POZANTI KONGRESİ    3

5 Ağustos 1920 tarihinde Pozantı’da Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında I. Pozantı Kongresi yapıldı. Pozantı Kongresi, Mustafa Kemal’in Meclis Başkanı sıfatıyla katıldığı ilk ve tek kongredir. TBMM’nin var olduğu bir dönemde gerçekleştirilen bu kongrede, Pozantı, Adana’nın vilayet merkezi ilân edildi. Aynı zamanda vali ve mülki amirleri de seçimle işbaşına getirildi. Böylelikle, ulusa ve dünyaya bölge halkının mukadderatına doğrudan sahip çıktığı duyuruluyordu. Karaisalı’da bulunan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkezinin Pozantı’ya alınması Karaisalıları kızdırmışsa da, bu kararın neticesi hayırlı oluştur. Bundan sonra seçimle yönetime gelen idareciler, Ankara Hükümeti tarafından onaylanmıştır. Bölgedeki ilk “direniş yuvaları” oluşturulmuştur.

Atatürk Pozantı’ya gelişini şöyle anlatmıştır:

“Güneydeki Adana cephesinde bulunan arkadaşların karargâhı Pozantı’dır. Biz de oraya gittik. Yalnız orada bulunan çeşitli Müdafaa-i Hukuk Heyetleri ki onları da Pozantı’ya davet ettik ve orada milli görevle ilgilenen kişileri davet ettik. İleri gelenlerle, askeri ve siyasi durum hakkında görüşmeler yaptık…”

II. Oturumda ise daha çok Pozantı’nın “vilayet merkezi olması” konusu tartışılmıştır. Bu oturumda delegeler Atatürk’e, Pozantı’nın “müstakil bir liva haline getirilmesi” önerisinde bulunmuşlardır. Bu öneriye Atatürk şu teklifle karşılık vermiştir:

“Güzel Adana şimdi işgal altındadır. Biz burada yeniden bir vilayet teşkilatı kuralım. Bu suretle Adana’yı burada milli bir hareket merkezi ve vilayet teşkilatı olarak vücuda getirmiş oluruz. Böylece bütün kaza ve nahiyeleri de buradan, bir elden idare etmek imkân dâhiline girer. Bu düşman için daha büyük endişeler hâsıl olur.”

Atatürk böylece bölgeye, bölgeyi bilmeyen birinin vali olarak atanmasını da önlemek istemiştir. Atatürk’ün isteğiyle 12 kişilik bir heyet oluşturulmuş ve İsmail Safa Bey vali seçilmiştir. Hemen göreve başlayan İsmail Safa Bey Pozantı mülki erkânını belirleyip listeyi kongre başkanı Atatürk’e sunmuştur. Atatürk’ün okuduğu 12 kişilik liste kabul edilmiş ve Adana vilayet teşkilatı Pozantı’da kurulmuştur. Böylece Pozantı Adana’nın merkezi olmuş ve Güneydeki milli direniş hareketi buradan organize edilmiştir.

İşte Atatürk’ün Güney Anadolu’nun kurtarılmasında “doğrudan” etkili olduğunun en açık kanıtlarından biri I. Pozantı Kongresi’dir.

8 Ekim 1920’de de II. Pozantı Kongresi toplanmıştır. Atatürk’ün katılımı ve başkanlığıyla gerçekleşen I. Pozantı Kongresi, Fransızları ve Ermenileri moralman çökertmiştir. Atatürk’ün, Fransızların bulundukları cephelerin en uç noktasına kadar sokulması ve buradaki milli kuvvetleri denetlemesi, emirler vermesi ve üstelik burada bir de kongre düzenlemesi Fransızları Süleyman Hatipoğlu’nun deyimiyle “çileden çıkarmıştır.”

Atatürk, Pozantı dönüşü TBMM’de yapılan Gizli Oturumda şunları söylemiştir:

“Şimdilik Pozantı’yı Adana’ya merkez olmak üzere kurmaya lüzum gördüm. Mersin livası oluştu. (...) Karaisalı kazası diye halk kendi kendine idare etmeye başlamıştır. Mersin ve Tarsus kazalarını doğrudan doğruya merkezi vilayetle irtibatlandırdık ve oralarda vekâleten görev yapmakta olan kişileri vekil olmak üzere tayin ettik ve hükümet için gereken tedbirleri aldık ve onlarda derhal göreve başladılar.”

Mustafa Kemal Pozantı Nutkunda ise şöyle seslenir:

“Bütün Millet Meclisi namına cepheleri ziyaret ederek, Meclis’in muhabbetli teşekkürlerini muhterem mücahitlerimize tebliğe memur olan heyetimiz; mücahit orduların öncüsü, bütün İslâm âleminin iftihar vesilesi ve gözünün nuru olan Adana vilâyeti halkı ile temasa gelmiş olmaktan pek büyük haz duymaktadır.

“Adana’nın muhterem Müslümanları! Peygamber’in esaret tanımayan bir dindar ümmetinin Cihad Ordularına öncü olmak şerefiyle bahtiyar olan siz aziz Adanalı dindaşlarımız! Adana İslâmları, bütün Anadolu için vatanseverlik timsali oldu.

“Şeref ve istiklâl davasında faydalanacağımız muvaffakıyet vasıtalarının kaynağı yalnız Anadolu değildir. Avrupa’nın bin türlü zulüm ve gadrine uğramak suretiyle her türlü esaret duygularının ıstıraplarını çekmiş olan Mısır’da, Hindistan’da, Rusya’da, Afrika’da Müslüman kardeşlerimiz gözlerini,Allah’ın merhametine ve tecavüzlerini Peygamber’in kabrine kadar uzatmış olan düşmanlarımızın kahrına çevirmiş olarak bize maddî, manevî yardımlara karar vermiş bulunuyorlar. Fazla olarak Rusya’da insanî ve ulvî gayeler etrafında toplanmış olan ve her millet hukukuna riayet etmeyi esas olarak kabul eden ve günden güne genişleyerek, zulüm ve tagallüp âlemini yıkmakta olan muazzam kuvvet, bize azamî muavenette bulunulmasını vaat etmişlerdir.”

Mustafa Kemal, Pozantı Nutkuna şöyle devam eder:

“Hakikî kuvvetini Allah’ın yardımından alan, istiklâl ve şerefini korumak uğrundaki azamî fedakârlık duygularını şanlı ve şerefli atalarımızdan miras edinen milletimizin yakın bir zamanda her türlü manâsıyla, dinî ve millî tarihine şanlısayfalar ilave edeceğine şüphe yoktur.

“Allah’ın yardımının yüksek tecellilerine mazhar olmamızı dua ve niyaz ederek cümlenize gerek Büyük Millet Meclisi, gerek bütün İslâm âlemi namına teşekkürlerimizi arz ederiz, muhterem gaziler…”