Haber: Murat GEGİN
Açıklanan son veriler, vatandaşın yaşam maliyetinin geldiği çarpıcı boyutu ve geçim mücadelesindeki zorluğu bir kez daha gözler önüne serdi. Dört kişilik bir ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için haneye girmesi gereken rakamlar tarihi seviyelere ulaştı.
AÇLIK SINIRI 32.365 TL
Dört kişilik bir ailenin sadece yeterli, sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık asgari gıda harcaması tutarını ifade eden "açlık sınırı" 32.365 TL olarak hesaplandı. Bu rakam, sadece mutfak masraflarının bile dar ve sabit gelirli haneler için ne kadar büyük bir yük oluşturduğunu açıkça gösteriyor.
Temel gıda maddelerinde yaşanan fiyat artışları "mutfak enflasyonuna" da doğrudan yansıdı. Açıklanan verilere göre mutfaktaki fiyat artışları şu şekilde gerçekleşti:
Aylık Mutfak Enflasyonu: %3,65
On İki Aylık Mutfak Enflasyonu: %38,76
Yıllık Ortalama Mutfak Enflasyonu: %39,43
Bu oranlar, market ve pazar alışverişlerinde vatandaşın alım gücünün her ay düzenli olarak eridiğine işaret ediyor.
YOKSULLUK SINIRI 100 BİN TL BARAJINI GEÇTİ
Gıda masraflarının yanı sıra kira, elektrik, su, ulaşım, eğitim, sağlık ve giyim gibi zorunlu olan diğer tüm temel harcamalar da hesaba katıldığında tablonun ağırlığı daha da belirginleşiyor. Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için hanesine girmesi gereken toplam gelir tutarı, yani "yoksulluk sınırı" 105.425 TL'ye fırladı.
BEKÂR BİR ÇALIŞANIN MALİYETİ 41.900 TL
Sadece aileler değil, tek başına hayatını idame ettiren bireyler de artan yaşam maliyetlerinden nasibini alıyor. Ailesinden ayrı yaşayan ve tek başına geçinmeye çalışan bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 41.900 TL olarak belirlendi. Bu rakam, tek bir kişinin bile barınma ve beslenme gibi temel haklarına ulaşabilmesi için ortalama gelirlerin çok üzerinde bir bütçeye ihtiyaç duyduğunu kanıtlıyor.
Türk-İş’in tam 39 yıldır her ay yaptığı ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı’ araştırması halkın gerçek gündeminin ‘Geçim’ olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Türk-İş’in yaptığı araştırma tablosuna genel olarak bakıldığında;
Süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin bulunduğu grupta; son dönemde süt ve süt ürünlerindeki hızlı fiyat artışı, tüketici alım gücünü ciddi şekilde zorlamaktadır. Tüketiciler daha uygun fiyatlı ürünlere yönelmek zorunda kalmaktadır ve bu durum hem beslenme kalitesini hem de ekonomik güveni etkilemektedir. Söz konusu ürünlerin insan vücudu için gerekli temel besinler arasında yer alması ve özellikle çocuklar ile gençlerin dengeli beslenmesi açısından önem taşıması nedeniyle hane halkı bütçesi üzerindeki baskısı artarak devam etmektedir.
Et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller ürünlerinin yer aldığı grupta; dana kıyma ve kuşbaşı etin kilogram fiyatında bu ay da artış olduğu tespit edildi. Kuzu etinin fiyatı bir miktar geriledi. Hesaplamada dikkate alınmayan bonfilenin kilogram fiyatı ise 2500 TL’ye yükselmiştir. Balık ürünleri fiyatlarında bir miktar gerileme olduğu tespit edildi. Esnaf Ramazan ayında satışlarda azalma olması nedeniyle tezgâhtaki ürün çeşitliliğinin bir miktar azalttığını belirtti.
Meyve-sebzenin bulunduğu grupta: Geçen ay bir miktar gerileyen meyve fiyatları bu ay yükselirken, sebze fiyatlarında ise sınırlı bir azalış olduğu gözlemlenmiştir. Hesaplamada -bu ay- 24’ü sebze ve 9’u meyve olmak üzere toplam 33 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Sebze ortalama (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 90 TL, ortalama meyve kg fiyatı 117,50 TL oldu.
HALKIN GÜNDEMİNDE ENFLASYON VAR!
Özetle; açıklanan bu güncel veriler, Türkiye genelinde gıda başta olmak üzere barınma, ulaşım ve enerji gibi tüm temel ihtiyaç kalemlerine gelen zamların, hanelerin bütçesinde açtığı derin gediği ortaya koyuyor. Açlık sınırının 32 bin TL'yi, yoksulluk sınırının ise 105 bin TL'yi aştığı bu ekonomik tabloda, vatandaşın alım gücünün korunması ve enflasyonla mücadele edilmesi en kritik gündem maddesi olmaya devam ediyor.