NİCELİK Mİ? NİTELİK Mİ?

Farklı bir soru da şöyle olabilir; Nitelik Mi Yoksa Nicelik Mi Daha Çok Kabul Görür?

Günümüzde en çok karşılaştığımız sorulardan birisi belki de, bir işi hakkını vererek, ince eleyip sık dokuyarak mı yapmalıyız? Yoksa ortalama bir şekilde bu işi yapmak zaten yeterli midir sorusu gibi geliyor bana. Sen hangisini yapıyorsun? Kendimize karşı biraz daha dürüst olmaya var mısın?

Çalışırken, yapmamız gereken o kadar fazla konuyla yüzleşiyoruz ki, son anda gelen büyük harflerle yazılı ‘ACİL YANIT BEKLİYORUM’ veya iş geliştirmek için girdiğimiz toplantı sonunda, herkesin beklediği bir çoğunun okumadığı, ‘TOPLANTI NOTLARI’ projelendirmek için, uğraştığımız, üzerine kafa patlatıp her bir detayını yazdığımız çalışmanın, sırf bütçesi onaylandı, yanmasın diye ay sonuna kalan 2 facebook postu ve 1000 kişinin izleyebildiği prodüksiyonu olmayan video içeriği. Ya da bol rakamlarla süslü havalı bir kapanış rapor mu istersin?

O kadar yoğunuz ki, yaptığımız işin hakkını vermeye gücümüz kalmıyor. Yetişemiyoruz veya yetişmek istemiyoruz. Nasıl olsa bu iş böyle de kabul olacak düşüncesi mi ağır basıyor yoksa ben henüz bir karara varamadım.

Mükemmellik Sınırı Nerede Başlar?

Hepimizin içinde biraz mükemmeliyetçilik vardır. Uzun zamandır yapmadım ama o meşhur iş görüşmesinde kendinden öyle bahsedersin “Evet ben biraz mükemmeliyetçiyimdir, her işin olması gerektiği yapmaya çalışırım.”Tabiki herkesin mükemmellik kavramı farklıdır. Belki de burada aslında nicelik ve nitelik kavramları biraz daha farklılaşıyor olabilir. Mükemmel olmaya çalışırken, kendimizi paralarken işleri yetiştirememekten acaba ehh işte, bu da idare etsin ne yapalım moduna mı giriyoruz?

İdare Edemem Anne, İdare Edemem..!

Bir işin idare eder olmasına, kim karar verir? Peki o zaman, ne oldu bizim o mükemmeliyetçi yanımıza? Hani biz her şeyin en iyisini biliyor ve yapıyorduk? O müşteriye ağzının payını verdiğimizde veya o rapordaki eksikleri mailde bir bir sıralayıp çözümü sunduğumuzda, biz mükemmel mi oluyoruz? Yani işi bu şekilde mi çözüyoruz? Yoksa çözmek istiyoruz, ama buna ayıracak zamanımız mı yok? O yüzden başımızdan savmak için en iyi yöntemimiz bu mu? Belki de en önemlisi, elimizi ne kadar taşın altına koyduğumuzdur?

Nitelik dediğimiz şey; işe kattığımız bir değer olabilir belkide. Kendimizi işin içine alıp bir değer kattığımızda ortaya çıkan o keyifli duygu hissiyatı olabilir mi? Nicelik ise biraz daha rakamsaldır mesela, ne kadar çok çalıştığımızı göstermek için günde kaç mail attığımızı gösteren bir kavram olabilir belki de? Ne dersin? Ben günde 200 mail atıyorum. Benim bir müdürüm vardı, çalışma temposunu günde kaç mail attığı ile ölçerdi. Ben o zamanlarda çok az mail atardım acaba sürekli mi tembellik yapıyordum