POZANTI KONGRESİ 2

Önemi:

1)Toplanış şekli bölgesel, alınan kararlar geneldir.

2) Mustafa Kemal Paşa başkanlığında 9 kişilik Temsil Heyeti kuruldu.

3) Vatanın bütünlüğü, bölünmezliği ilk defa vurgulandı. “Milli sınırlar” ifadesi ilk kez kullanılmıştır.

4) Manda ve himaye ilk kez reddedildi.

Sivas Kongresi (4 -11 Eylül 1919)

Amasya Genelgesiyle toplanacağı duyurulan Sivas Kongresi, çağrılı olanların yarısı kadar bir delegeyle 4 Eylülde toplanmıştır. Tartışmalı oturumlardan sonra, başkanlığına Mustafa Kemal Paşa seçilmiştir.Kongrenin en tartışmalı konusunu "manda" sorunu oluşturur. Kurtuluş Savaşı'nda önemli konumları olan birçok kişi manda savunuculuğunu yapmıştır. Mandacılık, kurtuluşa varan başka bir yol olarak sunulmuştur. Ülkenin farklı güçler tarafından parçalanması yerine tek bir devletin mandası altına girmesinin daha uygun olacağı savunulmuştur. Mandater devletin kim olacağı sorusuna verilen yanıt ise ABD’dir. Kongrede üç gün boyunca tartışılan Manda sorunu, Rauf Bey'in ABD senatosundan bir heyetin Türkiye'de inceleme yapmak üzere telgraf çekilerek çağrılmasını içeren önerisinin kabul edilmesiyle çözümlenmiştir.

11 Eylül 1919'da çalışmalarını sona erdiren kongre, şu kararları almıştır:

• Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla birleştirildi.

• Erzurum Kongresi'nin kararları genelleştirilerek kabul edildi.

• Bütün ülkeyi temsilen, başkanı Mustafa Kemal olan Temsil Heyeti oluşturuldu.

• Ali Fuat Paşa, Umum Kuvayı Milliye Komutanlığına atandı.

Önemi:

1) Erzurum Kongresi kararları, ulusa mal edildi.

2) Bölgesel mücadeleden ulusal mücadeleye geçiş sağlandı.

3) Temsil heyeti, TBMM açılana dek, Bakanlar Kurulu işlevi gördü.

4) Misak-ı Milliye kesin biçimi verildi.

Not: Kongre günlerinde ulusal mücadelenin ilk gazetesi olan İrade-i Milliye yayınlanarak halka bilgi verilmiştir.

I. ve II. Pozantı Kongresi

(5 Ağustos 1920) (8 Ekim 1920)

Mustafa Kemal Atatürk, Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan bir gün sonra, 31 Ekim 1918’de Adana’ya gelerek Liman Von Sanders’ten Yıldırım Orduları Komutanlığı’nı devralmıştır.Atatürk, 31 Ekim-10 Kasım 1918 tarihleri arasında Yıldırım Orduları Komutanı sıfatıyla Adana’dan Ahmet İzzet Paşa’ya gönderdiği telgraflarda kendisine izin verildiği takdirde düşmanı (İngiliz ve Fransız kuvvetleri) Anadolu’ya sokmayacağını bildirmiştir. Ancak Ahmet İzzet Paşa, İtilaf devletleriyle ateşkes antlaşması imzalandığını belirterek hiçbir şekilde düşmana karşılık verilmemesini istemiş; düşmana ateşle karşılık vermekten söz eden Atatürk’ü de görevinden alıp İstanbul’a çağırmıştır. Atatürk ise İstanbul’a gitmeden önce Adana’da ilk direniş hazırlıklarını yapmıştır. Silah arkadaşı Ali Fuat Paşa (Cebesoy) ile yaptığı “Adana Mülâkatı” sonrasında “ilk direniş yuvaları” Adana’da kurulmuştur.Sivas Kongresi’nden sonra Güney Anadolu Kuvayı Milliye teşkilatını Temsil Heyeti Başkanı sıfatıyla Atatürk organize etmeye başlamıştır. Bu doğrultuda öncelikle bölgedeki Kuvayı Milliye Teşkilatlarının başına subaylar göndermiştir.Kılıç Ali (Üsteğmen Asaf), Yörük Selim (Yüzbaşı Salim), Kozanoğlu Doğan (Binbaşı Doğan), Aydınoğlu Tufan (Yüzbaşı Osman Nuri), Polat Paşa (Yüzbaşı Kamil), Tekelioğlu Sinan (Yüzbaşı Ratıp) adlarıyla Güney Cephesi’ne gönderilmiştir.
Nitekim Atatürk Nutuk’ta, “Maraş ve Antep’e Kılıç Ali Bey’i ve Kilikya mıntıkasına da Topçu Binbaşı Kemal ve Yüzbaşı Osman Tufan Beyleri göndererek ciddi teşkilat ve teşebbüsata geçtik.” demiştir.Kurtuluş Savaşı Tarihi yazımındaki en büyük eksiklerden biri, 1918-1922 yılları arasında Anadolu’da düzenlenen “ulusal” ve “yerel” kongrelerin tam olarak anlatılmamasıdır. Örneğin, Erzurum, Sivas, Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri dışında Anadolu’da düzenlenen birçok kongreden ya hiç bahsedilmez, ya da birkaç cümleyle geçiştirilir. Söz edilmeyen bu kongrelerden özellikle Sivas İttihad-ı İslâm Kongresi ve Pozantı Kongreleri çok önemlidir. Ulu Önder Atatürk’te bu kongrelerle özel olarak ilgilenmiştir.Atatürk, Sivas Kongresi’nden başlamak üzere, Güney Anadolu’nun düşman işgalinden kurtarılması maksadıyla Çukurova, Maraş, Antep, Hatay ve Urfa’da Kuvayı Milli Teşkilatlarını kurmak üzere, emrindeki subayları bölgede görevlendirdi. Bu milli teşkilatlanmaya ilaveten, stratejik ve siyasi girişim olarak, bölgede “doğrudan” etkili olacak Pozantı Kongresi’nin hazırlık talimatını verdi.
Atatürk’ün Güney Anadolu’nun kurtarılmasında “doğrudan” etkili olduğunun en açık kanıtlarından biri I. Pozantı Kongresi’dir.5 Ağustos 1920’de Mustafa Kemal, yanında Millî Müdafaa Vekili Fevzi Paşa (Çakmak) ve heyeti ile birlikte Pozantı’ya geldi. Pozantı’ya gelenler arasında Ankara, Sivas ve Kayseri milli heyetlerin temsilcileri de vardır. Pozantı, etrafı haşmetli dağlar, ormanlarla çevrilmiş bir çukurdu, o zaman küçük bir bucak merkeziydi. Bucak Müdürü, gene bir Kuvayı Milliyeci olan Hulûsi (Akdağ) Beydi. Bir elinde silâh, diğer elinde Nahiye’nin mührüyle tam bir Kuvayı Milliye devri idarecisi. Çizmeli, kalpaklı, kamalı, bıçaklı bir çeteci idareci…Toplantı veya kongreye; Kayseri’den, Niğde’den, Bor’dan çağrılan delegelerden başka, bütün güney cephelerinden temsilciler davet edilir. Konya-Ulukışla yoluyla Pozantı’ya gelen Mustafa Kemal’i istasyonda, ovalardan göçen, dağlardan inen halk yığınlarıyla millî savaşçılar karşılarlar. Tekbirler ve dualarla, Toros boğazlarını inletir.

Devam edecek