3><strong>İstifaların önemli bölümünde stres ve tükenmişlik etkili</strong></h3>

<p>Uzmanların paylaştığı verilere göre şirketlerde yaşanan istifaların yaklaşık yüzde 40'ı stres ve tükenmişlik sendromuyla ilişkilendiriliyor. Türkiye'de yıllık antidepresan kullanımının 65 milyon kutuyu aşması ve psikiyatri başvurularının 9 milyonun üzerine çıkması da ruh sağlığının çalışma hayatındaki önemini gözler önüne seriyor.</p>

<p>Şirketler açısından sık personel değişimi; işe alım, eğitim ve adaptasyon süreçlerinde ciddi maliyetlere neden olurken, işverenler bu kayıpları azaltacak çözümlere yöneliyor.</p>

<h3><strong>İşe girerken ilk sorulan konulardan biri psikolojik destek oldu</strong></h3>

<p>Geçmişte özel sağlık sigortalarında en çok yatarak tedavi kapsamı ve anlaşmalı hastaneler sorgulanırken, artık tablo değişti. Özellikle teknoloji, finans ve medya gibi yoğun tempolu sektörlerde çalışan adayları, işe başlamadan önce "Psikolog ve psikiyatri desteği var mı?" sorusunu yöneltiyor.</p>

<p>Sektör temsilcilerine göre psikolojik destek teminatı artık çalışanlara sunulan ek bir avantaj olmaktan çıkıp, nitelikli personeli elde tutabilmek için önemli bir standart haline geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Maaş kadar değer görmek de önem kazandı</strong></h3>

<p>İnsan kaynakları uzmanları, yeni nesil çalışanların yalnızca yüksek maaş beklentisi içinde olmadığını, iş yerinde değer görmek, sağlıklı çalışma ortamında bulunmak ve iş-yaşam dengesini koruyabilmenin de tercihleri belirlediğini ifade ediyor.</p>

<p>Uzmanlara göre genç çalışanlar, yoğun stres yaşadıklarında kuruma bağlılıklarını daha hızlı kaybedebiliyor ve istifayı daha kolay bir seçenek olarak değerlendirebiliyor.</p>

<h3><strong>Terapi ücretleri yükselince şirketler devreye girdi</strong></h3>

<p>Özel psikolojik danışmanlık hizmetlerinin maliyetinin artması da çalışanların profesyonel destek almasını zorlaştırıyor. Uzman klinik psikolog seans ücretlerinin 3 bin ila 9 bin lira arasında değişmesi nedeniyle birçok kişi düzenli terapi hizmetine erişemiyor.</p>

<p>Bu nedenle pek çok şirket, grup sağlık sigortalarına yıllık 4 ila 6 seans psikolojik danışmanlık hizmeti eklemeye başladı. Bazı poliçelerde yüz yüze görüşmelerin yanı sıra çevrim içi terapi seçenekleri de sunuluyor.</p>

<h3><strong>Amaç hem çalışanı hem şirketi korumak</strong></h3>

<p>İşverenler, psikolojik destek uygulamalarıyla çalışanların stres yönetimini güçlendirmeyi, tükenmişlik riskini azaltmayı ve kurumsal bağlılığı artırmayı hedefliyor. Uzmanlar, ruh sağlığına yapılan yatırımın yalnızca çalışan memnuniyetini değil, aynı zamanda verimliliği ve şirketlerin uzun vadeli başarısını da olumlu etkilediğini belirtiyor.</p>

<p>İnsan kaynakları uzmanlarına göre çalışma hayatında yeni dönemin en önemli unsurlarından biri, çalışanların yalnızca maddi değil, psikolojik açıdan da desteklenmesi olacak. Bu nedenle önümüzdeki süreçte ruh sağlığı hizmetlerinin kurumsal yan haklar arasında daha yaygın şekilde yer alması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/artik-maas-yetmiyor-gencler-ise-girerken-ilk-olarak-bunu-soruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/03/kariyer-istihdam-1.png" type="image/jpeg" length="55794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana'nın Kırmızı Gururu! Türkiye'nin En Çok Karpuzu Bu Topraklarda Yetişiyor]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/adananin-kirmizi-gururu-turkiyenin-en-cok-karpuzu-bu-topraklarda-yetisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/adananin-kirmizi-gururu-turkiyenin-en-cok-karpuzu-bu-topraklarda-yetisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana, bereketli Çukurova topraklarında yetişen ürünleriyle Türkiye tarımındaki liderliğini sürdürmeye devam ediyor. 2025 yılı resmi verilerine göre karpuz üretiminde Türkiye'nin birinci sırasında yer alan Adana, ülke genelinde hasat edilen karpuzun yaklaşık yüzde 19'unu tek başına karşılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>5ocakgazetesi.com</strong></i></p>

<p>Yüksek üretim kapasitesi ve kaliteli ürünleriyle dikkat çeken Adana karpuzu, hem iç piyasada hem de ihracatta önemli bir yere sahip olmayı sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>648 Bin Tonluk Dev Rekolte</strong></h2>

<p>Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından paylaşılan verilere göre kentte yaklaşık <strong>105 bin dekar alanda karpuz üretimi</strong> gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Bu üretim alanlarından yıllık yaklaşık <strong>648 bin ton karpuz</strong> hasat edilirken, Adana bu rakamlarla Türkiye'nin en fazla karpuz üreten ili olma unvanını koruyor.</p>

<h2><strong>Yaz Sofralarının Vazgeçilmezi</strong></h2>

<p>Lezzeti, yüksek su oranı ve besin değeriyle öne çıkan Adana karpuzu, yaz aylarının en çok tüketilen meyveleri arasında yer alıyor.</p>

<h2><strong>Adana Tarımının En Güçlü Markalarından Biri</strong></h2>

<p>Yalnızca sofraları süslemekle kalmayan Adana karpuzu, bölge ekonomisine ve Türkiye'nin gıda arzına da önemli katkı sağlıyor.</p>

<p>Üreticilerin yıl boyunca verdiği emeğin karşılığı olarak hasat edilen karpuzlar, Türkiye'nin dört bir yanına gönderilirken ihracat yoluyla da yurt dışındaki pazarlara ulaştırılıyor.</p>

<h2><strong>Üreticilere Teşekkür Mesajı</strong></h2>

<p>Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, kentin tarımsal zenginliklerini tanıtmak amacıyla hazırladığı bilgilendirme serisinde Adana karpuzunun üretim gücüne dikkat çekerek, bu başarıda emeği bulunan tüm üreticilere teşekkür etti.</p>

<p>Yetkililer, Adana'nın tarımsal üretimde öne çıkan diğer ürünlerinin de kamuoyuyla paylaşılmaya devam edeceğini belirterek, Çukurova'nın bereketli topraklarının Türkiye tarımına katkı sunmayı sürdüreceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Toytekin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Özel</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/adananin-kirmizi-gururu-turkiyenin-en-cok-karpuzu-bu-topraklarda-yetisiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/07/chatgpt-image-10-tem-2026-09-47-49.png" type="image/jpeg" length="62110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Merkez Bankası Bilançosu Açıklandı: Yeni Faiz Oranları Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/merkez-bankasindan-kritik-hamle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/merkez-bankasindan-kritik-hamle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 3 Temmuz 2026 tarihli haftalık bilançosu ile reeskont ve avans işlemlerinde uygulanacak yeni faiz oranlarını yayımladı. Bankanın finansal durumunu gözler önüne seren verilere göre, TCMB’nin toplam aktif büyüklüğü 13 trilyon 14 milyar 840 milyon TL olarak gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_d56c71ad03c04ded-23"><i><strong>5ocakgazetesi.com</strong></i></p>

<p id="p-rc_d56c71ad03c04ded-24">Açıklanan bilançonun aktif kalemlerinde en dikkat çeken unsurlardan biri altın rezervleri oldu. Merkez Bankasının elinde bulundurduğu uluslararası standarttaki altınların toplam değeri 4 trilyon 555 milyar TL (yaklaşık 728,8 ton safi gram) olarak kayıtlara geçti. Bankanın yurt dışı bankalar bünyesindeki varlıkları 2 trilyon 848 milyar TL’yi bulurken, piyasaya sağlanan iç ve dış kredilerin toplamı ise 1 trilyon 132 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Bu kredilerin büyük bir kısmını, 991,7 milyar TL ile reeskont kredileri oluşturdu. Öte yandan, bankanın aktif tablosunda yer alan "Geçmiş Yıllar Zararı" kalemi ise 2 trilyon 574 milyar TL olarak güncellendi.</p>

<p id="p-rc_d56c71ad03c04ded-25">Bilançonun pasif, yani yükümlülükler tarafında ise piyasadaki likidite ve mevduat yapısı öne çıktı. Piyasada tedavülde bulunan banknotların toplam tutarı 946,7 milyar TL olarak açıklanırken, Merkez Bankası nezdindeki toplam mevduat hacmi 9 trilyon 594 milyar TL’ye ulaştı. Bu mevduatların 1 trilyon 574 milyar TL’si kamu sektörüne, 8 trilyon 3 milyar TL’si ise zorunlu karşılıklar dahil olmak üzere bankacılık sektörüne ait varlıklardan oluştu. Döviz kuru ve altın fiyatlarındaki hareketlerin muhasebeleştirildiği değerleme hesabı kalemi ise 869,9 milyar TL olarak kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Reeskont ve Avans Faizlerinde Yeni Dönem</strong></p>

<p id="p-rc_d56c71ad03c04ded-26">Merkez Bankası, bilanço verilerinin yanı sıra ticari hayatı ve kredi piyasalarını yakından ilgilendiren reeskont ve avans işlemlerindeki faiz oranlarında da değişikliğe gitti. Yapılan resmi duyuruya göre, vadelerine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto oranı yüzde 38,75 olarak belirlendi. Avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yüzde 39,75 seviyesine çekildi. Yeni faiz oranları ve bilanço yapısı, Merkez Bankasının sıkı para politikası duruşunun ve piyasadaki likidite yönetiminin güncel bir yansıması olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yücel Bayluk</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Özel</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/merkez-bankasindan-kritik-hamle</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2025/12/bankada-parasi-olanlar-dikkat-mevduatlar-icin-sinyal-geldi-merkezin-ardindan-harekete-3209305-202503211145-1-1.webp" type="image/jpeg" length="48549"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bedelli Askerlik Ücreti Açıklandı! İşte Yeni Tutar]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/bedelli-askerlik-ucreti-aciklandi-iste-yeni-tutar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/bedelli-askerlik-ucreti-aciklandi-iste-yeni-tutar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, 2026 yılının ikinci yarısında uygulanacak bedelli askerlik ücretini 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 2026 yılının ikinci yarısında uygulanacak bedelli askerlik ücretini açıkladı. Haftalık basın bilgilendirme toplantısında yapılan açıklamaya göre, yeni bedelli askerlik ücreti 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendi.</p>

<p>Bedelli askerlik ücretindeki artış, memur maaş katsayısındaki güncellemeyle birlikte yeniden hesaplandı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı altı aylık enflasyon verileri doğrultusunda memur maaşlarına yapılan yüzde 13,52 oranındaki zam, bedelli askerlik ücretine de yansıdı.</p>

<p>MSB, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Mali ve Sosyal Haklar Genelgesi doğrultusunda yeni ücretin yürürlüğe girdiğini belirtti. Açıklamada, bedelli askerlik başvurularının 7 Temmuz itibarıyla alınmaya başlandığı da ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte, 2026'nın ilk altı ayında 416 bin 361 lira 30 kuruş olan bedelli askerlik ücreti 472 bin 653 lira 60 kuruşa yükseldi.</p>

<p>Öte yandan, yoklama kaçağı ve bakaya durumundaki yükümlüler için ödenecek ek tutar da artırıldı. Buna göre söz konusu ödeme 4 bin 857 lira 55 kuruştan 5 bin 541 lira 29 kuruşa çıkarıldı. Yeni ücretler, 2026 yılının ikinci altı aylık döneminde geçerli olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/bedelli-askerlik-ucreti-aciklandi-iste-yeni-tutar</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/01/bedelli-askerlik.jpg" type="image/jpeg" length="76124"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İhracat Dünyasında Önemli Görev: Ali Can Yamanyılmaz TİM Yönetim Kurulunda!]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/ihracat-dunyasinda-onemli-gorev-ali-can-yamanyilmaz-tim-yonetim-kurulunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/ihracat-dunyasinda-onemli-gorev-ali-can-yamanyilmaz-tim-yonetim-kurulunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Başkan Yardımcısı Ali Can Yamanyılmaz, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kuruluna seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) bünyesinde yer alan Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nde (ASHİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini başarıyla yürüten Ali Can Yamanyılmaz, Türkiye ihracatının çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi.</p>

<p>İhracat camiasında sevinç ve memnuniyetle karşılanan bu gelişmenin ardından AKİB, yayınladığı tebrik mesajında Yamanyılmaz’a yeni görevinde başarılar diledi.</p>

<h3><strong>"Ülkemiz İhracatının Gelişimine Önemli Katkılar Sağlayacak"</strong></h3>

<p>AKİB'den yayınlanan mesajda, Ali Can Yamanyılmaz'ın üstlendiği bu kritik görevin Türkiye'nin ekonomik hedeflerine ulaşmasında büyük bir rol oynayacağına vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Başkan Yardımcısı Sayın Ali Can Yamanyılmaz’ın, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kuruluna seçilmesini en içten dileklerimizle tebrik ediyoruz.</p>

<p>Kendisinin, ülkemiz ihracatının gelişimine ve ihracat camiamızın ortak hedeflerine çok önemli katkılar sağlayacağına olan inancımız tamdır. Yeni görevinde üstün başarılar dileriz."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Akdeniz İhracatı TİM'de Güç Tazeledi</strong></h3>

<p>Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe Akdeniz bölgesinin dinamizmini ve potansiyelini başarıyla temsil eden Yamanyılmaz’ın TİM yönetimine girmesi, bölge ihracatçılarının sesinin merkezi yönetimde daha güçlü duyulması açısından stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Sektör temsilcileri de bu seçimin hem Akdeniz bölgesi hem de Türkiye geneli hayvansal mamuller ve su ürünleri ihracatı için yeni bir ivme yaratacağı görüşünde birleşiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/ihracat-dunyasinda-onemli-gorev-ali-can-yamanyilmaz-tim-yonetim-kurulunda</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/07/ali-can-yamanyilmaz-2.jpg" type="image/jpeg" length="52234"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Altın Yatırımcıları Dikkat! Uzmanlar 14 Temmuz'u İşaret Etti]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/altin-yatirimcilari-dikkat-uzmanlar-14-temmuzu-isaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/altin-yatirimcilari-dikkat-uzmanlar-14-temmuzu-isaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın piyasasında son günlerde yaşanan dalgalanmalar yatırımcıların dikkatini yeniden küresel gelişmelere çevirdi. Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilim ve yüksek faiz beklentileri altın fiyatları üzerinde baskı oluştururken, uzmanlar 14 Temmuz'da ABD'de açıklanacak enflasyon verisinin piyasaların yönü açısından belirleyici olacağını ifade ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a ilişkin açıklamaları ve bölgede artan tansiyon petrol fiyatlarını yükseltirken, güvenli liman olarak görülen altın beklenen yükselişi gösteremedi. Uzmanlara göre bunun en önemli nedeni, yüksek faiz ortamının faiz getirisi olmayan altına olan talebi sınırlaması.</p>

<h3><strong>Gözler 14 Temmuz'daki ABD Enflasyon Verisinde</strong></h3>

<p>Ekonomi uzmanları, altın fiyatlarında kalıcı bir yükseliş yaşanabilmesi için ABD'de açıklanacak haziran ayı enflasyon verilerinin beklentilerin altında gelmesi gerektiğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enflasyonda belirgin bir gerileme görülmesi durumunda, ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimi beklentilerinin güçlenebileceği ve bunun da altın fiyatlarını destekleyebileceği ifade ediliyor.</p>

<h3><strong>Altın Fiyatlarında Son Durum</strong></h3>

<p>9 Temmuz Perşembe günü itibarıyla piyasalarda öne çıkan fiyatlar şöyle:</p>

<ul>
 <li><strong>Gram altın:</strong> Alış 6.100 TL – Satış 6.175 TL</li>
 <li><strong>Çeyrek altın:</strong> Alış 10.101 TL – Satış 10.174 TL</li>
 <li><strong>Yarım altın:</strong> Alış 20.002 TL – Satış 20.129 TL</li>
 <li><strong>Tam altın:</strong> Alış 39.871 TL – Satış 40.159 TL</li>
 <li><strong>22 ayar bilezik (gram):</strong> Alış 5.575 TL – Satış 5.770 TL</li>
</ul>

<h3><strong>Haziran Ayının En Çok Kaybettiren Yatırımı Altın Oldu</strong></h3>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı reel getiri verilerine göre, haziran ayında en yüksek reel kazancı devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) ve vadeli mevduat sağladı.</p>

<p>Aynı dönemde <strong>külçe altın yüzde 6,64</strong>, BIST 100 endeksi yüzde 2,36 ve euro yüzde 0,62 oranında reel değer kaybetti. Son üç aylık verilere göre de altın, yatırımcısına <strong>yüzde 16,29</strong> oranında reel kayıp yaşattı.</p>

<p>Uzmanlar, altın yatırımcılarının kısa vadeli dalgalanmalara karşı temkinli hareket etmeleri ve özellikle <strong>14 Temmuz'da açıklanacak ABD enflasyon verisini</strong> yakından takip etmeleri gerektiğini belirtiyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/altin-yatirimcilari-dikkat-uzmanlar-14-temmuzu-isaret-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2025/12/altin-1.png" type="image/jpeg" length="64024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana'da Karpuz Hasadı Bitiyor! Tarladaki Fiyatlar Şaşırttı]]></title>
      <link>https://www.5ocakgazetesi.com/adanada-karpuz-hasadi-bitiyor-tarladaki-fiyatlar-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.5ocakgazetesi.com/adanada-karpuz-hasadi-bitiyor-tarladaki-fiyatlar-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin erkenci karpuz üretim merkezlerinden Adana'da mayıs ayında başlayan karpuz hasadında sezonun sonuna yaklaşıldı. Yaklaşık 110 bin dekarlık alanda gerçekleştirilen üretimde bu yıl 650 bin ton rekolte elde edilirken, talebin beklenen seviyeye ulaşmaması nedeniyle tarladaki fiyatlar geriledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin karpuz ihtiyacının önemli bölümünü karşılayan Adana'da üreticiler son ürünleri toplamaya devam ediyor. Tarlada siyah çekirdeksiz karpuz kilogramı 8 liradan, çizgili karpuz ise 9-10 liradan alıcı buluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Serin Hava Talebi Düşürdü</strong></h3>

<p>Üreticiler, yaz mevsiminde hava sıcaklıklarının beklenen seviyelere ulaşmamasının karpuz tüketimini olumsuz etkilediğini belirtti. Talebin azalmasıyla birlikte sezon başında yüksek seyreden fiyatlar her geçen gün geriledi.</p>

<h3><strong>"Hasat Yaklaşık 2 Hafta Sonra Tamamlanacak"</strong></h3>

<p>Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Adana'nın Türkiye karpuz üretiminin yaklaşık yüzde 25'ini tek başına karşıladığını<strong> </strong>belirterek, bu yıl ekim alanlarının geçen yıla göre yüzde 10 ila 15 oranında azaldığını söyledi.</p>

<p>Hasadın serin hava nedeniyle geciktiğini ifade eden Doğan, mayıs ayının üçüncü haftasında kilogramı 25 liradan satışa çıkan karpuzun bugün 8-10 lira seviyelerine kadar gerilediğini belirtti. Doğan, Adana'daki karpuz hasadının yaklaşık iki hafta içinde tamamlanacağını kaydetti.</p>

<p><img alt="Karpuz" height="720" src="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/07/karpuz.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>Üretici: "Beklediğimiz İlgi Oluşmadı"</strong></h3>

<p>225 dönümlük alanda siyah çekirdeksiz karpuz üretimi yapan Abdullah Pamuk ise sezonun sonuna gelindiğini belirterek, hava şartlarının ve düşük talebin üreticiyi olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Pamuk, vatandaşların bu yıl karpuza beklenen ilgiyi göstermediğini ifade ederek, satışların istenilen seviyeye ulaşmadığını dile getirdi. Üreticiler, önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının artmasının kalan ürünlerin satışına olumlu katkı sağlamasını umut ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.5ocakgazetesi.com/adanada-karpuz-hasadi-bitiyor-tarladaki-fiyatlar-sasirtti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://5ocakgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/5ocakgazetesi-com/uploads/2026/07/karpuzz.jpg" type="image/jpeg" length="33137"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
