10 Nisan 2018 tarihi, Türk Polis Teşkilatının 173. Kuruluş yıldönümü ve Polis Haftası olarak kutlandı.
Her şeyden önce Polis, bir kentin, bir yerleşim biriminin, kamu düzenini, asayişini, huzur ve güvenliğini sağlayan bir devlet kurumudur. Her şart ve ortamda görevini yerine getiren, bu vefakâr, bu cefakâr teşkilat mensuplarını yürekten kutluyorum. Yaptıkları bu kutsal görev de, Rabbim yar ve yardımcıları olsun. Başarıları daim olsun. Ülke güvenliğinin temel taşlarından biri olan Türk Polis Teşkilatı, hep özveri ile çalışmaktadır. Gece gündüz demeden, yağmur çamur demeden, her türlü olumsuz şartlarda dahi, bıkkınlık, yılgınlık, yorgunluk göstermeden vazifesini yapan bu kahramanlar, Milletimizin övünç kaynağıdır, gurur kaynağıdır. Vatandaşın mal ce can güvenliğinin teminatıdır Polis Teşkilatımız. Köklü bir bir geçmişe ve geleneğe sahip olan Emniyet Teşkilatımız, kamu düzenin sağlanmasında, vatandaş emniyetinin ve toplumsal güvenin sağlanmasında, 24 saat görevi başındadır.
Yüce önderimiz; Mustafa Kemal Atatürk, Polis Teşkilatına verdiği önemi, aşağıda ki sözlerle ifade etmiştir.
ATATÜRK'ÜN POLİS İLE İLGİLİ SÖZLERİ:
-‘’Polis asker kadar disiplinli, hukukçu kadar hukuk adamı, bir anne kadar şefkatli olmalıdır.
-Polis, kanun adamıdır. Ona her zaman saygı göstermeli ve itaat edilmelidir.
-Polise karışılmaz, vazifesini yaparken serbest bırakılmalıdır.
-Herkesin polisi, kendi vicdanıdır, fakat, polis vicdanı olmayanların karşısındadır.’’
TÜRK POLİSİNE
-‘’Dün sizin hali tavrınızda mertlik ve erkeklik, yürüyüşünüzdeki intizam ve ciddiyet, size olan haklı itimadı kuvvetlendirerek herkesi memnun etti. Çünkü herkes biliyor ki ve bilmelidir ki; Polis ve Jandarma kuvvetleri, vatandaşlara huzur ve sükun temin eden, Cumhuriyetin kanunlarına ve medeniyet düşmanlarına karşı kullandığı bir kalkandır.
Binaenaleyh, Cumhuriyet kanunlarına memleketimizin huzur ve asayişine karşı gelebilecek ve vatandaşların hürriyetine tecavüz edebilecek her şerrin kafası, behemahal bu kalkana çarpmalı ve parçalanmalıdır.’’
Reisi Cumhur
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
Kısaca kuruluş tarihine de bir göz atalım:
Dünyadaki gelişmelere paralel olarak Osmanlı İmparatorluğunda meydana gelen değişimler, suç ve suçluluk anlayışındaki değişimler, zabıta teşkilatının değişime uğramasına sebep oldu. Gelişen ve taktik değiştiren suç olgusuna karşı, daha iyi mücadele edebilmek gayesiyle 10 Nisan 1845 tarihinde yayınlanan ve elçilik görevlilerine gönderilen 17 maddelik "Polis Nizamnamesi" ile ilk defa "polis" adıyla dünya devletlerindeki benzeri polis teşkilatı kuruldu. Teftiş Memurluğu adıyla kurulan bu birim Tophane Müşirliğine bağlandı. Polis Nizamnamesinin yayımını ve polis adı verilen zabıta örgütünün kuruluşunu izleyerek, zabıta hizmetlerindeki karışık yönetimi önleme ve birleştirme amacı ile 1846 yılında "Zaptiye Müşirliği" kuruldu.
Zaptiye Müşirliği Dönemi:
Bu devirde, çeşitli makamların emrinde olup, zabıta görevi üstlenen ve çok başlılık arz eden zabıta hizmetlerinin bir elden yürütülmesi amacıyla Zaptiye Müşiriyeti kuruldu. Kuruluşu takip eden yıllarda İstanbul ve taşradaki zabıta yapılanması yeniden gözden geçirildi. Bölük, tabur ve alay düzeyinde yapılanan bu kuruluşların başına sırasıyla Bölük Ağası, Tabur Ağası ve Alay Beyi unvanına sahip subaylar atandı. Zaptiye askerleri en az 21, en çok 50 yaşına gelmiş kişilerden seçildi. Sonraları atamalar muvazzaf erlerin arasından kura ile belirlenmek suretiyle yapılmaya başlandı.
Bunu izleyerek; Zaptiye Müşiri Muavinliği ve Zabıtaya ait mevzuatı görüşüp hazırlamak üzere bir Zaptiye Meclisi kuruldu. Kısa bir zaman sonra Zaptiye Meclisi kaldırılıp, yerine iki meclis kuruldu. Bunların birisine "Divanı Zaptiye" diğerine de "Meclisi Tahkik" adı verildi. Bunlardan birincisi Sulh Ceza Mahkemesi, ikincisi Sorgu Hakimliği niteliğindeydi.
Suçlarını derecesine göre, soruşturma ve ceza verme yetkisine sahip bulunan bu meclisler, zabıtanın el koyduğu olaylara bakmaktaydılar. Ancak, Zaptiye Müşiriyeti 1879 yılında kaldırılmış, yerine görevi sadece polis işlerini kapsayan, Zaptiye Nezareti kuruldu.
Zaptiye Nezareti Dönemi
1879 yılında kurulan Zaptiye Nezareti 1909 yılına kadar bu günkü Emniyet Genel Müdürlüğü görev ve yetkileri yapıyor ve kullanıyordu. Yurdun her yöresinde kurulan polis örgütleri bu nezaret tarafından yönetiliyordu. Zaptiye Teşkilatına okuyup, yazma ve yabancı dil ile azınlık dillerini bilenler alınıp, Teftiş Memuru adıyla istihdam edildiler. Bu uygulama 1880 tarihine kadar sürdürüldü. Tanzimat döneminde bu uygulama sona erdirilerek, yerine geniş kadrolu Polis Teşkilatı uygulaması başlatıldı. Önceleri İstanbul'da uygulamaya konulan yönetim biçimi, zamanla diğer il ve ilçelerde de uygulamaya konuldu.
Askeri nitelikten soyutlanan zabıta görevi mülki amirlerin denetimi altında kaldıktan sonra, 1879 yılında tekrar Seraskerliğe bağlandı ve Jandarma usulüne göre teşkilatlandırıldı. Bunun sonucunda, taşradaki kuruluşları Seraskerliğin kontrolüne bırakılan Zaptiye Nezareti, sadece İstanbul'un asayiş ve güvenliğinden sorumlu tutuldu. Yine, gelişen ve değişen koşullar uyarınca, nitelik ve donanım seviyesini en üst düzeye çıkarmak maksadıyla, 1937’de Polis Akademisi, 1982’de Özel Harekat Başkanlığı kuruldu.
Devam edecek….