Çevre

Oğuz Şahin'den Acil Eylem Çağrısı

Denizlerde plastik kirliliği her geçen yıl artarken uzmanlar ekosistemin kritik eşikte olduğunu belirtiyor. Oğuz Şahin’in uyarıları çözüm yollarını da ortaya koyuyor.

5ocakgazetesi.com

Denizlerde plastik kirliliği, küresel ölçekte çevreyi tehdit eden en büyük sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Her yıl milyonlarca ton plastik atığın denizlere ve okyanuslara ulaşması, deniz canlılarından insan sağlığına kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. Kent, Çevre ve Yerel Yönetimler Uzmanı Oğuz Şahin, mevcut tabloya ilişkin yaptığı değerlendirmede hem dünya genelindeki hem de Türkiye çevresindeki risklere dikkat çekti. Uzmanlara göre gerekli adımların hızla atılmaması halinde deniz ekosistemlerinde geri dönüşü zor kayıplar yaşanabilir. Özellikle Akdeniz havzasında ortaya çıkan veriler, sorunun boyutunu daha görünür hale getiriyor.

Denizlerde Plastik Kirliliği Her Yıl Daha Büyük Bir Tehdit Oluşturuyor

Araştırmacı Yazar ve Çevre Uzmanı Oğuz Şahin, bilimsel çalışmaların denizlere karışan plastik miktarının endişe verici seviyelere ulaştığını ortaya koyduğunu söyledi. Şahin’e göre yıllık 11 ila 20 milyon ton arasında değişen plastik atık denizlere ulaşıyor. Son dönemde yayımlanan uluslararası raporlar ise bu rakamın 20 milyon tonun üzerine çıktığına işaret ediyor.

Bu durumun yalnızca çevresel bir sorun olmadığını belirten Şahin, her dakika bir çöp kamyonu dolusu plastiğin denizlere karıştığını vurguladı. Mevcut üretim ve tüketim alışkanlıklarının sürmesi halinde plastik kirliliğinin 2040 yılına kadar üç katına çıkabileceği öngörülüyor. Uzmanlar, bu eğilim devam ederse 2050 yılında denizlerde ağırlık bakımından balıktan daha fazla plastik bulunabileceği uyarısında bulunuyor.

Deniz ekosistemlerinin taşıma kapasitesinin sınırlarına yaklaştığını belirten Şahin, plastik üretimindeki artışın atık yönetimi sistemleriyle aynı hızda kontrol altına alınamadığını ifade etti.

Akdeniz'de Plastik Atık Yoğunluğu Kritik Seviyelere Ulaştı

Türkiye'nin çevresini saran denizler arasında Akdeniz'in ayrı bir risk taşıdığına dikkat çeken Oğuz Şahin, bölgenin dünyanın en yoğun plastik kirliliğine sahip denizlerinden biri olduğunu söyledi. Kapalı bir havza özelliği taşıyan Akdeniz'de atıkların uzun süre dolaşımda kalması, kirliliğin etkisini artırıyor.

Şahin'in paylaştığı verilere göre Türkiye genelinde her gün yaklaşık 144 ton plastik atık denizlere ulaşıyor. Kişi başına düşen ve Akdeniz'e karışan plastik miktarının yılda yaklaşık 1 kilogram seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.

Uzmanlara göre denizlerdeki plastik atıkların büyük bölümü karasal kaynaklardan geliyor. Şehirlerdeki yetersiz atık yönetimi, dere ve nehirler aracılığıyla taşınan çöpler ile kıyı bölgelerindeki kontrol eksiklikleri bu tablonun temel nedenleri arasında yer alıyor. Bu nedenle sorunun çözümü yalnızca kıyılarda değil, şehir merkezlerinden başlayarak bütüncül bir yaklaşımla ele alınmak zorunda.

Mikroplastikler Denizlerden Sofralara Uzanan Bir Risk Yaratıyor

Denize ulaşan plastiklerin tamamen yok olmadığını hatırlatan Şahin, zaman içerisinde daha küçük parçalara ayrılarak mikroplastiklere dönüştüğünü belirtti. Güneş ışığı, dalga hareketleri ve fiziksel aşınma sonucunda ortaya çıkan bu parçacıklar, deniz ekosisteminde uzun yıllar varlığını sürdürüyor.

Mikroplastikler, balıklar ve diğer deniz canlıları tarafından besin zannedilerek tüketiliyor. Böylece plastik kaynaklı kirlilik, besin zincirine doğrudan dahil oluyor. Uzmanlar, deniz ürünleri tüketimi yoluyla insanların da bu döngünün bir parçası haline geldiğine dikkat çekiyor.

Şahin, plastik kirliliğinin artık yalnızca çevresel bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek bunun aynı zamanda küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti. Bilim insanları, mikroplastiklerin insan vücudundaki uzun vadeli etkilerine ilişkin araştırmalarını sürdürürken, kirliliğin kaynağında azaltılmasının en etkili yöntem olduğu görüşünde birleşiyor.

Döngüsel Ekonomi ve Sıfır Atık Politikaları Çözümün Merkezinde Yer Alıyor

Uzmanlara göre denizlerde plastik kirliliğiyle mücadele, yalnızca temizlik çalışmalarıyla sınırlı kalmamalı. Oğuz Şahin, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması ve atık yönetimi altyapısının güçlendirilmesinin öncelikli adımlar arasında yer aldığını söyledi.

Şahin, üretimden tüketime kadar tüm süreçlerin yeniden tasarlanmasını öngören döngüsel ekonomi modelinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Bu model, ürünlerin mümkün olduğunca uzun süre ekonomide kalmasını ve atık oluşumunun en aza indirilmesini hedefliyor.

Yerel yönetimlerin geri dönüşüm sistemlerini geliştirmesi, atık toplama ağlarını güçlendirmesi ve sıfır atık uygulamalarını kalıcı politikalar haline getirmesi gerektiğini belirten Şahin, bireysel tüketim alışkanlıklarının da değişmesinin önemine dikkat çekti. Uzmanlara göre denizlerin korunması için atılacak her adım, gelecekte oluşabilecek daha büyük çevresel ve ekonomik maliyetlerin önüne geçebilir.