Analizde, Avrupa Birliği'nin (AB) son dönemde yürürlüğe koyduğu ticaret politikalarının klasik ekonomik ortaklıkların ötesine geçerek, jeopolitik ve askeri stratejileri de içeren çok boyutlu bir yapıya büründüğü gözler önüne serildi.
Küresel Hasılada Dev Ortaklık: STA’lar Jeopolitik Araç Oldu
MİA analizinde, AB'nin 2026 yılının ilk çeyreğinde MERCOSUR, Hindistan ve Avustralya ile imzaladığı yeni nesil Serbest Ticaret Anlaşmaları'na (STA) dikkat çekildi. Bu anlaşmaların sadece ticaret hacmini artırmayı değil, AB'nin küresel regülasyon ve sürdürülebilirlik alanındaki etki alanını genişletmeyi hedeflediği belirtildi.
Özellikle AB-Hindistan anlaşmasının, yaklaşık 2 milyar nüfusu ve 27 trilyon dolarlık büyüklüğüyle dünya gayrisafi milli hasılasının yüzde 25'ini kapsadığı ifade edildi. İki aktör arasında ticaret anlaşmasının yanı sıra bir "savunma iş birliği mutabakatı" da imzalanması, ekonomi politikalarının artık güvenlik ve strateji boyutlarıyla entegre yürütüldüğünün en somut kanıtı olarak gösterildi.
Gümrük Birliği'ndeki Asimetri Türkiye'nin Aleyhine Büyüyor
Analizdeki en çarpıcı başlığı, 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği'nin Türkiye üzerinde yarattığı "asimetrik" etkiler oluşturdu. Mevcut sistem sebebiyle AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA'lar, bu ülkelerin Türkiye pazarına gümrüksüz girmesine yol açarken, Türk ürünleri aynı ülkelere ihracat yaparken gümrük duvarlarıyla karşılaşıyor. Raporda bu durum, "Hindistan menşeli bazı ürünler Türkiye pazarına gümrüksüz girerken, Türk ürünleri Hindistan pazarına aynı rahatlık ve kolaylıkla girememektedir" tespitiyle örneklendirildi.
Türk Sanayisi İçin Rekabet Uyarısı
AB ile Hindistan arasındaki anlaşmanın yürürlüğe girmesinin, Türk ihracatçısını doğrudan etkileyeceği öngörülüyor. Hindistan'ın düşük maliyetli üretim avantajının; Otomotiv, Makine ve teçhizat, Kimya, Tekstil ve tarım sektörlerinde Türk firmaları üzerinde ciddi bir rekabet baskısı oluşturabileceği uyarısı yapıldı. Türkiye'nin Avrupa pazarındaki geleneksel gücünü koruyabilmesi için dijital ekonomi ve hizmetler sektöründe yeni stratejiler geliştirmesi gerektiği aktarıldı.
"Mevcut Yapı Sürdürülebilir Değil, Proaktif Strateji Şart"
Küresel ticaret sisteminin hızla dönüştüğü ve jeopolitik rekabetin tırmandığı bu dönemde, Gümrük Birliği'nin mevcut haliyle sürdürülebilir olmadığı vurgulandı. MİA analizi, Türkiye'nin Avrupa pazarındaki pozisyonunu tahkim etmek adına Gümrük Birliği'nin güncellenmesi için baskı yapması ve aynı zamanda üçüncü ülkelerle çok boyutlu, proaktif ticaret ve yatırım stratejilerini hızla devreye alması gerektiği tavsiyesiyle son buldu.