Bugün rejim eliyle hukuksuzluğa uğrayanlar/zarar görenler bu sistemin bütün siyaseti, kamuyu ve milletin temel parçalarını içine aldığını dolayısıyla bu yapılar yerinde durduğu sürece rejimin de devam edeceğini düşünüyor olabilirler.
Yani, siyasi iktidarla birlikte, milletten de ümidi kesen geniş bir mağdur kesim var.
Bu kadar, hukukla taban tabana zıt uygulamalara maruz kalırken, milletin sessizce kenardan izlemiş olması insanların millete olan inancını da sarsmış durumda. Yıllarca millet olarak sahip olmakla övündüğümüz hasletlerin, bugün yaşananlar karşısında gösterilmiyor olması kabul edilmesi zor bir realite maalesef. Bunun mutlaka sandıkta bir karşılığı olmalı.
Milletin durumu bu, ama içinden geçtiği süreci dikkate almadan sonucu yorumlamak eksik bir yaklaşım. Nasıl ki iktidar bugünkü gücüne ve yapısına bir gecede ulaşmadı, millet de bugünkü duyarsız haline bir gecede gelmedi. Milletin bugünkü hali uzun bir süreç ve bilinçli adımların sonucu gelinen duraktır. İçinden geçtiği süreç devam ediyor.
Bu noktada, önemli olduğunu düşündüğüm bir değerlendirmeyi paylaşayım: Erdoğan iktidarı ülkenin bugün yaşadığı sürecin ilk safhasıdır.
Rejimi, Erdoğan’a kurdurdular ama Erdoğan sahnede başrol oynuyor sadece.
İkinci safhanın nasıl olacağını yaşayıp göreceğiz…
Milletin içinden geçirildiği dönüşüme dönecek olursak, bu sürecin zamana yayılan, çok aktörlü, çok katmanlı ve çok safhalı olduğunu söyleyebiliriz.
Siyasetin dizayn edilmesi ile başlandı görünüşe göre. Rejime değnek olacak aktörler getirildi sahneye, diğerleri çıkarıldı.
Siyasetin şekillendirmeye paralel olarak, milletin ayrıştırılması süreci uygulamaya sokuldu.
Erdoğan, her fırsatta, milletin bir parçasını başka bir parçasından ayırıp uzaklaştıracak çatışmacı bir dil kullanmaktan geri durmadı.
İktidarın kendi tabanını kemikleştirecek ve genişletecek maddi fayda mekanizmaları devreye sokuldu. Böylece, iktidara yakın olmak, maddi kazanç sağlamak ile eşanlamlı hale getirildi. Tabi tersi de geçerli yapıldı. Uzaklaşmak isteyenler maddi zarara uğratıldı.
Hukuk sistemi çökertildi. Böylece iktidarın kendi rejimini inşa yönünde atacağı adımların önündeki en büyük engel ortadan kaldırılmış oldu.
Devlet sistemi yıkıldı. Artık devlet, siyasi iktidarın yaptıklarına tepki veremez, iktidardan farklı düşünemez hale geldi.
Bütün bu aşamalardan sonra, millet kolektif düşünemez ve tepki veremez hale geldi, getirildi.
Mevcut şartlarda, iktidarın hukuksuzluklarının tadına bakmadığı sürece, toplumun farklı kesimlerinin açıktan iktidara karşı ve tutarlı bir duruş sergilemesini beklememek lazım.
Uzun lafın kısası, millet hasta hale getirildi.
Millet bir bütün olarak sağlıklı düşünebilecek ve tutarlı hareket edebilecek durumda değil.
İstenilen de buydu zaten.
Nasıl ki bir hastalığın yatağa düşürdüğü bir bedene bakarak, ne kadar çelimsiz, ise yaramaz, zayıf olduğuna hükmetmek yanıltıcı olur, aynı şekilde bugünlere bakarak, milletin güzel hasletlere sahip olmadığını söylemek de yanıltıcıdır. Sandık belirleyicidir.
Milletin mevcut hastalıkla serüveninin nasıl süreceğini bilemiyoruz ama gerekli tedavi süreci yaşanırsa, eskisinden daha sağlıklı bir bünyeye sahip olması mümkündür.
Nasıl ki parçalanan cam bir vazonun parçaları yüksek ısıya maruz bırakılınca eriyerek bir araya geliyor ve şekil verilmeye hazır hal alıyor, aynı şekilde milletin yaşayacağı şiddetli bir travma süreci de, mevcut çatlakların ortadan kaybolarak milletin birleşmesini sağlayabilir.
İnsan hayatında iyi ve kötü zamanlar olduğu gibi toplumların hayatında da vardır.
Normal şartlarda uzun zaman alan dönüşümler, zor şartlar altında çok daha kısa sürede meydana gelebilir.
Bu toplumun önünde böyle bir olgunlaşma ve pişme fırsatı sunacak büyük bir kriz görünüyor
Türk milletinin böyle bir süreç ile birlikte kendine geleceğine ve üzerindeki ataleti atarak, bugüne kadar yaptığı yanlışları düzeltecek önemli hamleler atacağına, yürekten inanıyorum şahsen. Türk milleti yüce bir millettir. Cumhuriyete ve demokrasiye inanmıştır. Demokrasiden asla vazgeçmeyecektir.
SON SÖZ : ‘’ALLAH, İNSANLARA KARŞI MERHAMETLİ OLMAYANLARA MERHAMET ETMEYECEKTİR.’’