1920'lerde Rus Büyükelçi Aralov anlatıyor, yobazların bitmez kininin nedenini...
Bir Rus diplomatın Türkiye anılarından;
(Konya)
O gece iki medreseyi ziyaret ettik.
Kanlı canlı, hemen hepsi de gencecik mollalar, medresenin avlusunda dizilmişlerdi. Bunların yanında, geniş cübbeli, beyaz sarıklı hocalar da yer almıştı. Hepsi de yerlere kadar eğilerek Mustafa Kemal Paşa'yı selamlıyorlardı.
Bunların içinden biri, bunların başı ve en nüfuzlusu, Mustafa Kemal Paşa'dan medrese sayısını arttırmasını rica etti. Bu zat, ayrıca medrese öğrencilerinin askere alınmamalarını da istirham etti.
Hoca konuşurken Mustafa Kemal'in kendini tuttuğu belli oluyordu. Ama, medrese öğrencilerinin askere alınmamaları söz konusu olunca, artık kendini tutamadı ve yüksek bir sesle, sertçe:
-Ne o, dedi, yoksa sizin için medrese, Yunanlıları mağlup etmekten, halkızulümdenkurtarmaktan daha mı değerlidir?’’ Millet kan içinde yüzerken, halkın en iyi çocukları cephelerde dövüşür, yurt için canlarını feda ederken, siz burada genç, sapasağlam delikanlıları besiye çekmişsiniz!
Mustafa Kemal konuştukça, gözleri daha korkunç bir hal alıyordu:
-Bu asalakların askere alınmaları için hemen yarın emir vereceğim!
Hocalar sindiler, ama yüzleri öfkeden kıpkırmızı kesildi, yabancıların yanında hükümet başkanı onları paylamıştı.
Mustafa Kemal Paşa bize dönerek:
-Haydi gidelim, dedi, artık burada bizim için yapılacak bir şey kalmadı. Ve şöyle, isteksizce bir selam vererek oradan ayrıldı.
Mustafa Kemal Paşa otomobilde uzun bir süre yatışmadı:
-Savaş sona erince, onlarla daha ciddi konuşacağım! Her şeyden önce onları malî dayanaklarından, vakıflardan, yoksun edeceğim. Yurt topraklarının büyük bir parçası, nerede ise üçte ikisi, belki de daha çoğu vakıftır. Bu topraklar mollaların yaşama kaynaklarıdır. Bunların çoğu köylülerin elinden alınmış topraklardır. Buna son vereceğiz. Bir de utanmadan hükümetten yardım istiyorlar.
Mustafa Kemal, Anadolu topraklarında, şimdi gördüğümüz dinç, sağlam delikanlıları askerden kaçıran 17 bin medrese bulunduğunu söyledi. Bu tam bir kolordu demekti.
Medrese öğrencilerinin şimdiye kadar niçin askere alınmadıklarını sormam üzerine, Mustafa Kemal, bunların askere alınmaları için gerekli emrin verilmiş olduğunu söyledi.
Bu inkılapçı adım, subaylar arasında büyük bir sevinç yaratmış ve bu olay son günlerin en çok üzerinde durulan konusu haline gelmişti...
SEMIYON IVANOVIC ARALOV
"BİR SOVYET DİPLOMATININ TÜRKİYE HATIRALARI"
"İngiliz gizli servisi MI6'nın faaliyet ve strateji raporu." 186 sayfalık raporda, 2023 yılı Ekimi için Resmi yazılı belgede, Türkiye için yazılmış olanlar
2023 yılı Ekim ayı itibari ile!
1) Türkiye ekonomik olarak, iflâs etmiş olacak.
2) Yabancı sermaye adı altında ve yurtdışı borçlandırma yöntemiyle ele geçirilmiş bankaların, Müslümanlık kullanılarak ,Arap sermayesine devredilmesi tamamlanacak...
Bankalara borcu olanların borç nüshaları ile ev, işyeri, araç ve arazilerine el konulacak...
Yargıtay aşamasına kadar, tüm mahkemelerde yerel ve istinaf mahkemelerinde yeterli hakim, savcı sayısına ulaşıldığı takdirde, kimse hukuk yolu ile işini çözemeyecek...
3) IMF ve benzeri kurum ve kuruluşlardan Türkiye'ye, asla nakdi yardım yapılmayacak...
4) Etnik ve dini guruplar ayaklandırılarak, KAOS oluşturulacak ve akabinde Güneydoğu, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgeleri, ilk etapta ÖZERKLİĞE sonrasında ise Pontus ve Kürdistan gibi isimlerle Anadolu'dan ayrılmaya teşvik edilecek...
5) Altı parçalı federatif bölge plânlaması hayata geçirilmek üzere, Merkezi ve Otonom bölgeler paylaştırılacak...
6) TÜRK ordusu ve ASKERİ zayıflatılmış olarak silâh ve tertibatı sınırlandırılacak...
7) Yunanistan'ın kıta sahanlığı hakkı muhafaza edilmek üzere, Adalar ve Boğazların denetimi Yunanistan'a bırakılacak...
8) Ege bölgesinde araziler ve köyler kamulaştırılıp acele olarak devirleri yabancı kişi ve şirketlere devredilecek...
9) AKDENİZ'DE, Türk varlığı sona erdirilecek...
Radikal örgütler, dini cemaatler, etnik mültecilere ve gerekirse Suriyeli mültecilere toprak sözü verilerek, kışkırtma ve kaos çıkartılarak, Türk varlığının yok edilmesine yol açılacak. Bunun için kışkırtma ve Kaos zorunludur...
Sevr 100 yıl sonra yeniden masada!!!
Peki, böyle bir şey mümkün olabilir mi?
Şu anda adım adım sona yaklaşıyoruz...
Peki bunu durdurmak mümkün mü?
Değil...
Bu kitleyle mümkün değil...Buna bütün kitleler dahil...
Neden? Halkın arzusu bu plâna, farkında olmadan uyarak yaşama peşinde...
Hak edilenler yaşanmadan, millet tekrar ferasetini kazanmadan bu olmaz...
Çünkü halâ 85 milyon aynı kafa...
Peki, çözüm ne?
Tek çözüm; Hükümetin bu gibi tehlikelere karşı önlem alması, sağcı, solcu, dinci ,dinsiz laik Kemalist vb. bu vatanda yaşayan herkesin bu tehlikeyi görerek bir araya gelmesi ve bu hırsızların hainlerin ülkeyi bu öngörülere adım adım yaklaştırmasına son vermesidir.
2023 Ekim ayını işaret etmişler...
SON SÖZ: ’’MEVZUBAHİS VATANSA, GERİSİ TEFERRUATTIR.’’