Pamukta Eskiye Dönüş Özlemi

Tekstil Sanayisi’nin bir zamanlar ana hammaddesi olarak kullanılan Pamuk, Adana’nın da “Beyaz Altın”ı olarak anılırdı.

Şimdilerde; kentin pamuk ile birlikte anılması ve pamuğa “altın” değerinin verilmesi gerilerde kaldı.

Nerede ise unutuldu.

Oysa; bilhassa “hazır giyim”in ana ham maddesi olan pamuk üretimin arttırılması, cari açığını azaltmayı hedefleyen ülkemiz için büyük bir önem taşıyor.

Sektör temsilcileri “pamuk ekiminin” yeniden ve tekrar cazip hale getirilmesi için, bu ürünün “stratejik ürün” ilan edilmesi gerektiğini söylüyorlar.

2003 yılında ülkede 113 bin 500 civarında olan pamuk ekicisi sayısının 2010’lu yıllarda 78 bin’e, içinde bulunduğumuz 2018’lerde ise bunun da yarısından aşağıya düştüğü tahmin ediliyor.

Pamuk eken çiftçi sayısındaki azalmaya, pamuk fiyatlarında son yıllarda görülen düşüşün, olumsuz iklim şartlarının ve diğer alternatif ürünlerin daha çok getirim sağlamasının neden olduğu biliniyor.

2000’li yılların başında pamuk ekili alanı 200 bin hektarı aşarken, bu rakam son 18 yılda yarı yarıya azaldı.

Eskilerde “Dünya Pamuk Üretimi”nin yaklaşık yüzde 4’ünü gerçekleştirirken, bu oran günümüzde yüzde 1’lere geriledi.

Belki daha da aşağılarda.

Peki Türkiye’de ve Çukurova’da pamuk üretiminin eski haline gelmesine ihtiyaç var mı?

Elbette var.

Suni ve sentetik ürünlerin sağlığımızı tehdit ettiği gerçeği, artık herkes tarafından biliniyor.

Yani yeniden pamuğa ve pamukluya dönüş zamanı geldi.

Peki “Beyaz Altın”ın yeniden revaçta olması için neler yapmalıyız?

Konu uzmanlarının önerileri şöyle;

*Ekicilerin yeniden pamuk üretimine yönelmesi için kısa ve orta vadeli bir proğram geliştirilmeli

*Destekleme primi şu anda ne durumda bilmiyorum ama, en az 5 yıl için yeniden belirlenmeli ve uygulanmalı.

*Bu prim ödemeleri, bir sonraki ekimde, pamuk ekim aylarında yapılmalı.

*Yerli pamuk kullanan tekstil sanayicileri desteklenmeli.

*Pamuk Ekicilerine ürettiği pamuk miktarına göre “mazot desteği” verimeli.

*Pamukta “lisanslı depoculuk sistemi” desteklenerek yaygınlaştırılmalı.

*Gübre, ilaç ve makine başta olmak üzere üretim girdilerinden alınan KDV oranları düşürülmeli.

Hatta belli bir zaman için sıfırlanmalı bile.

*Pamukta yıllık üretim ve rekoltesi çok titiz bir biçimde, doğru ve gerçekçi belirlenmeli.

*Prim aldığı halde üretim yapmayanların, yani devleti kandıranların, bu yöndeki çabalara zarar vermeleri mutlaka önlenmeli.

*Devlet; Dünya piyasalarını yakından izleyerek, ekim miktarlarını ekiciye tavsiye etmeli, gerekirse de destekleme alımları yapmalı.

Bu sütunlara sığdıramayacağım kadar daha pek çok öneri var.

İçlerinde “haksız” bulduğunuz istekler de olabilir.

Ama Adana’nın yeniden “Beyaz Altın Diyarı” olmasını istemek haksız bir istek olabilir mi?

22.2.2018, 5 Ocak Gazetesi