Mutlu zam yağmurları…

Bütün ülkeyi esir alan, kasırga etkisi yaratan Asgari ücret sonunda açıklandı. Açıklandı açıklanmasına da, buna hem sevinenler oldu hem de üzülenler. İlk başta daha Asgari ücret verilmeden, pazarlardan tutun da, bütün marketler deli gibi zam yapmaya başladılar. Haa öyle düşükte değil. 5 veya 10 katı olan zamlar.. Zaten alamıyorduk, şimdi hiçbir şekilde alamayacağız. Çok eskiden ünlü bir işadamı yıllar önce, "Zenginin parası zengine, fakirin parası fakire yetmez" demişti. Bu sözün ikinci kısmı,  özellikle Asgari ücretle çalışmak durumunda olan işçiler için geçerli. Ama tabi ki zengini de, tek bir kesim olarak düşünemeyiz. Zengin var, zengin var! Türkiye'de Asgari ücret hemen her dönem tartışma konusu oldu. İşçi, o ücretle çok zor geçinir, bu tamam da, işveren de durumuna göre yeri gelir Asgari ücreti vermekte bile zorlanabilir. Hele işler iyi gitmiyorsa! Bazen işler iyi gittiği zamanlarda da çalışanlar için zor oluyor, ama neyse…

Marketler zam yağmuruna tutuldu. Daha Asgari ücret açıklanmadan, sadece insanlar tahmin yürütürken... A’dan Z’ye her şeye zam geldi. İki üç gün sonra, yeni yıla gireceğiz. Ama kimsenin suratında yeni bir yıl heyecanı yok. Onun yerine, ‘nasıl geçineceğiz!’ derdi var. Asıl konulardan bir tanesi de, işveren kesim yavaş yavaş işçi çıkarmaya başlayacak. O zaman işte vay halimize…

Asgari ücretle birlikte çok şey değişecek; evlere gelen kira zamları, marketlere gelen uçuk fiyatlar, elimizde bir halk pazarları vardı, onlar da uçuşlarda. Doğalgaz-elektrik-su faturaları, giyecek kıyafetler… Daha milyonlarcası..

Sizinle bir yazı paylaşmak istiyorum başlık tam bura için yazılmış sanki;

Asgari Ücret: Geçinememenin Tarihçesi

“Sınıflı toplumların başlangıcından beri üretim ilişkileri ile beraber, para aracılık etsin etmesin bölüşüm ilişkileri var olagelmiştir. Asgari ücret kavramı da aynı ya da maddi olsun, sadece sanayi devriminden sonra proletaryanın doğuşu ile açıklanamayacak kadar eski bir kullanıma sahiptir. Elbette çoğu zaman, ücretler belirlenen Asgari düzeyin altına düşmesin diye değil, işçinin yaşamasına yetecek düzeyin üzerine çıkmasın diye kullanılmıştır. Çalışmada Asgari ücretin tarihçesine yasal olarak uygulamaya koyulduğu, dönemin öncesinin de dâhil edildiği, daha bütünlüklü bir perspektiften bakmak amaçlanmıştır.”

Güzel bir yazı aslında, bir işçiye yetsin diye ya da rahat bir şekilde yaşamanı idame ettirsin diye. Ama bizim ülkemizde öyle bir şey yok.

Ekmeğin bile 7.5 TL olduğu bir memleketten ne hayır beklersiniz ki.

İstersen Asgari ücret tavan yapsın.

Çünkü giderleriniz bu kadar fazla olduğu sürece, geçinmeniz asla mümkün değil.

O zaman herkese mutlu zam yağmurları..