\n\nOsmanlı Devleti denilince akla hep güçlü bir devlet, kuvvetli ordu ve Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, Yavuz Sultan Selim ve IV. Murad gibi büyük ve dirayetli padişahlarımız gelir. Bunun yanında özellikle Osmanlı Saraylarında payitaht dediğimiz, hanedan mensuplarında dönen entrikaları, taht kavgalarını, kardeş katlini ve tabii ki en büyük olma, yani tahta çıkma oyunlarıyla geçen birçok hadise duyduk. Son dönemlerde senaristleştiren tarihi dizi ve filmlerden bu olayları daha da yakından takip ediyoruz.\n\nBununla beraber, Osmanlı Sarayı’nda birçok devlet ve harem işlerine burnunu sokan, başa geçmek isteyen evlat veya kardeşlere son derece etkin müdahalelerde bulunan, çok güçlü, kurnaz ve keskin zekâya sahip valide sultanlar da vardı. Bunlardan ilk akla gelen Valide Kösem Sultan. Kösem Sultan’ın koskoca Osmanlı Hanedanını nasıl birbirine kattığını, ne gibi entrikalar ve oyunlarla söz sahibi olduğunu birlikte inceleyelim. \nGünümüzde çok basit anlatılan, ama geçmişte pek de o kadar kolay olmayan, bir döneme damgasını vurmuş Sultan I. Ahmed’in nikâhlı eşi, IV. Murad ve Sultan İbrahim’in annesi olan Mahpeyker Kösem Sultan kimdir? Osmanlı’da saraya ve devlet işlerine nasıl müdahil olmuştur? Ne gibi faaliyetlerde bulunmuş ve sonunda başına neler gelmiştir? Haydi, Kösem’in hayatına daha yakından bakalım… \n\n***\nPadişahların haremleri, gözdeleri, haseki sultanları ve evlatlarının annesi olma rütbesi alan \nKösem Sultan, Osmanlı tarihinin en etkili kadın sultanlarından biriydi. Sultan Ahmed’in humma hastalığına yakalanması sonucu ani ölümü, onu iktidara hazırlayan ilk perdeydi. Mahpeyker Kösem Sultan, bu olaydan sonra tahta geçecek isimleri bizzat kendi belirleyecek, valide sultan olarak iktidarı kendi istekleri doğrultusunda yön verecekti. Birçok padişahtan daha uzun süre iktidar süren Kösem, "öldürülen ilk Valide Sultan" olarak Osmanlı tarihine geçti. Peki, Kösem Sultan nasıl öldürüldü? İşte detaylar… \n\nDEVLETİ YÖNETEN BİR KADIN SULTAN; MAHPEYKER KÖSEM… \nOsmanlı tarihinin etkili kadınlarından olan Kösem Sultan, 1590 yılında Yunanistan’da Anastasya adıyla doğdu. Bosna Beylerbeyi tarafından İstanbul’a gönderildi. Kösem Sultan, küçük yaşta haremdeki eğitimine başladı. 15 yaşındayken Sultan I. Ahmed’e haseki oldu. Keskin zekâsıyla padişahı etkisi altına aldı ve sarayda gün geçtikçe nüfusunu arttırdı. Ancak Kösem Sultan, Ahmed zamanında siyasette ve sarayda çok etkin olamıyordu. Venedik Elçisi Simon Cantarini’n yazdıkları, o dönemlerde 20’lerinde olan Kösem’in gelecekteki eylemleri hakkında adeta ipucuydu. Güzel, kurnaz, birçok yeteneği olan, mükemmel şarkı söyleyen, I. Ahmed’in çok sevdiği ama devlet işlerini konuşmayacak kadar dikkatli davrandığı bir haseki… \nEşi I. Ahmed ölümcül humma hastalığına yakalandığında Kösem henüz 27 yaşındaydı. Oğullarını saltanata hazırlayacak çeşitli faaliyetlere girişti. Sultan I. Ahmed’in ölümün ardından Hatice Sultan’dan doğma en büyük oğlu Osman’ın yerine, I. Ahmed’in kardeşi Mustafa’yı tahta çıkarttı ve böylece saltanat sisteminde önemli bir değişikliğe yol açtı. Bu olay kardeş katlinin sona ermesinde Kösem Sultan’ın yadsınamaz bir payı olduğunun göstergesi oldu. \n\nKösem Sultan, I. Mustafa’nın saltanatıyla eski sarayda 6 yıl kadar ikamet etti. Ardından oğlu IV. Murad’ın 9 Eylül 1623’te tahta çıkışı ona arzuladığı gücü sağladı. Eski saraydan Topkapı Sarayı’na özel bir törenle gelip, Valide Sultan oldu. IV. Murad’ın henüz 12 yaşında olması devletin idaresinde onu söz sahibi yaptı. Bu yıllarda yaşanılan sıkıntıların çoğunda devlet erkânıyla birlikte çalıştı. Sultan Murad annesinin yanında devlet işlerini öğreniyor, idareyi devralmayı planlıyordu. Kösem Sultan ise yetkilerini oğluna bırakmak niyetinde değildi.\n(Devam Edecek…)\n\n
KAYNAK: https://bilgidamlasi.com.tr/