Oy yok!

Şehrimizde trafik başlı başına çözülemeyen büyük bir sorun. Trafiğe kayıtlı 900 bini aşkın aracın olduğu canım memleketimde, adım atmak neredeyse imkânsız. Özellikle toplu taşıma çilesi, Adanalıları canından bezdirdi. Her ne kadar ulaşım master planı 30 yıl aradan sonra hazırlansa da görene bu saatten sonra aşk olsun!

Adana büyük bir metropol haline geldi. Siz bakmayın büyük bir köy dendiğine.

İşsizlik sıralamasında başı çekmesi, düzensiz göçün yoğun olması, hava sıcaklığının 50 derecelere çıkması ve dar yollarda sıkışan trafiğin dışında bir sorun yok aslında!

Şehrimizde trafik başlı başına çözülemeyen büyük bir sorun. Trafiğe kayıtlı 900 bini aşkın aracın olduğu canım memleketimde, adım atmak neredeyse imkânsız. Özellikle toplu taşıma çilesi, Adanalıları canından bezdirdi. Her ne kadar ulaşım master planı 30 yıl aradan sonra hazırlansa da görene bu saatten sonra aşk olsun!

Ulaşım sorunlarıyla ilgili bugüne kadar 5 habere imza attım ve bu haberler birçok ulusal kanalda haber konusu oldu. Büyük ilgi gördü ve gündem oldu.

Yapmış olduğum haberler sadece Adana’da yaşanan ulaşım sorunları, diğer illeri saymıyorum bile. Gelin gerisini siz düşünün.

Örneğin;

“Gazi yakınını darp ederek zorla araçtan indirdi!”

“Scooterlar trafiğe çıktı, ölümlü kazalar arttı. Adana’da son 3 ayda 3 kişi scooter kazasında hayatını kaybetti!”

“65 yaş üstü emekli vatandaşı otobüse almadı. Şoför, yaşlı adama ağıza alınmayacak hakaretler ederek araçtan zorla indirdi.”

“Otobüse binmek isteyen yolcu, aracın aninden hareket etmesinden dolayı dengesini kaybederek yere düştü. Başını kaldırım taşına çarpan yolcu ağır yaralandı!”  

“Toplu taşıma terörü son bulsun!”

***

Peki, dolmuş ve Özel Halk Otobüsü kullanan ‘Sayın Şoför’ arkadaşlar ne gibi faaliyetlerde bulunuyor.

Kısaca hatırlayalım;

Caddenin ortasında yolcu almalar.

Trafikte kafalarına göre hız yapmalar ya da kaplumbağa misali tin tin araç sürmeler.

Müşterilerine yani yolculara hakaret etmeler.

Basın veya 65 yaş üstü pasosu olanlara psikolojik travma yaşatmalar!

İstediği yerde, canı sıkılınca araçtan yolcu indirip, başka bir araca transfer etmeler.

Güzergâh değiştirmeler.

Bir elinde tespih, diğer elinde telefonla araç sürmeler.

Yolcu inmeden veya binmeden aracı hareket ettirmeler…

İşte bunlardan bahsediyorum.

Bir türlü çözüm bulunmuyor, bulunamıyor.   

***

Geçtiğimiz günlerde bir ağabeyimle Adana’nın trafiğinden bahsederken o kadar güzel bir şey dedi ki, çok hoşuma gitti.

Aynen şöyle dedi; “Mahalleli ve apartman sakinleri olarak karar verdik; Önümüzdeki yerel seçimlerde toplu taşıma sorununa el atmayan, bu sorunu çözmeyen başkan adaylarına oy yok!” dedi. Önce bu fikri biraz garipsedim ama belli mi olur? Aslında çözüme kavuşturmaya çalıştıkları sorun herkesin yararına. İsteklerini gerekli şekilde yayabilirlerse, kim bilir belki işe yarayabilir. Bu proje tam anlamıyla işe yaramayabilir, lakin bir farkındalık yaratabilirler.

Bende bu projeye kendimce destek olacağım ve çevremde kim varsa tıpkı ağabeyimiz gibi, ‘Toplu taşıma sorununa el atmayan, bu sorunu çözmeyen başkan adayına oy vermeyeceğim.’

Hadi hayırlısı…