Ne Hale Gelmişiz

Muğla'nın Fethiye ilçesinde yaşanan bir olay, sadece bir hırsızlık vakası değil... Bu olay, toplum olarak vicdanımızı, merhametimizi ve insanlığımızı yeniden sorgulamamız gerektiğini gösteren acı bir tablo aslında.

Cadde ortasında fenalaşarak yere yığılan genç bir insan... Yardım bekliyor, belki de yaşamla ölüm arasında ince bir çizgide. Tam da o anda yanına yaklaşan bir kişi, elini uzatıp nabzını kontrol etmek, ambulans çağırmak ya da başını kaldırıp nefes almasını sağlamak yerine cüzdanını açıyor. İçindeki 6 bin lirayı alıyor, cüzdanı tekrar cebine koyuyor ve hiçbir şey olmamış gibi uzaklaşıyor.

İşte insanı asıl yaralayan da bu.

Paranın çalınması elbette suç... Ama burada çalınan yalnızca 6 bin lira değil. Çalınan, insanlığa olan güvenimiz. Çalınan, "Türk milleti dara düşeni yerde bırakmaz" anlayışıdır. Çalınan, yardımlaşma kültürümüz...

Oysa bu topraklar, tanımadığı birine ekmeğini bölen insanların hikâyeleriyle doluydu. Depremde, selde, yangında canını hiçe sayıp başkasını kurtarmaya çalışan binlerce kahraman yetiştirmiş bir milletiz biz. Bugün ise yerde yatan bir insanın cebindeki paraya göz dikenlerin haberlerini konuşuyoruz. Bu değişim, üzerinde uzun uzun düşünmemiz gereken bir toplumsal yara.

Sevindirici olan tek gelişme ise duyarlı vatandaşların sağlık ekiplerine haber vermesiyle gencin hastaneye kaldırılarak hayata tutunması ve vicdansız hırsızın kısa sürede yakalanıp tutuklanması oldu. Hukuk görevini yaptı.

Ancak vicdanını kaybeden bir insanı hangi ceza geri kazandırabilir?

Toplumları ayakta tutan yalnızca yasalar değildir; ahlak, vicdan ve merhamettir. Bir gün hepimiz yardıma muhtaç kalabiliriz. O gün yanımıza yaklaşan kişinin cebimize değil, gözlerimize bakmasını isteriz.

Çünkü insanlık, zor durumdaki birinin cebindeki parayı almak değil; elinden tutup onu yeniden hayata kaldırmaktır.

Sözün bittiği yer denilir ya çoğu olay için bana göre sözün bittiği yerlerden biriydi bu olay…

Kolay kolay unutulmaması gereken ve üzerine de derin derin düşünülmesi gereken aynı zamanda da bundan sonra nasıl bir kötülük ile karşılaşacağız diyerek kendimize uzun uzun sormamız gereken bir olay oldu.