Necip'te Ali Bedrettin de kardeşimdir

Yerel seçimlere 'ramak' kaldı.

"Eli kulağında" derler ya;

o hesap.

Türkiye'nin dört bir yanında heyecan yaşanıyor...

O heyecanın adı;

"Kim kazanacak?"

........

Doğduğum, mezarımın olacağı yer, Karataş'ta da sandığa gidilecek.

Kim kazanır?

Nasıl kazanır?

Gücü ne kadardır?

Sevilme, sayılma oranının seviyesi hangi düzeydedir?

"Kapasite oranı" seçilebilmesi için yeterli midir?

Kazanması halinde Karataş'a, ne kazandıracaktır?

Tüm bu sorulara herkesin başka ve farklı cevabı vardır elbette...

Sözünü ettiğim gerçeğe kimsenin itiraz etmeyeceği gibi, benim de itiraz etme hakkım da, haddimde olamaz.

Fakat, itiraz ettiğim bir konu var...

O da şu; "Her dönemin bazı dönekleri, bazı hacıyatmazları benim Necip Topuz'a "yakın," Ali Bedrettin Karataş'a da "yakın oğlu yakın" olduğumu söylüyor...

"Yok öyle birşey ve

külliyen yalan."

.......

Gazeteciyim... Mesleğim icabı herkesle oturur görüşürüm, bütün adaylara da eşit mesafedeyim...

Olması gereken budur, "adam gibi duruşun" adı da budur...

Beni tanıyanlar, böyle bir düşünce taşımayacağımı bilir ve kabul eder...

Necip Topuz da kardeşim, Ali Bedrettin de...

Sonuçta Karataş'ın evlatlarıyız...

.....

Yarışı kim önde bitirirse bitirsin, Karataş kazanacak.

Meseleye bu yönüyle bakmak

en doğrusu...

"Esas olan, sağlıklı duran" Karataş'a odaklanmaktır...

.........

Karataş ve Karataşlılar'ın sıkıntıları belli..

Bu sıkıntıların aşılabilmesi için herkese, hepimize sorumluluk düşer...

Bu sorumluluktan kaçmamamız, elimizi TAŞ'ın altına koymamız şart olmuştur...

"Karataşlıyım" diyen her Allah'ın kulu bu bilinçte olmalı, ona göre hareket etmelidir...

Çünkü bizler için ikinci bir Karataş yok, ol-ma-ya-cak.

Sahte olan, sahte bakan, sahtekârca davrananlara

SELAM olsun.