Biliyorum.
Bu günlerde;
Akşam yatarken, sabah kalkar kalkmaz haberleri izliyorsunuz.
Çünkü ben de aynı şeyi yapıyorum.
Üstelik; ülkemdeki ekonomik sıkıntıları bir kenara bırakıp, Rusya-Ukrayna savaşına odaklanıyorum ilk önce.
Putin ne dedi, ne yapmak istiyor?
Vladimir Zelenskiy, nasıl karşılık verecek?
Savaş çevreye de yayılacak mı?
Bize bir zararı dokunacak mI?
Benzin ve mazot daha ne kadar yükselecek?
Bu yaz, Rusya ve Ukrayna'dan Türkiye'ye turist gelmeyecek mi?
Buğday ihtiyacımızın en büyük bölümünü bu iki ülkeden karşılıyoruz.
Yoksa temel gıdamız ekmek, anormal fiyatlara mı yükselecek?
Ve buna benzer düşünceler, kurcalıyor kafamızı.
İzniniz olursa bu sıralarda size; savaşan bu iki ülke liderinin bu makamlara gelişinin ilginç hikayelerinden söz edeceğim.
Rusya Cumhur Başkanı Vladimir Viladimiroviç Putin'in Dünya'ya gelişinin ve Dünya'nın kaderini değiştirişinin nedeni bir çift ayakkabı.
2. Dünya Savaşı sıralarıydı.
Leningrad'a (St. Petersburg) izine gelmiş bir asker, evinin bulunduğu sokağa doğru giderken, Alman bombardımanı sonucu ölenleri taşıyan bir kamyonla karşılaştı.
Ölüler, toplu gömülmek üzere şehir mezarlığına götürülüyordu.
Cesetlerin arasında bir şey, askerin dikkatini çekti.
Bir ayakkabı.
Eşine aldığı ayakkabıya benziyordu.
Eve gidip gitmeme konusunda kısa bir tereddüt geçirdikten sonra görevliye "Ayakkabıyı giyen ölüyü görmek istediğini" söyledi.
Kısa bir sorgulamadan sonra görevli askere izin verdi.
"Ama çok çabuk ol. Zira gideceğimiz yere çok geç kaldık"
"Teşekkürler...Teşekkürler" diyerek asker kamyona çıktı.
Bir iki ölüyü üzeriden kaldırdıktan sonra cesede baktı.
Karısıydı.
"Şey.."dedi görevliye "Bu benim karım"
Kendisine "Peki ne istiyorsun?" diyen askere;
"Onu ben gömebilir miyim?" diye yalvaran bir ifade ile sordu.
Görevli, bir yere telefon edip izin aldıktan sonra "Haydi onu birlikte kamyondan indirelim" dedi.
Yardımlaşarak cesedi kamyondan aşağıya indirdiler.
Asker, karısının zor da olsa nefes aldığını gördü.
Güçlükle bir araç buldu.
Onu bir doktor, ya da sağlık kuruluşuna götürmeliydi.
Öyle de yaptı.
Yapılan müdahaleler sonucu kadın kurtarıldı.
İyileşti ve normal hayata döndü.
O kadın bir süre sonra hamile kaldı ve 7 Ekim 1952'de bu günkü Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Viladimiroviç Putin'i Dünya'ya getirdi.
Şu an Dünya'nın kendisini konuştuğu Putin; babası evin önüne birkaç dakika daha geç gelseydi belki de bu gün "Dünyayı korkutmuyor" olacaktı.
Ha bir şeyi daha belirtmeliyim.
Bu hikayeyi birkaç ülkede duymuştum da "Acaba?" diye dudak bükmüştüm.
Ta ki; Amerika'da Hlllary Clinton'ın "Zor Seçenekler" adlı kitabında görünceye kadar.