OLAYLAR ve TEPKİLER

Tepki, vicdanın hakkı, aklın ürünü, vücudun dili ve dilin sesidir. Yaşıyor olmanın en belirgin kanıtıdır tepki… Doğa, her canlıya kendi ortamında yaşam hakkı tanırken, savunma ve direnme hakkını da bahşetmiştir. Hiçbir canlı yoktur ki, yaşamının bir döneminde direnme ve savunma hakkını kullanmamış olsun. Solucan; dokunursun kıvranır, şaşırtmak ister düşmanını. Arı; sokar, eşek teper, kedi tırmalar.Eşek eşekliğine bakmadan, haklı olduğuna inandığında dayatıp diretebiliyorsa, kendi savunma ve direnme mekanizmasını kurabiliyorsa eşekten de mi daha duygusuz ki insanoğlu, onca akla, vicdana ve izana sahip olduğu iddiasına rağmen, gerektiğinde direnme hakkını kullanmaz!... Salt masal dünyasında mı vardır kötülere direniş...? Korkmadan, yılmadan ve sinmeden ortaya konacak tepkiler, "en az ihanet içindekiler kadar" cesur olmanın gereği değil midir…? İnsanoğlu, toplumsal yaşam içgüdüsüyle programlanmıştır. Toplumsal yaşamın koşullarını belirleyen iki önemli güç, bireyleri, bir düzen ve sistem içinde yaşamaya zorlar. Birinci güç doğa, ikinci güç ise toplumsal hukuk ve ahlâk kurallarıdır. Doğa gücünü, bireylerin tek başına bütün zorluklarla mücadele edip üstesinden gelemeyeceği, biyolojik, psikolojik ve fizyolojik doyum ve huzur için başkalarına ihtiyaç duyacağı ilkesi üzerine oturtmuştur. Yardımlaşma duygusu ve içgüdüsüdür bu. Toplumsal yaşamın en belirgin yaptırımı ise hukuktur. Hukukunu iyi ve hakça kurgulayabilmiş toplumlar, varlıklarına kasteden pek çok olumsuzluklara karşı koymasını bilmişlerdir. Hukuk toplumsal yaşamın birincil olmazsa olmazıdır. Sürekliyse, güvenilir ise, eşitlikçiyse hukukun en yüce güç kabul edildiği toplumlarda, demokrasiye o denli ulaşılmış olur. Hukukun üstünlüğü deyip, üstünlere ayrıcalıklı hukuk yaratıyor ve buna göre özel kurumlar oluşturuyorsa, ileri demokrasi deyip, demokrasinin tüm gereklerini kurumlarıyla birlikte ortadan kaldırıyorsa, hukuku kendi çıkar düzenini korumak adına araç olarak kullanıyorsa, hak deyip, hak yiyor, hukuk deyip, hukukun en temel ilkelerini bile çiğnemeyi zafer addediyorsa, çoğulculuğu hiçe sayıp çoğunluğun parmak hesabını demokrasinin tek gücü sayıyorsa, yürütülen sistemin adı demokrasi olamaz… Bir yanda, hanedanı, yandaşı, yalakayı kesemeyen damatlar hukuku, diğer yanda, karanlıkta, bekaretin bozulup uçkurun kopmasını, hukukun ortalık malı olmasını bekleyen tecavüz ehli; diğer yanda çalan savaş tamtamları...Nasıl olsa failleri saklamaya gerekçeler hazır her iki durumda da. Gerek Orta doğuda, gerekse AB ve ABD nezdinde tepki çekecek uygulama ve açıklamalar, gün geçmiyor ki can sıkıcı olmasın….!!! İkincisi için de en makul düşünce ve tepki; “mazlumun yanında olmaya devam etmek!” “Aç veya susuz veyahut da Katar'daki kardeşlerimizin yanında olmak, onlara gıda yardımında bulunmak, onlara gıda ihraç etmek, ilaç vesaire ihraç etmek. Bunu açık açık ifade ettiğinizde bundan rahatsızlık duyanlar ve bu rahatsızlık doğrultusunda tepki koyanlar var. Biz Katar'a her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Elbette ki vereceğiz… Katar mevcut Arap ülkeleri içinde, Türkiye’ye yaptığı yatırımlar ve sıcak para girişine olan katkısı ile daima yanımızda yer almış, bu konudaki Türkiye karşıtı tepkileri göğüslemesini bilmiş yegane ülkedir. Bu gelişmeler karşısında ortam ne de çok benziyor, 2.Dünya Savaşı öncesi dünyanın yaşadığı o ihtiraslı, o egoist ortama…!!! İnsan haliyle korkuyor ve endişeleniyor… Saldıran dersen; hem içeriden, hem dışarıdan var. Hem de pek çok!...Teröründen, ülkelerin çıkar ve güç savaşlarına kadar. En çok da bu nedenle korkuyor tedirgin oluyoruz.! Türkiye’nin büyümesini, gelişmesini, güçlenmesini, dünya siyaset sahnesinde güç sahibi olmasını istemeyen ne kadar rakip güç var sa, hepsi de çeşitli şekillerde aleyhimize çalışıyor. Bunun için acımasızca ülkemize saldırıyorlar. En çirkin saldırı, kirli siyasete meydan açmak adına yapılandır. Bu gün teröre destek verenler, dış politika da, aleyhimize karar çıkartanlar, uluslararası arenada, argümanlarımızı geçersiz kılmaya çalışanlar, hep bu zihniyetin ürünüdür. Onun için bireysel olarak, toplumsal olarak her zaman tepkiliyiz. Tepkili olmaya da devam edeceğiz… Bundan kimsenin kuşkusu olmasın…

SON SÖZ:’’ KORKUNUN, ECELE FAYDASI YOKTUR.’’