Gerçekten, bu olanların olacağı belli değil miydi?
Yılanla çuvala girilmeyeceğini atalarımız bize vasiyet etmişti. Bir süreden beri neredeyse sadece bu konuyu yazıyoruz. Ülkenin dağ gibi sorunları, sıkıntıları var ama sadece pkk terör örgütü ile olan gelişmeleri yazıyoruz. O kadar çok konu varken, o kadar pislik akarken neden pkk terör örgütünü yazıyoruz? Çünkü biz köşe yazarlarının en önemli görevi ve hatta belki de tek görevi, toplumu uyarmaktır. Pkk terör örgütü sadece bizim ülkemizde yok. Son zamanlarda en büyük gücünü Suriye'de konumlandırmış idi. Bu nedenle orayı dağıtmadan bu terör örgütü ile oyun oynanmaz. İşte sonuç bu olur. Bu olanların olacağını görmemek nasıl olabilir ki, neden olabilir ki? Suriye Ordusu'nun bu terör örgütüne vurmasını desteklemek bakın bize ne getirdi? Bayrağımıza el uzatma ile sonuçlandı. Bu kadar ağır bir hayasızlık yetmedi ve kandil sanki toplu isyan yapar gibi halkı sokağa çağırdı. Bu ne demek yahu! Kamışlı-Nusaybin arasında yaşanan o görüntüler sanırım bütün uyuyanları da uyandırır. Tabi göz ardı etmememiz gereken bir durumu da konuya bağlamalıyız. Son yazımda ismini yazma tenezzülün de bulunmadığımı göstermek için yaratık diye tanımladığım bir kişi vardı. Şimdi sırası geldi yazmak şart oldu. O yaratık Sırrı Sakık. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran TBMM'de ne dedi hem de kürsüyü yumruklayarak: "kavga ise kavga" dedi. Ne içinmiş? Suriye'deki pkk örgütü elemanları kendisinin akrabası imiş ve Türkiye, bu vurulanlara destek olmalı imiş. Vay vay vay! İşte bu yüzden diyorum ki; olanın, olacağı belli idi. Çünkü işaretler göstere göstere veriliyordu. Bu yaratığın sözlerine tepki koyan kişiyi o anda Meclis'i yöneten ve yaratık ile aynı yolun yolcusu olan kişi susturmaya çalışıyor ve daha fazla şey de yaparım diyerek tehdit ediyor. Meclis'te bu yaşananlar maalesef sessizce izleniyor. Bu kadar şımartılan bir kesimin geleceği nokta işte bu; Bayrağımıza yapılanlar olmuştur. Biliyorum bu kışkırtıcı görevlilerin önünde sonunda defterleri dürülecek ama biz kan, zaman ve imkân kaybediyoruz. Yoksa orada yaşanan olaylardan sonra sadece Nusaybin halkını dinleseniz bu şımartılan kışkırtıcı görevlilerinin sonuç alamayacağını anlarsınız. Ne yaptığı belli olmayan, ne yapacağı da belli olmayan, günümüzde ve yakın gelecekte dünyaya bela olan tıramp bile, bu pkk terör örgütünden çok şikâyetçi. Yani, kamuoyuna yansıyan doğru ise, kalıcı ise ve altından başka bir iş çıkmayacak ise emperyalist güçler yine besledikleri kapı kullarını, yani ermeni ağırlıklı pkk terör örgütünü sokağa bırakıyor. Bayrak konusu öyle ...cek, ...cakla geçiştirilecek bir konu değildir. Bayrak ile ilgili yaşananların hesabının sorulması öyle barış marış perdesi ile kapatılamaz ve geçiştirilemez. Bu konuda mutlaka ama mutlaka hep birlikte olmalıyız ve tepkimiz ortak olmalıdır.