“NE BU ŞİDDET BU CELAL?”

Farkındaysanız sokakta, evde, sosyal medyada, ekranda artık şiddet hep başrol. Şimdi dizilerin yüzde doksanında, hikâyelerin çoğu tehdit, yaralama, dövme, vurma, öldürme üzerine.

Dizilerdeki haftalık ölü sayısının toplamını hesaplamak imkânsız gibi. Kadına şiddet ise zaten en sık kullanılan tema.

Peki neden kadına karşı şiddeti izliyoruz? Neden bir dizinin konusu tecavüz oluyor, neden başrollerdeki adamlar kadınlara bağırıp çağırıp vurup kahraman oluyorlar?

Dizilerin yalnızca kadına yönelik şiddeti değil, her türlü şiddeti teşvik ettiği hepimizin bildiği bir konu. Hatta yalnızca diziler değil, şarkılar, türküler de öyle. Medyanın dili de öyle. Reklamlar vs. zaten öyle. Hep kadın bedeni, kadın mağduriyeti, kadın üzerinden prim çirkinliği.

Evet, şiddet arttıkça daha çok şiddet izliyoruz ve bu son derece tehlikeli bir döngüye dönüşüyor. Biraz da iğneyi kendimize batıralım ve bu döngünün bir şekilde kırılmasını sağlamak için taşın altına elimizi koyalım.

Bu anlamda da yasal düzenlemenin gelmesini hep birlikte sağlamaya çalışalım

Şiddet içeren görüntülerin öncelikle yayınlanmaması, yayınlandığı takdirde de ağır yaptırımlar uygulanması, bu yöndeki yasal düzenlemelerin bir an evvel hayata geçirilmesini, tüm şiddet gören kadınlar, çocuklar için isteyelim ve yazımızı şöyle sonlandıralım.

Keşke 25 Kasım kadına yönelik şiddet Haftası’nda böyle bir öneriyle gelselerdi, gerçekten kadınlar için bir şey yapmış olurlar bence.