Sınırlı ömrümüz her an çeşitli sınavlarla, mücadelelerle geçiyor. Yüce Tanrı verdikleriyle vermedikleriyle sınıyor bizi. Büyük bir hikmet saklı bunda.
Huzurlu , mutlu , başarılı olmayı herkes ister. Ama olmaz, olamaz. Çünkü, bu çok şey gerektiren uzun, yorucu ve zor bir yol.
Yunus Emre
Benlik davasını bırak,
Muhabbetten olma ırak
Sevgi ile dolsun yürek
Hoşgörülü olmaya bak
Demiş .
Sevgisi ve hoşgörüsü olan bir insanın benlik davası gütmemesi halinde , mutlu , huzurlu olacağını dile getiriyor Yunus Emre.
Benlik ve nefsimizle zaman zaman yüzleşmeliyiz. Bu yüzleşme hatalarımızı, kusurlarımızı, yanlışlarımızı gösterir ve bize onları düzeltme şansı verir.
Tüm insanları ve tüm canlıları Tanrının yarattıkları olduğu için, ayrım yapmadan sevmeli, kollamalı ve yardımcı olmalı. Böylesi bir davranış bütünlüğü, birliği , barış ve huzuru getirir.
Yaşam savaşında sıkıntılar, zorluklar ve acılarla karşılaşmak kaçınılmaz. Bunları inançla, azimle, sabırla , mücadeleyle yenmeliyiz. Asla pes etmemeli , teslim olmamalı, umudu yitirmemeli.
İnsanoğlunun bilgisi, deneyimi sınırlı. Bu yüzden gerekirse bilenlere danışmalı, onların görüşlerini almalı. Yaşamdaki rehber de akıl ve hikmet olmalı.
Yaşlılık ömrün son devresi. Olgunluk ve tevazu dönemi. Bilgili , olgun, yetkin yaşlılar da her türlü saygıyı hak eden değerli hazineler, yaşlı çınarlar. Geleceğe ışık tutan , elleri öpülesi büyükler. Ardında iyi bir isim, hayırlı eserler bırakabilen bir yaşlılığı, nasip etsin Ulu Tanrım.