Biz ve bizler Pozantı"nın Adana"ya bağlı bir ilçe olduğunu biliyorduk..
"Yanılmışız" demiyorum..
Daha keskin bir ifadeyle;
"Halt etmişiz" ifadesini kullanıyorum..
Halt ettiğimizi bizlere hatırlatan zat kim?
"Pozantı Belediye Başkanı."
-Adı ne?
-Bilmiyorum.
-Soyadı ne?
-Hiç bilmiyorum.
-Bilmem gerekir mi?
-Onu hiç mi hiç bilmiyorum.
Bildiğim tek doğru (!) var..
O da şu;
-Pozantı'nın Adana'ya değil, Aburjine'ye bağlı olması..
Bu garip, bir o kadar da komik kelamı Pozantı Belediye Başkanı'nın söylemesi.
Adam, "Adana ile ne işim var?" diyor, di-ye-bi-li-yor yahuuu..
Neden diyor, bu "ucube ifadeyi" niçin kullanıyor?
Adanalı gazeteciler kendisinden para talep ediyor, reklam istiyormuşşşşş..
-Doğru mu?
-Bana göre yalan, başkan efendiye göre de doğru..
İçi son derece BOŞ olan bu kelamların içini dolduracak tek kişi, Pozantı'nın adını - soyadını bilmediğim belediye başkanıdır..
-Konuşması icap eden kişi odur..
-İspatlaması gereken kişi odur..
-Ondan para isteyen gazeteci varsa, onları ifşa etmek zorunda olan kişi odur..
-"Kuru ile yaşı" birbirinden ayrıştırma mecburiyeti ve mahkumiyeti olan kişi odur.
-Gazeteciler için söylemiş olduğu sözden utanıp, özür dilemesi gereken kişi de odur.
......
Adana'da sadece ama sadece gazetecilik yapan, ekmeğini bu yolla kazanan bu işe asla tenezzül etmeyecek "aslan yürekli gazetecileri" aynı kefeye koyabilecek kadar ucuz üreten, ucuz düşünen, ucuz hareket eden, adını - soyadını bilmediğim Pozantı Belediye Başkanı'na şu hususu hatırlatmak isterim;
-Senden reklam karşılığı değil de, "avanta para" isteyen gazetecilerin kimler olduğunu yaz, bana yolla.. "Tefrika" etmezsem şerefsizim..
Sözünün eriysen, yüreğin de yetiyorsa, çıkar o isimleri "teker teker" açıklarsın..
Ya bunu yaparsın, ya da Aburjine'ye gidersin..
Tercih senin.