NE OLDU SİZE, NE OLDU BÖYLE?

Ulu önderimiz, tek liderimiz Mustafa Kemal Atatürk, 1920 yılında kurulmasını istediği, bu uğurda yoğun çabalar sarf ettiği Anadolu Ajansı'nın gelmiş olduğu son durum;

-Düşündürücü,

-Endişe verici,

-Üzücü,

-Ürkütücü,

-Ezici,

-Kahredici,

-Yani, hem reziiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiil, hem rüsva.

....

Belediyelere, belediye başkanlarına ve üst düzey bürokratlarına reva görülen ucube davranışların üzerine GÖMÜ bulmuşcasına zıplayan Anadolu Ajansı'nın bu duruma gelmesinden gerçekten, ama gerçekten utanıyor, kahroluyor, hicap duyuyorum..

Her konuda, devletin sesi, nefesi, gücü olması gereken köklü kurumum, hükümetin borazanı haline dönüşüp, garip hallere düşürülmesi adama kol ve bacak kadar koyuyor be ağam..

Koskoca Anadolu Ajansı, olmuş sana; "Gınadolu Ajansı."

Sormak isterim;

-Gaye nedir?

-Amaçlanan nedir?

-Bizlere ATA'mızın emaneti olan devletin ajansını kofzottirik hale getirmenin kime ne faydası var?

-Ayıptır,

-Yazıktır,

-Haramdır,

-Günahtır günah.

.....

Unutulmaya ki;

-Sözünü ettiğim kuruma "kurum bağlatanlar," yeri zamanı geldiğinde çektirip gidecek, isimleri dahi a-nıl-ma-ya-cak..

Bunun nedenleri niçinleri tek tek yazmaya kalksam, ne bana ayrılan yer sığaaaar, ne de sabrım yeter..

Ona - buna hizmet ederek, hassas ve kritik konularda konu mankeni edasıyla, "nokta vuruşlar" yapan, sabır taşlarını "bile isteye" çatlatan "Gınadolu Ajansı" koltuklarını işgal eden zatlara KISSAdan değil;

"En, en, en, en UZUN'undan HİSSEM olsun."