ÖYLESİNE BİR YAZI MI?

Bugün öylesine bir yazı yazmak istiyorum.

Neden biliyor musunuz?

Bugün yazılması gereken en önemli konu hakkında şimdilik kaydıyla yazmak istemiyorum da onun için.

Nedir en önemli konu derseniz, söyleyeyim;

Kara Harp Okulu mezunları da bizim çocuklarımız, İmam hatip mezunları da bizim çocuklarımız. Aynı ailede, aynı sokakta, aynı mahallede otururlar. Aynı yerlerden alışveriş yaparlar, aynı şekilde beslenir ve aynı millete, aynı tarihe sahipler.

Bizim kuşak bu gerçekleri gençliğinde göremediği için Türk Milleti, ülkemiz ve bizler ağır bedeller ödedik. İşte en önemli konu bu. Bu nedenle gerekmedikçe böyle bir konuyu daha fazla gündemde tutmamalıyız.

Neyse...

Bugün öylesine(!) bir konuya değineceğim. Son zamanlarda özellikle takip ettiğim ve ciddi zaman harcadığım bir konuyu aktarmak istiyorum.

Ülkemizde bir takım insanlar var ki kendilerini din adına görevli ve ulema kesiminde görüyorlar. Daha önceleri de yapıyorlardı ama daha az göze batar bir durum idi. Son zamanlarda, din uleması olduğu havası ile ortaya çıkmış olan kişilerin aralarındaki çekişmeleri, kavgaları görünce insan hayretler içerisinde kalıyor ve sormadan edemiyor. Siz mi insanımıza din bilgisi ve din kuralları anlatıyorsunuz, anlatacaksınız?

Yazılarımda isim kullanmayı çok tercih etmiyorum. Yotube'a girip seyyid kutup üzerine kavgalar diye incelerseniz hepsi dökülür. İbni teymiyye üzerine tartışmalar diye yazarsanız hepsini görürsünüz.

Bu sert tartışmaları yapanların kişilik zafiyetleri üzerinde durmak değil amacım.

Ama bu kadar ağır sözlerle,  kamuoyu önünde ve tarihe kayıt düşecek şekilde tartıştıkları konunun insanımızın bugünü ve ülkemizin, milletimizin geleceği ile ilgili ne gibi yararı var acaba diye merakla anlamaya çalışıyorum. Seyyit Kutup mezhepli mi değil mi, İbni Teymiyye, Ahmed Bin Hambel ve Müsnedi ile ilgili görüşler üzerine en sert bir biçimde ve hakarete varacak ölçülerde kavga ediyorlar.

Sevgili hocalar(!), ülkenin gündemi bunlar değil. Bu konuları tartışabilirsiniz. Nerede? İlahiyat Fakültelerinde, din kurultaylarında veya kendi aranızda vesaire. Bu tür tartışmalar, bu tür konular insanların kendi kişiliklerini tatmin etmek, kendi bilgilerini yarıştırmak için kullanılacak bir manivela değildir.

Bugün ülkede ve insanımızda dine bakışta çok ciddi kaymalar ve değişimler olmuştur ve hızla olmaya da devam etmektedir. Bu konularda söyleyecek sözleriniz, yapacak işleriniz yok mu? İnsanımızın önüne, kişilik mücadelesini kazanamamışların değil, kişiliği oturmuş olanların çıkması gerektir. Aksi takdirde çok kısa sürede çok daha farklı değişimlerle karşılaşabiliriz.

Yani, bütün gençlik Türk Milletinin geleceğidir. Ayrıştırmayı değil birleştirmeyi sağlayacak bilgiler aktarmalıyız.