Basın haberlerine göre birkaç saat önce(yazımı yazdığım saatler) gerçekten olağanüstü olarak değerlendirilecek saatler yaşadık.
Ne oldu bu saatlerde?
Basın haberlerine göre Htş güçleri, yani Suriye muhalif güçleri Şam'a girdi. Bu durumda Esad ne yaptı? Kaçtı! 10 günden fazladan beri süren mücadele ile Şam başkentli Suriye Esad yönetimi sona erdi. Basın haberlerine inanalım mı diye sorabiliriz ki ben de hep sorarım. Bu konuda şunu söyleyebilirim: Bu aşamadan sonra artık Esad rejiminin devamı pek mümkün görünmüyor. Dolayısıyla baba oğul Esad ailesinin saltanatı sona ermiştir.
Bu tamam da...
İlginç bir biçimde ve sorulması gereken çok sorular bırakarak bu aşamaya gelindi. Hani, büyük(!) Rusya, ayrıca İsrail ve Abd düşmanı(!) İran neden Esad'ın arkasında durmadılar acaba? İsrail bu konuda hani Esad ile gizlice anlaşmış iddiaları vardı, ne oldu? HTŞ, hangi güçlere dayanarak bu kadar kısa sürede Suriye'yi teslim alabildi? PKK, YPG, PYD terör örgütleri ile HTŞ bundan sonra nasıl bir ilişki içerisinde olacak? Her şeyden önemlisi bizim ülkemiz, Türkiye’miz konunun neresinde ve bu aşamadan sonra nasıl bir tavır sergileyeceğiz? Bütün yaşadıklarımızın ana noktasının biz ve bizim ülkemiz olduğunu çok iyi biliyoruz.
Şam'a girdiği söylenen muhalif güçleri hemen iki duyuru yaptı. Nedir onlar? Birincisi, hapishanelerdeki mahkûmları serbest bıraktıklarını duyurdular. İkincisi şudur: Suriye artık özgürleşti ve bütün Suriyelileri ülkelerine bekliyoruz. Bu durumda ülkemizdeki Suriyelilerin derhal ülkelerine dönmeleri gerektir.
Bu gelişmelerin bizi ilgilendiren çok önemli bir tarafı daha var. Halep başta olmak üzere Suriye'de yaşayan Türkmenlerin Türkiye'ye bağlanma isteklerini sık sık özelden ve genelden duyuyoruz. Bu konu oldukça önemli bir konudur. Duygusal olarak bakıldığında hiç tereddüt etmeyeceğim böyle bir durumun akılcı değerlendirme ile getirisi ve götürüsü çok iyi hesaplanmalıdır.
Israrla söylüyorum ki Türkiye'nin Milli ve Üniter(Tekil) yapısını bozacak hiç bir eylem ve tavır ülkemizin ve Türk Dünyası'nın asla hayrına olamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin dünyadaki bütün Türklerin güvencesi ve garantörü olduğu hatırdan bir dakika bile çıkmamalıdır. Bu nedenle Türkiye'nin federatif bir yapıda olması bu güvencesine tereddütler koyabilir. Böyle bir tereddüt halini de göz önünde bulundurmak zorundayız.