-Her belediyede müfettiş var..
-Sayıları kaç?
-Tam olarak bilen yok.
-Neden yok?
-Her kapıdan çıkıyorlar, çıktıkları kapılar Ali Demirçalı'nın "aşılması çok güç olan" kapılarına benziyor da o yüzden yok..
-Peki sonuç ne?
-Muamma.
-Nasıl yani?
-"O biçim" hani.
.........
Geçenlerde çok derin, çok hassas olan bu konuyu dile getirmiş, müsebbiplere demiştim ki;
-Kaybettiğiniz belediyelerin çalışmaması, kıpırdamaması ve hatta maaş dahi ödeyememesi için ne gerekiyorsa yapıyor, sonrasında da; "vallahi de, billahi de, tallahi de biz herkese EŞİT davranıyoruz" yalanına sığınıyorsunuz.. Buna hakkınız yok.. Bunu yapmayın ve kul hakkı yemeyin.. Elinizden giden bütün belediyeler bu konuda sıkıntılı, ne yapacağını bilemez durumda..
Müfettişler orada, maliyeciler orada, "en hasso denetçiler" orada, vergiciler orada..
Bir tek 'BEN' yokum anasını satayım..
AMAÇ belliiiiiii, GAYE ortada değil, or-ta-lık-lar-da.
-Ne yapılıyor?
-Saf tutulmuş, kol geziliyor..
Bu anlayışta olan, bunu yapan, bu emri veren, verdiği emrin uygulanması için müfettişlere "MÜFETTİŞ" gönderen efendilere (!) tam da bu noktada şu soruyu sormak isterim;
"Sizin olmayan belediyelere bunu yapıyorsunuz.. Tamam anladık da, sizin olan belediyeleri neden ve hangi hakla ES geçiyorsunuz?
Soruyu daha net sorayım;
"Sizin olan belediyelere OKKALI da, sizin olmayanlara neden SOPALI?"
........
Bugünkü hükümet işte bu yüzden irtifa kaybediyor.. İşte bu yüzden örseleniyor, öteleniyor ve işte bu yüzden "ikinci parti" konumuna düştü..
"Daha doğrusu düşürüldü."
Ortaklara bakıyorum,
ortada yoklar..
Olsalardı, bu "kof anlayıştakilere" şunu söylerlerdi;
"Bu büyük haksızlık.. Bu işte adalet yok.. Böyle devam edemez.. Ederse, biz devam edemeyiz, vatandaştan daha şiddetli TOKAT yeriz."
-Oldu mu?
-Olmadı.
-Olur mu?
-Olmaz.
-Neden?
-MHP hariç, sözde ortaklar (!) siyasi yaşamları boyunca hiç bir zaman ve hiç bir durumda hükümet ortağı olmadılar da o yüzden olmaz..
-Sonuç?
-Onu bir yıl sonra göreceğiz..
-Bir yıl sonra ne olacak?
-Hakları yenenler, ümüğüne basılanlar, soluk alamayanlar, yarınlarının ne olacağını bilemeyenler, geçinemeyenler "erken seçim" diyecek.
-Der mi?
-Der ne demek;
"DER OĞLU DER."