OLMADI YAVUZ BEY

Yavuz Bülent Bakiler vefat etti. 3-4 günden beri takip etmeye çalışıyorum, kimler neler yazacak, söyleyecek diye. Büyük bir kesimin düşüncesinin bana yakın olmasına şaşırmadım doğrusu. Yavuz Bülent Bakiler, Milliyetçi düşünce içerisinde kendisine yer bulmuş idi. Sonradan bir de görüldü ki, çok farklı kulvarlarda dörtnala at koşturuyor. Bu nasıl olur derken, bir de görüldü ki atı ile duvara tosluyor. Bu yüz seksen derece değişimin çağrıştırdığı bir konuyu açıklığa kavuşturalım. İnsanın görüşü, fikri değişemez mi? Hiç tereddüt etmeden bütün içtenliğim ve kabulümle cevap veriyorum; değişebilir. Bunda anlaştık mı? Anlaştık. Yavuz Bülent Bey'in de değişmiş olduğunu kabul etmek gerekmez mi? Gerekir. Neden öyle olmadı peki? Başka bir çağrışım ile devam edelim. Toplumca ölenin arkasından konuşulmaz diye bir ezberimiz var. Tamam, da Türk Tarihi'nin en büyüklerinden biri olan Dünyanın en saygı duyduğu Büyük Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK de ölmedi mi? O'nun arkasından neden bu kadar konuşuluyor? Hem de tamamı yalan ve iftiralarla dolu sözler neden söyleniyor ve yazılıyor? İşte Yavuz Bülent Bakiler, kabullenilecek bir fikir değişimi ile birlikte Büyük Başbuğ'a iftiralar attığı ve yalan söylediği için bu kadar tepki gördü. Hem de kullandığı yalan bilgiler, o dönemin kırgınlığı ile oluşmuş bilgiler olduğunu görmemezlikten gelip işleri çorba ettiği için bu kadar tepki çekti. Olmadı Yavuz Bey, hiç olmadı. Beraberliklerimizde sana gösterdiğim saygıyı geri alıyorum. Ölenin arkasından konuşulmaz ezberini bir tarafa zaten bırakıyorum da, çok önceleri de, yani sağ iken de tepkimi koyduğum bir yazı yazmıştım ve büyük de ilgi görmüştü. Yavuz Bey, bir Türk Milliyetçisinin Mustafa Kemal ATATÜRK hakkında senin attığın iftiraları atmayacağını bilmemen mümkün mü idi? Peki derdin ne idi? Ne uğruna veya ne karşılığında o sözleri sarf ettin? Elbette bu soruların artık cevabı yok? Ama bu soruları esas olarak Yavuz Bülent Bakiler ile ilgili düşünce ortaya koyanlara soruyorum. Gerçekler, güneş gibidir, leke, kir tutmaz ve mutlaka ortaya çıkar. Bu nedenle Mustafa Kemal ATATÜRK'e atılan iftiralar, hakkında söylenen yalanlar Türk Milleti'nin tarihten gelen sağlam duvarına mutlaka çarpıyor. Atılmak istenen çamurlar, lekeler kim tarafından atılırsa atılsın tutmuyor, dökülüyor. Hani, ömür boyu ATATÜRK düşmanlığı yapmış olan fesli ne oldu? Kısa sürede unutuldu gitti. Onun attığı çamurlar da döküldü gitti.

Son söz: Yaşamak, hayatı doğru anlamakla güzelleşir.