Önceki 2 bölümde ”Andımız”ın yazarı Reşit Galip’i tanıtarak, Atatürk’le olan ilginç diyaloglarını anlatmıştık.
Bu bölümde ise ona nasıl kafa tuttuğuna geldi sıra.
Mustafa Kemal, Harbiye’den öğretmeni olan Esat Sagay hakkındaki sert sözleri için Reşit Galip’e sert çıktı;
“Burada bulunmayan hocam hakkında böyle konuşmanıza müsaade edemem; lütfen bu sözlerinizi, onun da bulunduğu ortamda konuşun” dedi.
Reşit Galip öfkeyle kafa tuttu ona;
“Biz karşılık beklemeden Ege Dağlarında mücadele ettik. Yırtık gömleklerle çalıştık, oysa siz bizi azarlıyorsunuz”
Sofra tel gibi gerilmişti.
Ama Mustafa Kemal babacan bir ses tonuyla karşılık verdi ona;
“Vakit hayli ilerledi, belli ki yoruldunuz… Buyurun istirahat edin” dedi.
Kibarca sofradan kalkmasını istedi.
Ama Reşit Galip geri adım atmadı, aksine iyice diklendi.
“Burası sizin sofranız değil, milletin sofrası. Milletin işlerini görüşüyoruz. Burada oturmak, sizin kadar benim de hakkım” dedi.
Ve maalesef ağzından daha da ağır bir cümle çıktı;
“Devrimleri korumak için, sizden müsaade istemiyorum. Hatayı yapan siz de olsanız yüzünüze konuşurum..Mesela Rose Noir’e verdiğiniz kredi mektubu, siz yazdınız diye hata olmaktan çıkmaz” dedi.
Hava iyice buz kesmişti.
Memleketin en güçlü insanı Mustafa Kemal, Dünya Demokrasi tarihine geçecek bir davranışta bulundu.
“Öyleyse ben kalkayım” dedi.
Kalktı,salondan çıktı.
Reşit Galip’in Rose Noir konusundaki ithamı, bardağı taşıran damlaydı.
Çünkü Rose Noir, Beyoğlu’nda beyaz Rus bir çiftin işlettiği bir gece kulübüydü.
Mustafa Kemal’in uğramaktan hoşlandığı favori mekanlardan biriydi.
Bir akşam mekanın sahipleri şikayetçi olmuşlar, İş Bankasından kredi talep ettiklerini, ama kendileriyle ilgilenilmediğini anlatmışlardı.
Mustafa Kemal de ”İlgileniniz Lütfen” diye bir not yazarak, İş Bankası Genel Müdürüne iletmeleri için kendilerine vermişti.
İş Bankası Genel Müdürü Muammer Eriş, bu not üzerine, Rose Noir’in sahipleriyle görüşmüş, finansal durumlarını incelemiş ve krediyi vermemişti.
Sonra da Dolmabahçe’ye gelerek bizzat Mustafa Kemal’e bilgi vermiş, Rose Noir’in kredi alabilmeye uygun olmadığını; yoksa Beyaz Rus olmalarından kaynaklanan herhangi bir önyargı olmadığını anlatmış, Mustafa Kemal de İş Bankası’nı doğru kriterlerle yönettiği için kendisine teşekkür etmişti.
Yani, Mustafa Kemal’in kredi Mektubu vermesi, bu mektup üzerine kredi verilmesi filan söz konusu değildi. Zaten, kız kardeşine, eniştesine, en yakın arkadaşlarına bile asla torpil yapmayan Mustafa Kemal’in, herhangi birine ayrıcalık istemesi mümkün müydü?
“Öyleyse ben kalkayım” dedi.
Kalktı salondan çıktı.
Peşinden diğer konuklar kalkıp gitti.
Reşit Galip sofrada yapayalnız kaldı.
Saat gece yarısını geçmişti.
Pencere kenarında bir koltuğa oturdu, sabah olmasını bekledi.
Mustafa Kemal uyandığında Reşit Galip gitmişti.
Genel Sekreter bilgi verdi;
“Sabaha kadar bekledi. Mahcubiyetini size iletmemizi istedi. Bir de, Ankara’ya gidecek kadar borç istedi. Kendisine 25 lira verdik”
(Devam Edecek)