Yerel yönetimlerin artık sadece altyapı yapan kurumlar olmaktan çıkıp; katılımcı, çevreci ve teknolojik bir yapıya bürünmesi gerektiğini belirten Şahin, "Başarı, binaların yüksekliğiyle değil, halkın yönetime ne kadar katıldığıyla ölçülür" dedi.
"Halk Sadece Seçerken Değil, Yönetirken de Olmalı"
Şahin, yerel demokrasinin güçlenmesi için muhtarlar, STK'lar ve ilçe meclislerinin daha aktif rol alması gerektiğini savundu.
Vatandaşın sadece oy verirken değil, bütçe harcanırken de söz sahibi olması gerektiğine dikkat çeken Şahin, şunları kaydetti:
"Geniş katılıma dayalı bütçe uygulamaları yaygınlaşmalı. Yerel halkın önceliklerini doğrudan belirlemesi, hem kaynak israfını önler hem de belediyeye olan güveni tazeler. Vatandaş, 'Benim param, benim istediğim yere harcanıyor' diyebilmeli."
Çevre ve Ulaşımda "Avrupa Modeli"
Şahin, çevre sorunlarının artık ertelenemez bir kriz olduğunu belirterek, yerel yönetimlerin "yeşil dönüşüm" başlatması gerektiğini ifade etti. Avrupa şehirlerindeki bisiklet yolu ağlarını ve güçlü toplu taşıma sistemlerini örnek gösteren Şahin, "Karbon salımını azaltacak bu uygulamalar artık bir tercih değil, çocuklarımızın geleceği için bir zorunluluktur" diye konuştu.
Deprem ve Planlı Kentleşme Uyarısı
Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Oğuz Şahin, plansız kentleşmenin faturasının ağır olacağı uyarısında bulundu.
Altyapı yatırımlarının günü kurtarmak için değil, gelecek 50 yılı düşünerek yapılması gerektiğini belirten Şahin; "Özellikle deprem riski taşıyan bölgelerde yapı denetimleri sıkılaştırılmalı. Nüfus projeksiyonlarına göre afet hazırlık çalışmaları artırılmalı" dedi.
Dijital Dönüşüm ve Akıllı Şehirler
Teknolojinin yerel yönetimlerde şeffaflığı sağlayan en önemli araç olduğunu belirten Şahin, "E-belediye ve akıllı şehir uygulamaları sadece işleri hızlandırmaz; enerji verimliliği, ulaşım yönetimi ve güvenlikte de çağ atlatır" değerlendirmesinde bulundu.
Şahin sözlerini, "İnsan odaklı, doğaya saygılı ve teknolojiyi kullanan şehirler kazanacak" diyerek tamamladı.