MÜLTECİ MESELESİNE BİR ÖRNEK


DDR (Doğu Almanya) zamanında, 70'li yıllarda Kuzey Vietnam'da mağdur olan aileleri getirip çeşitli şehirlerdeki sosyal konutlara yerleştiriyorlar. Öyle bir talep oluyor ki, Vietnamlı sayısı 100 bine çıkıyor. Bu nedenle 1980’lerde Vietnam’dan göçleri donduran Doğu Almanya, ülkedeki Vietnamlıların da ana vatanlarıyla bağlarının kopmaması için, Vietnam vatandaşı olarak kalmalarını sağlıyor.
Ülke ile kalıcı bağ kurmamaları için, Doğu Alman vatandaşlarla evlenmeleri yasaklandı. Doğu Alman erkeklerden hamile kalan Vietnamlı kadınlara zorla kürtaj işlemi uygulandı.
18 Milyon nüfuslu ülkede sayıları 100.000’e yaklaşan ve Doğu Alman Cumhuriyeti tarafından iş ve maaş garantisiyle istihdam edilen Vietnamlıların hikayesi, 1989 yılında duvarın yıkılmasıyla bir kabusa dönüşmeye başladı.
Doğu Almanya’da bulunan tüm üretim tesislerine, fabrikalara, bankalara, merkez bankasına Batı(Federal) Almanya tarafından el konuldu. Birleşmenin maliyetini çıkarmak için hızla özelleştirilen Doğu Alman sanayisinde, yüz binlerce kişi işsiz kaldı.
İşte bizzat Doğu Alman vatandaşların bile çaresizlikle baş başa kaldığı bu çıkmazda, Vietnamlıların durumu çok daha vahim bir hal aldı.
Federal Almanya, Vietnamlıların ekonomiye hiçbir katkılarının olmayacağını ve sistem üzerinde yük teşkil edeceklerini öngörerek bu insanlara 3000 ila 5000 Mark ödeme yapılması karşılığında ülkeyi terk etmelerini teklif etti.
Bu parayı kabul eden bazıları, ana vatanlarına geri dönerken; uzun yıllardır Vietnam’dan uzakta yaşayan, çocukları (Doğu)Almanya’da doğan, bu nedenle Vietnam’a yeniden intibak edemeyecek olan çoğu kişi, kalmayı tercih etti.
Federal Almanya’nın acımasız politikaları da işte bu sırada devreye girdi; işi olmayan Vietnamlılar, Batı Almanya’ya giremeyeceklerdi. Yani fiili bir mahrumiyet bölgesi olan Doğu Almanya’da kısılıp kalmaları demekti bu.
Bu sırada Doğu Almanya’daki özelleştirmeler tüm hızıyla devam ediyor, 1970’lerden itibaren Doğu Alman devleti tarafından Vietnamlıların kullanımına sunulan, Rostock’takiLichtenhagen toplu konutlarının %40’ı satılıyordu.
Satılan konutlar sebebiyle Vietnamlılar, birleşme öncesi sahip oldukları yaşam alanlarını başka Vietnamlılarla paylaşmak zorunda kaldılar. 1 Aile için tahsis edilen konutlara yerine göre 2, 3 hatta 4 aile yerleştirilmeye başlandı.
Ancak Vietnamlıların adeta balık gibi istiflendiği Lichtenhagen’de asıl facia, henüz yaşanmamıştı bile. Birleşme öncesi ve sırasında Batı’da kimsenin hesaba katmadığı yepyeni bir problem bekliyordu, 1991 yılında Alman hükümetini.
Bu problem; Doğu Avrupa’dan, Doğu Almanya üzerinden yürüyerek ülkeye girecek on binlerce işsiz ve niteliksiz nüfusun Almanya’yı ‘istila’ edecek oluşuydu.
Doğu Bloku’nun etkin olduğu dönemde Doğu Almanya ile Doğu Avrupa’daki sosyalist ülkeler arasında katı bir sınır kontrölü yoktu. Doğu Bloku asıl sınır güvenliğini Batı’ya kaçan vatandaşlarını alıkoymak için uyguladığı için kendi ülkeleri arasında buna gerek dahi duymamıştı.
Bu nedenle birleşmeye kadar Batı Almanya sınırlarını, Doğu’dan gelecek bir göç dalgasına karşı aslında Doğu Almanya Cumhuriyeti korumuştu.
İşte bu Doğu Almanya’nın 1990 yılında lağvedilmesinin ardından Batı Almanya birden bire Polonya başta olmak üzere, fakir ve işsiz nüfusun gidecek yer aradığı Doğu Avrupa ülkeleriyle çok uzun bir sınıra sahip oldu.
Birleşme öncesi hesaba katılmayan bu durum, 1990 ve 1993 yılları arasında çoğu Roman, yüz binlerce işsiz ve fakir Doğu Avrupa vatandaşının Almanya topraklarına doğru yol almasına zemin hazırladı.
Alman hükümeti, doğu sınırından ellerini kollarını sallayarak giren göçmenlerin tabi ki ‘esas’ Almanya’ya bu rahatlıkta girmesine izin vermedi. Sınırı geçen düzensiz göçmenlerin tamamı Doğu Almanya’da bulunan kamplara yerleştirildi.
Yarın devam edeceğiz….