Adana Demirspor coşkulu başladığı karşılaşmada bunun karşılığını rakip kalede bulduğu pozisyonlarla alınca özgüvende zirveye ulaştı.
Orta sahaların iki takım adına da engelsiz geçilmesi oyunun hem temposunu hem de seyir zevkini arttırdı. Ancak beraberinde getireceği tehlike maçın ilerleyen dakikalarında yaşanacak yorgunluk hissinin kaçınılmaz olmasıydı.
Gerek hava şartlarına daha alışkın olması nedeniyle gerekse Fenerbahçe’nin yorgunluk eşiği düşük oyuncu sayısının fazlalığından dolayı ikinci yarının son 15 dakikalık dilimi Adana Demirspor adına cazibe merkezi olabilirdi. Ancak daha ikinci yarının onuncu saniyesinde yenilen gol tüm bu teorileri alt üst etti. İster konsantrasyon eksikliği deyin ister bireysel hatalar zinciri olarak değerlendirin dakikası itibariyle bu ilk yarıdan devreden tam bir özgüven zehirlenmesiydi.
POZİSYON PENALTIYDI
Rakip kaleye gittikçe pozisyon buldunuz, gittikçe rakibi geriye püskürttünüz ama kontrolü ve konsantrasyonu elden bıraktığınız on saniyenin karşılığı kaybedilen üç puan oldu. Maçın skoruna tesir edecek bir hakem kararını da unutmamak gerekiyor. Osai’nin Castro’ya yaptığı müdahale sonrası bana göre net bir penaltı kararı verilmeliydi.
Kaybedilen üç puana rağmen takımın temposu, coşkusu ve özellikle geçen yıldan devreden ve ilk on birde şans bulan oyuncuların performansı göz doldurdu. Bunlara yeni gelen ve gelecek oyuncuların katkısı ile süper ligdeki ilk sezon hedefinin yakalanacağını düşünüyorum…