Nerede o eski siyasetçiler?

Gerçekten özlüyorum; eskinin renkli siyasetçileri Süleyman Demirel'i, Bülent Ecevit'i, Osman Bölükbaşı'yı, Turgut Özal'ı ve diğerlerini.

Nerede o geniş hoş görülü siyasetçiler?

İzniniz olursa bu gün sizi, o eski siyasetçilerimizin hatıralarını içeren günlere götürmek istiyorum.

***

Süleyman Demirel'in, siyasette yeni yeni parladığı yıllar.

Partililerle birlikte Kırşehir'e gider.

Kalabalık, izzet, ikram, deve kesmeler ve alınan müspet reaksiyon, ziyadesiyle memnun eder Süleyman Demirel'i.

Sonra da, dönemin sevilen siyasetçisi Osman Bölükbaşı; memleketi olan Kırşehir'e gider.

Demirel'in ekibi, bu ziyareti hemen kendisine bildirir.

"Efendim Osman Bölükbaşı da sizden sonra, kendi memleketi olan Kırşehir'e gitti"

"Ne olmuş gittiyse? Adamın memleketi değil mi, istediği zaman gider"

Ekip, her iki ziyaretin arasında bir farklılık olduğunu anlatır;

"Bizim ziyaretimizde sizin için deve, Bölükbaşı'nın ziyaretinde ise onun için koç kestiler. Bu farklılığı seçmen nezdinde kullanabiliriz"

Teklif Demirel'in kafasına yatar.

İlk karşılaştıkları yerde de taşı gediğine koyar;

"Üstat; senin memleketin olan Kırşehir'de bana çok iyi davrandılar. Sağ olsunlar deve kestiler benim şerefime"

Sonra da; inceden ayar vermek için, üzüntülü bir şekilde;

"Duydum ki sana da koç kesmişler hemşehrilerin..Bence ayıp etmişler."

Bu cümleden sonra Bölükbaşı'nın yüzünün asılacağını sanan Demirel şaşırır.

Zira Bölükbaşı neşeli bir şekilde şu cevabı verir;

"Evlat, bizim oralarda deveye deve, koça koç keserler"

Bu vesileyle, siyaseti en temiz şekliyle yapan; siyaseti bıraktığında Kızılay'da, dolmuş durağında beklerken, kendini tanıyan bir vatandaşın "Siz de mi dolmuş durağında sıra bekliyorsunuz?" sorusuna karşılık "Ne yapalım yavrum. Zamanında cebimizi doldurmadık, şimdi dolmuşu dolduruyoruz" diyebilen ender siyasetçilerimizden biriydi Osman Bölükbaşı.

***

Bu siyasetçilerin söylediği sözler de; politik hayatımıza damgasını vurmuştur;

*‘‘Hayatım boyunca bütün sektörleri tetkik ettim. En karlısının din ticareti olduğu nu gördüm''

*İşadamlarına hitaben, "Ah benim aslan görünüşlü, tavşan yürekli büyük sermayem!"

Bölükbaşı, milletvekili adaylarının, başka partilere transferini önlemek için, seçim sırasında noterden taahhütnameler aldı. Ancak, milletvekili seçilen bazı kişiler, bir süre sonra Millet Partisi'nden istifa etti.

Kendi partisinden seçilip başka partiye geçen vekiller için; "Düğünü biz yapıyoruz, gerdeğe başkası ile giriyorlar" dedi.

Osman Bölükbaşı, halk arasında "Anadolu Fırtınası" ve "T(I)RT Osman" lakaplarıyla tanınan Türk siyasetçi. 1950, 1954, 1957, 1961, 1965 ve 1969 Türkiye genel seçimlerinde milletvekili olarak meclise girmiştir.

12 mart 1971 tarihinde, komutanlar muhtıra verince, Demirel Başbakanlık'tan istifa etmiş, ardından CHP genel sekreteri Bülent Ecevit de, "bu hareket, bana karşı" diyerek, görevinden ayrılmıştır. Bu gelişmeler üzerine Osman Bölükbaşı: "Azrail Adalet Partisi'ne girdi ama, cenaze CHP'den çıktı." diyerek durumu çok güzel özetlemiştir.

Bölükbaşı, milletvekili adaylarının, başka partilere transferini önlemek için, seçim sırasında noterden taahhütnameler aldı. Ancak, milletvekili seçilen bazı kişiler, bir süre sonra Millet Partisi'nden istifa etti.

Sürekli ihanetlerle karşılaşan Bölükbaşı, 1973'te, "Erciyes Dağı kadar derdim var. Artık, gemi aslanı gibi lider olmak istemiyorum" diyerek siyaseti bıraktı...

***

1977 yılı Aralık ayında, Adalet Partili 11 milletvekili, bakanlık uğruna CHP'ye geçer. Ardından, bir gensoru önergesi ile Demirel Hükümeti düşürülür. Bu olaydan hemen sonra, Süleyman Bey'e "geçmiş olsun" ziyaretinde bulunana Osman Bölükbaşı , Kendisine, şunları söyler: "Süleyman Bey, üzülme. Benim bağrım, ihanetin Karaca Ahmet Mezarlığı'na döndü. Senin bağrındaki ise, daha köy mezarlığı."

12 Eylül sonrası kurulan partiler için değerlendirme yapan Bölükbaşı ANAP için şunları söyler ve haklı çıkar : "ANAP, bulunmuş eşya deposu gibi. Bilirsiniz, tramvaylarda, otobüslerde bulunan her çeşit eşya, bir ambarda depolanır. Bunların içinde, ayakkabılar, şapkalar, cüzdanlar ve aklınıza ne gelirse her şey vardır. Ayrıca bunların, birbiriyle bağdaşacak hiçbir yanı yoktur. Tesadüfen bir araya gelmişler, dağılacaklardır"

Nerede o eski siyasetçiler?