Yerel seçimler yaklaşırken ortalıkta belediye başkan aday adayları mantar gibi türemeye başladı. Sanmayın ki bunların çoğunun gönlünden geçen belediye başkanlığı. Aday adaylarının yüzde sekseni belediye meclis üyeliğini düşünenlerden oluyor. Belediye başkan aday adayı oluyorlar ki meclis üyeliği için pazarlık paylarını çoğaltıyorlar. Neyse bu ayrı bir konu ama benim değinmek istediğim başka bir nokta var. 6 Şubat 2023 yılında yaşanan deprem adeta bize kıyametin provasını yaşattı. Sanki Türkiye’ye birden fazla atom bombası atılmış gibiydi. Bu depremden sonra akıllanır mıyız? Orasını bilmem ama artık siyasilerin akıllanması kesinlikle şart. Bana göre belediye meclisleri yerel parlamentodur. Bir kentin kaderini o mecliste alınan kararlar belirler. Bir de belediye komisyonlarının bazıları hayati önem arz eder. Bunlardan bir tanesi de imar komisyonudur.
Buradan bütün partilerin belediye başkan adaylarına sesleniyorum: “İmar komisyonlarına çok önem versinler. Belediyelerin mevcut imar komisyonlarına baktığımızda ya avukat görüyoruz ya da oto galerici görüyoruz, manav bile gördüğümüz oluyor. Oysaki imar komisyonlarında kesinlikle ve kesinlikle inşaat mühendisi, mimar, jeofizik mühendisi, şehir plancıları gibi bu işlerden anlayan isimlerin olması gerekir. Aksi takdirde belediye başkanları barodan iki isim, oto galericiler sitesinden iki isim, halcilerden de iki isim alarak imar komisyonlarını tamamlasınlar kimseyi de uğraştırmasınlar.”
Ya kardeşim! Avukat avukatlığını yapsın, manav da mavnacılığını yapsın, oto galerici de oto galericiliğini yapsın. Normal bir şekilde gidip belediye meclis üyesi olsunlar. Belediye başkanlarına bu konuda hak verebilirim. Bazıları oyları fazla aldığından önemli kişileri listelerine yazmaları gerekir. Ancak bir kentin şah damarına da direkten bıçak atılmaz. İmar komisyonları belediyelerin atar damarıdır. Alınacak bir yanlış karar yaşanabilecek bir depremde felakete davetiye çıkarmaktır. Allah korusun beklenen depremler bizlere yine kıyametin provasını yaşatmasın. Tekrar ediyorum: “Oy uğruna bu kenti yakmayın!”